İlgilenenlere müthiş bir müjdem var. Sizi çok üzen, düşündüren ve adeta depresyona sürükleyen dertlerinizi hafifletmeniz için bir yol buldum. Belki "buldum" demek biraz abartılı bir anlatım oldu ama içimden öyle geldi işte. Aslında çok ilginç bir şey değil. Derdiniz her ne ise askıya alıyorsunuz. Söylemesi kolay biliyorum ama kendinizi zorlamak suretiyle başarmak zorundasınız. İnsanları en çok yıkan, ölüm acısıdır. Çok sevdiğiniz bir kişiyi bir daha göremeyeceğinizi, sesini duyamayacağınızı ve kendinizi kötü hissettiğinizde başınızı onun omzuna dayayamayacağınızı bilmek sizi kahreder. Bu, çaresi ve dönüşü olmayan bir kayıptır. Acısı o kadar etkilidir ki sanki damarlarınızda akan kanın her damlasını duyarsınız. Beyniniz büyüyormuş da kafatasınıza artık sığmıyormuş gibi gelir. Nereye baksanız kaybettiğinizden bir iz görürsünüz. Buna alışmak zordur. Ama Allah insanlara öyle bir sabır bahşeder ki, buna bile alışırsınız. İlk günler çaresizlik içinde kıvranmanız yerini hüzünlü bir tebessüme bırakır. Yani ölüm acısı bile geçicidir. Bu durumda diğer üzüntüleri kalıcı zannetmek hatadır. Başa gelen her ne olursa olsun yeteri kadar beklendiğinde geçip gidecektir. Demek ki dertlere, hakettiklerinden fazla değer vermemek lazım. Sorununuzla varlığınız arasında bir sınır çizgisi bulundurmalısınız. Probleminiz o sınırı geçemeyeceğini bilmeli. Kendinizi bazen kendinizden bile korumanız gerekir. Bilim adamları, bazı insanların bilinçaltı zorlamasıyla dolaylı olarak intihar ettiklerini tespit ettiler. Çok fazla sigara içmek, düzenli ve yüksek dozda alkol tüketmek, uyuşturucu madde bağımlılığı gibi eğilimler, hastanın bir anlamda ölüme yaklaşma arzusundan kaynaklanıyor. Hayattan vazgeçmek, yaşama sevincini kaybetmekten kaynaklanabilir. Bu da genellikle başka insanların üzerimizde oluşturduğu etkiyle paraleldir. Aşık oluruz. Gözümüzde o insan kusursuzdur. O ne yapıyorsa doğru, ne söylüyorsa gerçektir. Daha doğrusu bize öyle gelir. Bir müddet dünya onun etrafında döner. Aslında onun etrafında dönen, aşık olanın kendisidir. Sonra bir gün tılsım gücünü yitirmeye başlar. Hayatın üzerini geçici olarak örten pembe tül yok olur. Gün ışığının her detayı gösteren parlaklığı hataları belirginleştirir. Aşk, başka hedefleri vurmak için yola çıkar. Geride bıraktığı iki insan bocalamaktadır. O satten sonra ne yapacakları tamamen kendi inisiyatiflerinde olacaktır. Bu da aşk acısıdır. Acıların listesi uzun. Ama hangisinden yana dertli olursanız olun tek çareniz var. Derdinize yoğunlaşmayın. Başka meşgaleler bulun. Aklınızı oyalayın. Bırakın her şey olacağına varsın. Unutmayın, size verilmiş olan vücut ve hayat aslında size teslim edilmiş olan emanetlerdir.
Sözün Özü En büyük aşk ölümsüz olandır.
Levha Karanlıklar aydınlığa yenilmek zorundadır.

