Kaydet
a- | +A

Sir Arthur Conan Doyle''un yazdığı muhteşem dedektif Sherlock Holmes''ü her zaman sevmişimdir. Okuldayken İngiliz edebiyatı dersinde Thomas Hardy ve benzeri yazarlarla birlikte belki de biraz nefes alabilmemiz için okuturlardı Holmes''ün maceralarını. Yakın arkadaşı Dr. Watson''la beraber karmaşık olayların içine dalışları ve benzersiz yöntemlerle çözüme ulaşmaları her zaman hoşuma gitmiştir. Ve kullanılan dil çok ağır olmadığı için dinlendirici bulduğumu da söyleyebilirim. Holmes''ün nereden çıktığını merak edebilirsiniz. Geçen ay Martı Kitabevi yeni bir kitap yayınladı. Bütün hikayeleri kapsayan bu çalışma, serinin ilk kitabı. Burada yer alan hikayelerin çoğu tanıdık. Ama arada daha önce hiç okumamış olduklarım da var. Sıcak ve güneşli bahar günlerinde kitap okumayı yeterince eğlenceli bulmayanlar için biçilmiş kaftan diyebilirim. Unutmayın ki yazarın başarısı, Kraliyet ailesi tarafından "sir" unvanıyla ödüllendirilmesinden belli. En basit gibi görünen olayların aslında en karmaşık ve zor olanlar olduğunu iddia eden Holmes, son derecede zeki bir insandır. Bir çok masalsı eserin aksine yazar, kahramanını çok da kusursuz göstermeye çalışmaz. Sonuçta ünlü dedektif, biraz asık suratlı, bazen ukala bir insandır. Enfiye ve kokain kullanır ve çok zengin değildir. Meşhur Baker sokağında bir odada yaşar. Asla evlenmemiştir ve bir kadına özel ilgi gösterdiğine hiç rastlanmamıştır. Meslek hayatı boyunca sadece birkaç kez yenilir. Bunlardan ona en ağır geleni İrene Adler olayıdır. Bu olayda rakibi bir kadındır ve Holmes''ü ciddi şekilde parmağının ucunda oynatır. Zekasıyla övülen ve övünen bir kişi için bu yenilgi unutulmaz olacaktır elbette. Belki de bir tek Adler ömrü boyunca kafasını kurcalamıştır dedektifimizin. Bu yazıda da gördüğünüz gibi Holmes adeta yaşamış bir efsane tadı bırakıyor. Bu da yazarın başarısı hiç kuşkusuz. Dr. Watson ise ayrı bir hikaye bana göre. Mütevazı yapısıyla arkadaşının kendisinden üstün olduğunu baştan kabul etmiştir. Daha sıradan bir insandır doktor. Uzun müddet Baker sokağında Holmes ile yaşadıktan sonra evlenir ve kendi evine taşınır. Anlayışlı bir eşi olduğunu satır aralarından anlarız çünkü yazar, asla iki karakterinde özel hayatını açmaz. Hastalarından arta kalan vaktini dedektifin çözmeye çalıştığı olaylara yardımcı olarak geçiren Doktor Watson, okurun sempatisini kazanmış bir kişiliktir. Dediğim gibi tembel öğleden sonralarınızı değerlendirmek için ideal bir kitap bu. Yaz akşamları şimdiden gözümüzde tüterken belki biraz olsun aklımızı dağıtabilir. Kitaplar insanlara ihanet etmez. Okunan her satır, okuyanın vizyonunu genişletir ve dağarcığını renklendirir. Değmeyecek insanlara zaman harcamaktansa oturup kitap sayfalarında dünyaya açılmak çok daha yapıcı ve aynı zamanda eğlencelidir. Yoksa 1800''lerin Londra''sını bilemezsiniz. O dönemin zevklerini, giyim tarzını, konuşma biçimlerini duymamış olursunuz. Tabii bu sadece

Holmes''ü okumadığınızda kaçıracağınız kısım. Her kitap bambaşka dünyaları anlatır size. Hiçbir film ya da hiçbir oyun aynı etkileyicilikte olamaz. Çünkü edebiyat, okura kendi hayal gücünü kullanma lüksünü verir. Yazar size anlatır ve ip uçları verir. Gerisi sizin kitapla kuracağınız ilişkiye kalmıştır. Kendinizi okuma zevkinden mahrum bırakmayın. Başlamak ya da devam etmek için ben size Sherlock Holmes''ü rahatlıkla tavsiye ediyorum.

SÖZÜN ÖZÜ Bakmakla görmek arasında dağlar kadar fark vardır.

LE V H A Gölge, doğuşunu ışığa borçludur.