Kaydet
a- | +A

Size bugün kayınvalidemin bir arkadaşından söz etmek istiyorum. Tülin abla, kimbilir kaç yıldır evli, uzun seneler süren çalışma hayatını başarı ile noktalamış, kaliteli bir insan. Bir insan neye göre kaliteli olur noktasına takılabilirsiniz. Hemen düşünce sistemimi açıklayayım. Kaliteli çünkü güler yüzlü. Masmavi gözleri etrafına sevgiyle bakıyor. Kimsenin eksiğini, gediğini yakalamak için çırpınmıyor. Milletle uğraşacağına kendisine ait dünyayı güzelleştirmeye gayret ediyor. Onun dünyasında sevdiği ve sık sık görüştüğü arkadaşları, eşi, çocuğu, hayvan sevgisi ve resimleri var. Evet resimleri... Akşama kadar elinde telefon, kulaktan dolma saçma sapan bilgilere dayanarak dedikodu yapmak yerine elinde fırçaları, boyaları ile renklerin arasına dalıyor. Ve ortaya öylesine güzel resimler çıkıyor ki inanması güç. Evinin arka kısmında bulunan oturma odasını gösterdi bana. Çok şirin ve rahat odada manzara eğlenceli. Camdan dışarıya baktığınızda yemyeşil ağaçları ve onların arkasında işlek bir caddeyi görüyorsunuz. Bu pencerenin önüne yerleştirilmiş iki tane berjer koltuk ve ortalarında yer alan bir sehpa var. Sehpanın üzerinde günlük gazeteler duruyor. Belli ki detaylara varıncaya kadar okunmuş. Ve bir de küçük bir tuval. "Otururken yapıverdiğini" söylediği resim, benim bir ömür boyu uğraşsam yapamayacağım bir kompozisyon aslında. Evinin her duvarında kendi yaptığı ya da arkadaşları tarafından hediye edilmiş hakiki resimler var. Birçok kez sergi düzenlemiş Tülin abla. Yani abarttığımı sanmayın. Kendi kendine resim yapma aşamasını çoktan geçmiş. Başarılı sergilerinde resimlerinin çoğu satılmış. Şimdi neden bu konuya bu kadar takıldığımı merak edeceksiniz. Takılıyorum çünkü yerli televizyon dizilerinde bile sıklıkla altı çizilen bir kadın tipinden bana artık gına geldi. Gününü durmadan konuşarak geçiren, kendisiyle ya da ailesiyle ilgilenmek yerine başkalarının işine burnunu sokan, dedikodu kumkuması insanların toplumu çürüttüğünü düşünüyorum. Dopdolu bir meyve sepetine bir tane çürük koysanız sepetin tamamına yakını bozulur biliyorsunuz. Ve ne yazık ki bizim sistemimizde bu çürük tiplerden bir, iki tane yok. Nereye elinizi atsanız onlardan bir sürü buluyorsunuz. Buradaki sürü kelimesi bilerek kullanıldı. Yoksa insanlar kastedildiğinde sürü demek yanlıştır. İşte bu duyguları beslediği için dedikodu programlarının ve gazetelerinin yayınlanması tehlikeli. Oluşturulan örnekler önemli. Topluma neyi verirseniz o tarafa doğru bir meyil meydana getirirsiniz. Bir süre sonra yanlışlar doğru gibi görünmeye başlar. Genel arzular, genel biçimleri ortaya çıkartır. Genç Türkiye''nin genel biçimi okuyan, araştıran, yabancı diller konusunda sağır olmayan, sanattan anlayan ve seven, yetenekli bir kitle olmalıdır. Yoksa mahallevari yaşam alışkanlıkları ile, bir yere varılmaz. Tülin abla bu yüzden bir örnek teşkil ediyor. Keşke hepimiz onun gibi olabilsek.

Sözün Özü Güneşe bakan gölgeleri seçemez.

L E V H A Terbiyeyi terbiyesizlerden öğrenmek mümkündür.