Biliyorsunuz sizden gelen faksları ve mailleri eksiksiz okuyorum ve mümkün olduğunca cevaplandırıyorum. Bu yolla aranızdan bir çok arkadaş edindim. Açıkçası bilgisayarımın başına oturup internete bağlanmayı beklerken tatlı bir heyecan duyuyorum. Acaba kimler neler yazmış diye merakla sizin satırlarınızın arasında gezinmeye başlıyorum.
İnternet bizlere aradaki sınırlar olmaksızın bağlantı kurabilme lüksünü sundu. Kimin ne derdi varsa bunu açıkça ifade ediyor. Bazen bir şeylere kızan okurlardan mesajlar alıyorum. Bu sayede benim fazla üzerinde durmadığım bazı konuların başkalarını etkileyebildiğini görüyorum. Ya da moralim bozukken gelen sevgi dolu ve yüreklendiren satırlarda güç buluyorum. Okuyup çok etkilendiğim haberleriniz oluyor. Genç arkadaşlarımın bazılarıyla dertleşiyoruz. Onlar bana danışıyor, ben onlara. Daha önce de yazmıştım. Bir tek Hot Mail ile problem yaşıyorum. Ücretsiz adres edindirdiğini biliyorum. Ve bu avantadan faydalanmak isteyen çok kişi var elbette. Bana gelen mesajların neredeyse yarısı Hot Mail. Ama ne hikmetse ben bu mesajlara cevap veremiyorum. Ne vakit denesem pat diye internetten düşüyorum. Bu da inanamayacağınız kadar çok zaman kaybetmeme yol açıyor. İtiraf edeyim son günlerde üzerinde bu ismi taşıyan mesajları okuyup kapatmaya başladım. Çünkü bazen uzunca bir cevap yazıp da düştüğümde sinir oluyorum. Bu yüzden bir kez daha hatırlatmak istedim. Bana mesaj gönderdiği halde cevap alamadığından şikayet eden okurlarım kızmasınlar. Ulaşanları okuduğumdan şüphe etmeyin. İlla ki cevap istiyorsanız bana değişik bir adres verin ki yazabileyim. Bu özgürlüğü seviyorum. Bir tuşa basarak hemen okuduğunuz yazara ulaşmanız her iki taraf için de faydalı oluyor. Özel hayata girmeden birbirini incitmeden söylenen her sözcük kazanç hanesine yazılıyor. Yine de mektuptan vazgeçmeyenler üzülmesinler. Gazetemizin binasına giden mektupları belli aralıklarla alıyorum. Onca uğraşı verdikleri, emek sarf ettikleri mektuplar, üzerlerinde nostalji izi taşıdıkları halde elime ulaşıyor. Bu da çok gurur verici. Sizi şahsen hiç tanımayan bir insanın kağıt kalemi alıp sayfalar dolusu yazması ve sonra zarfa koyup pul yapıştırarak postaneye kadar götürüp yollaması azımsanacak iş değil. Hele de günümüzde hepimiz belli bir oranda tembelliğe alışmışken. Ben sevgiyi böyle detaylarda buluyorum işte. Gazeteyi eline alıp bazı köşeleri okuduktan sonra bir tarafa atacağı yerde oturup yazarla yazdığı konu hakkında fikir alış verişine giren ya da hiç ilgisi olmayan bir konuyu hatırlatan kişiler bana göre gerçekten sevenler. Yazarı, kendisini, gazeteyi, hayatı... Neyi severse sevsin sonuçta o sıcaklığı kalbinin derinliklerinde hissedebilenlerden bütün toplum faydalanıyor. Kırgınlıklarını bile zarif cümlelerle anlatmaya gayret eden kişilerin çoğalması bizim toplamda kaliteye ulaştığımızın en net kanıtı. Bana yazmanızdan hem gurur duyuyorum hem de zevk alıyorum. Lütfen buna ara vermeyin. Ama başta bahsettiğim konuyu da unutmayın. Çünkü bir süre sonra cevap yazmadığım için bana sitem ettiğinizde çaresiz kalıyorum. İnternette ya da mektupta... Çareyi diyalog kurmakta bulan herkesi seviyorum.
Sözün Özü Yalnız eğitilmiş olanlar serbesttir.
L E V H A Hatıralardan kaçış yoktur.

