Kaydet
a- | +A

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Kızıla Boyalı Saçlar isimli kitabı satın almış. Hani yaklaşık bir ay kadar önce sizlere bu kitapla ilgili görüşlerimi yazmıştım. Gazetelerde sayın Sezer''in kitap alışverişine çıktığını okuduğumda çok sevindim. Uzun yıllardır görmeyi beklediğim bir tablo gözümün önünde canlandı adeta. Böyle davranışlara ne kadar hasretmişiz meğerse.

Bir cumhurbaşkanının da makamında bulunmadığı zamanlarda sıradan bir insan olduğunu hep bilirdik de hiç gözümüzle şahit olmamıştık. Her zaman yabancı ülkelerdeki üst düzey yetkililerin sıradan günlük yaşayışlarını izler ve çevremizdekilere anlatırdık. Onlar da bazen inanırlardı bazen de atıyoruz sanırlardı. Halbuki Prenses Caroline''in yaşantısı, elinde alışveriş sepetiyle pazara çıkışı ve halkla iç içe oluşu hep gözler önündeydi. Tıpkı kızkardeşi Prenses Stephani''nin normal bir apartman dairesinde oturması gibi. Bu örnekler çok. Şöyle bir İsveç''e uzandığınızda başbakanın hanımıyla elele parkta yürüyüş yaptığını görürsünüz.

Bizim ülkemizde ise bu şekilde davranan devlet büyüğü çok az sayıda olmuştur. Rahmetli Turgut Özal tabuları yıkan ilk kişi olmuştu bu konuda da. Yaz tatilinde üzerinde şortu, başında kasketiyle ilk görüntülendiğinde yadırganmıştı hatta. Ama zamanla herkes alıştı bu duruma. Çünkü normali buydu. Evine, özel hayatına çekildiğinde herkes birdir. Elbette alışkanlıklar ve zevkler farklıdır ama genel olan bazı davranış biçimleri de vardır. Herkes sıcakta şort giymek ister. Ya da herkes arada sırada kucağında tepsiyle televizyonun karşısında yemek yemeyi özleyebilir. Bütün evli çiftler zaman zaman tartışır hatta kavga eder. Her ailede ortak sıkıntılar ya da ortak mutluluklar olur. Sonuçta hepimiz insanız. Bu açıdan bakıldığında sayın Cumhurbaşkanının bizlere bunları hatırlatmasından hoşnut oluyorum. Tabii ki o da sokağa çıkıp bizler gibi yaşamayı özleyecektir. Neden okuyacağı kitabı bile başkalarına seçtirsin ki? Rafların arasında gezinip her kitaba bir göz atmak, arkalarını okumak, zevkine ve ilgi alanına göre bir ya da bir kaç tanesini satın almaya karar vermek hep insanı mutlu eden işlerdir. Bunların hepsinden vazgeçmek demek bir anlamda küçük mutluluklardan vazgeçmek demektir. Sayın Cumhurbaşkanı bizlere çok doğru biçimde örnek oluyor. Hem verilen görevin ayrı, günlük hayatın ayrı olduğunu vurguluyor hem de okuma alışkanlığı bu kadar az olan bir ülkede kitap alışverişi yaparak halkını yönlendiriyor. Seçtiği kitaba gelince... Benim keyifle okuduğum bir eserdi. Üstelik bir Yunanlı yazar tarafından kaleme alınmış bir örnek. Hatırlarsanız bu kitaba dikkat çekmek istemiştim. Ege''nin diğer tarafından bakıldığında ne görünüyor, onlar nasıl yaşıyor, hangi konularda zafiyetleri var ya da hangilerinde güçlüler, bütün bunları anlamak açısından önemli bir kitap. Ayrıca edebi anlamda da insanı doyuran, akıcı bir üslupla yazılmış bir roman. Kitap okumaya vakti olmadığını iddia edenlere en güzel cevabı sayın Cumhurbaşkanı vermiş oldu. Herhalde hiçbirimiz onun kadar meşgul değilizdir. Eğer sayın Sezer okumaya zaman bulabiliyorsa, bizim bulamamamız biraz abes olur. Aldığı diğer kitabı okumadım. Ama doğrusu ilk fırsatta bir tane edinmeyi planlıyorum çünkü hangi konulara ilgi gösterdiğini anlamak istiyorum. Bu sabah kalkıp onca haber arasında yaşadığım ülkenin Cumhurbaşkanının edebi seçimleri hakkında yazı yazdığıma hâlâ inanamıyorum. Bu bir rüya olmalı. Bunca senedir bu camianın içindeyim ama böyle bir şeyi hiç yaşamamıştım. İnanır mısınız, hiçbir yönetici böyle direkt biçimde beni mutlu etmemişti. Şu günlerde kanun hükmünde kararname krizi, randevu krizi gibi sıkıntılarla mücadele eden sayın Cumhurbaşkanına ne kadar teşekkür etsem azdır. Farkında olmadan vatandaşlarından hiç olmazsa birisini yarınlar hakkında umutlandırdığı için.

Sözün Özü Yeteneğin bedeli arz ve talebe dayanır, ustalığa değil.

Levha Tüm ozanların dövüşmeye tutkusu vardır