Hayat çok eğlenceli ve bol sürprizli bir oyun gibi. Bir bakıyorsunuz hayal bile edemeyeceğiniz güzellikler yaşıyorsunuz, bir bakıyorsunuz bir anda her şey tersine dönmüş. Yolunda gitmemesi için hiçbir sebep olmayan işleriniz ters yüz olmuş, çaresiz kalıvermişsiniz.
Gerçi büyükler, "bir Müslümanın başına kırk gün sıkıntı gelmezse işte esas sıkıntı budur" demişler. Bu elbette, hayatınız kontrolünüzden çıktığında sağlam bir teselli.
Moral bozuk olunca insan tersliklerin sadece kendi başına geldiğini zannediyor. Halbuki hiç de öyle değil. En zengin, en güçlü görünen insanlar bile zaman zaman olmadık problemlerle karşılaşabiliyor.
Köşemi sürekli okuyanlar antik Mısır tarihine karşı ilgili olduğumu bilirler. Hani bir dönem moda olmuştu da herkesin elinde Christian Jocq''ın Ramses serisi dolaşıyordu. Akıcı bir dille kaleme alınmış olan bu seri pek çok okurda devamını bulmak için istek oluşturdu.
Arz talep ilişkisinin doğal sonucunda tabii ki bu konuyu baz alan pek çok kitap çıktı piyasaya. Ama itiraf etmek gerekir ki bunların çoğu Ramses Serisinin başarısına ulaşamadı.
Bir tanesi hariç. Yine aynı yazarın başka bir serisi. İlki Katledilen Piramit, ikincisi Çöl Yasası. Bildiğim kadarıyla bu bir üçleme olacak. Ama henüz üçüncü kitap okurların beğenisine sunulmadı.
Şu anda benim elimde Çöl Yasası var. Ramses''in Firavunluğu döneminde yaşanan olayları konu alıyor yine ama bu kez saray hayatını değil, günlük hayatı.
Sıradan bir köy yargıcı olarak hayata atılan Pazer''in adalete olan bitmek bilmeyen inancı ve sevgisiyle verdiği mücadelede nasıl engellerle karşılaştığına şaşırarak şahit oluyorsunuz.
İşin bir başka hayret uyandıran tarafı ise aradan geçen onbinlerce yıla rağmen insan ilişkilerinde, servet ve güç hırsında değişen hiçbir şey olmayışı. Ne kadar verirseniz verin doymayan açgözlülük ve daha fazlasını elde etmek için yapılan inanılmaz işler.
Anlatıldığı zaman kulağa hiçte hoş gelmeyen bu tip olaylar ne yazık ki gerçek hayatta yaşanıyor.
Uzun vadede iyi ve haklı olan tarafın kazanacağından en ufak bir kuşku duymadığım halde kısa vadede benim bile çok yorulduğum olabiliyor.
İlahi adaletin asla yanılmayacağının bilincinde, yapmamız gereken oturup beklemek herhalde. Nasıl olsa gün gelecek bu masal bitecek ve gerçeklerin tüm netliğiyle ortaya çıkacağı mahkeme kurulacak. Tabii ki o güne kadar sabır göstermek kolay iş değil. Ama bunca yıldır kafa patlatmama rağmen ben alternatif bir yol bulamadım.
Çöl Yasasındaki yargıç Pazer''den nicelerine ve bugünlerde hayatla boğuşması güçleşmiş olan bana kadar değişmeyen kalp kırıklığı, o son noktada bağışlanmakla ödüllendirilir inşallah.

