Kötü enerji, olumlu enerjiye kıyasla çok daha kolay ve çok daha çabuk yayılıyor. Gerilim olduğunda insanların birbirlerinden etkilenmesi inanılmaz bir süratle gerçekleşiyor. İşte bu yüzden günlük hayatta o kadar çok kavgaya rastlıyoruz. Tarihte her an çıkabilecek ağız dalaşları, sokakta yürürken aniden meydana gelen öfke patlamaları sonuçta hep bu yüzden. Enerji, her soluk alıp verişimizde bizimle birlikte olan, kendi öz benliğimiz ve vücudumuzu ayakta tuttuğu gibi var olan her şeyin var olmaya devam etmesini sağlayan bir gerçek. Zaten insanlığın bütün meselesi enerji ile alakalı. Bir elektrikli ev aletinin fişini çekip elektriksiz bıraktığınızda nasıl işlevini kaybediyorsa, ruh vücudu terkettiğinde de aynı sonuç vücut için geçerli oluyor. Konu bu kadar önemli olduğu için birbirimize ne gibi enerji gönderdiğimize dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Vücuttan yayılan elektrik, içinde bulunduğumuz psikolojik durum ve bunun sonucunda yüzümüzde oluşan ifade, eleştirilerimiz, iltifatlarımız hep bir enerji birikimine sebep oluyor. Ve hiçbir şeyin kaybolmadığı evrende, gidip bir yerlerde birikim meydana getiriyor. Bu birikim eğer olumsuz yöndeyse, dönüp dolaşıp yine bizi buluyor. Depremi hatırlayın. Uzmanlar depremi, yerkürede, fay hattında biriken enerjinin stres atması olarak tarif ettiler. Biriken enerji ve oluşan stresin bir biçimde deşarj olmasına deprem dedi. Ve nasıl sonuçlar doğurabileceğini hep birlikte öğrendik. Binlerce kişinin hayatını kaybettiği, bir o kadarının evini barkını ve yaşama biçimini kaybettiği bu deprem, belki de yerkürenin bizleri taşımaktan memnun olmayışındandı. Herkes bundan sonra ders alınması gerektiğini söyledi. Ama tıpkı tahmin ettiğim gibi ders alan falan olmadı. Yine hepimiz günlük hayatımıza geri döndük ve eski hamam eski tas diyerek zaman geçirmeye başladık. Stresini bir ölçüde atmış olan yerküre acaba şimdi ne alemde? Ya da biz nereye kadar risk almaya devam edeceğiz? Huzurlu olmak için gayret sarf etmek dururken neden kendimizle ve etrafımızla bu kadar didişiyoruz, onu da anlamak zor. Ürettiğimiz ve dışa vurduğumuz enerjinin nasıl ve ne zaman karşımıza çıkacağını bilmeden dünya üzerindeki hacmimizi işgal etmeye devam ediyoruz. Bunca araştırmaya ve çalışmaya rağmen enerjiyi görüntülemeyi başaramayan teknoloji ve bilim dünyası, negatif üretimimizde ne derecede ciddi bir tehlike oluşturduğumuzun farkında aslında. Ama ikaz etmenin hiçbir fayda sağlamadığını defalarca tahlil ettiğimize göre hiç değilse susup kendi enerjimizin pozitif olmasına gayret edebiliriz. Bu durumda birbirimize hayırlı enerjiler mi demeliyiz sizce?
SÖZÜN ÖZÜ Her firavunun bir Musası vardır.
LEVHA Alkışlamayı bilmeyenler ya oyuncu olsaydı.

