Aşk, sonsuza dek sürer mi? Soru bu. Aşk sonsuza dek sürer mi? Bu zaman zaman herkesin aklına takılan iç bunaltıcı bir problemdir. Tam birisine deli gibi aşık olursunuz, onu görmeden yaşayamayacağınızı düşünmeye başlarsınız, onsuz nefes bile alamaz olursunuz; birden bu soru çıkar karşınıza. "Böylesine bağlandığım, uğruna her şeyden vazgeçmeye hazır olduğum bu insanı ebediyen sevebilecek miyim?" Bir çeşit kumardır aslında bu soruyu sorduran. Alacağınız cevaba göre her şeyinizi hatta kendinizi bile kaybedebilirsiniz çünkü. Evlilik öncesinde çiftleri özellikle geren bir muammadır. "Ya yürümezse?" dediğiniz anda uykularınız da kaçmaya başlar. Etraftaki kötü örneklerde o kadar çok sayıdadır ki "neden bizimki farklı olsun?" diye tamamlayıverirsiniz cümlenizi. Hanımını aldatan ve nedense bunu bir çeşit başarıymış gibi sunan erkekler gözünüzü korkutur. Bir çocuğu dünyaya getirme ihtimali ortaya çıktığında iyice ürkersiniz.
Alıp başınızı kaçmayı bile düşünürsünüz. Halbuki bu bir çözüm değildir. Çünkü kalp hâlâ eşini ister, onun için çarpmaya devam eder. Mantık, bu savaşı kaybetmeye mahkumdur. Aşk ilişkilerinde kalp her zaman başrolde olacaktır.
İkimizin Hikayesi, bütün bu soru ve sorunları gündeme getiren romantik aynı zamanda gerçekçi bir film. Başarılı oyunculuklar, başarılı senaryo ve reji ile ortaya çıkmış fazla iddialı olmayan ama bütün insanların gün gelip karşı karşıya kaldıkları bir sorunu irdeleyen hoş bir çalışma. Michelle Pfeiffer ve Bruce Willis'' in başrolleri paylaştığı bu sempatik yapımın yönetmeni Rob Reiner.
Filmin müziklerini, benim çok sevdiğim hatta hayranı olduğum Eric Clapton yapmış. Gitar, belki de aşkı anlatmaya en müsait seçim.
Büyük bir aşkla, tanışır tanışmaz evlenen ve yıllarca mutlu yaşayan, bu arada iki tane çocuğu olan tipik bir Amerikan çiftini konu alan film, sade anlatımıyla etkili oluyor. Yılların birikimi ve karşılıklı yapılan hatalar, giderek konuşamaz hale gelen iki insan üretiyor. Çocukların hatırı için mümkün olduğunca dışarıdan anlaşılmaması için gösterilen gayret, durumu daha da çekilmez kılıyor.
Sonunda yaz tatili için evden ayrılan çocuklar sahneden çekilince, kahramanlarımız sıkıntılarıyla daha net bir biçimde yüzleşiyorlar.
Bana göre filmin en başarılı bölümü diyalogları. Yazan sanatçılar gerçeğe çok yaklaşmışlar. Belki de bu yüzden iki kişi halinde çalışmayı tercih ettiler. Bir kadın ve bir erkek tarafından yazıldığı kolaylıkla hissediliyor. Alan Zweibel ve Jessie Nelson imzasını taşıyan senaryo, izleyeni, kendi hayatını sorgulamak zorunda bırakıyor. "Sıcaktan bunaldığımız şu Temmuz ayında sinemaya gidilir mi" demeyin ve bu filmi kaçırmayın. Özellikle filmin son sahnesinde, gittiğinize bir kez daha memnun olacaksınız. Zaten artık sinema salonları eskisi gibi değil. Hepsinde klima var ve seyircilerin bunalmaması için her türlü konfor sağlanıyor. Benim gibi Yeşilköy civarındaysanız Çınar Otelinde Parlaiment Sinema Kulübünü ziyaret edebilirsiniz. "İkimizin Hikayesi" aslında hepimizin hikayesi. Evlilik aşkı öldürür mü yoksa kostüm mü değiştirtir, taraflar kendilerini nasıl hissederler gibi soruların cevaplarına yaklaşabilirsiniz.
Sözün Özü Hiç kimse aynı nehirde iki kere yıkanamaz.
Levha Talihsizlik insana hakiki dostlarını gösterir.

