Baştan söyleyeyim bu bir futbol yazısı değil. Bazı isimleri ilk paragrafta görür görmez yazının devamını okumaktan vazgeçtiğinizi biliyorum. Hatta zaten buram buram futbol kokan bir ülkede bir de ben konuya bulaştığım için kızıyorsunuz. Haksız olduğunuzu söyleyemem. Hayatta her şeyin tadında bırakılmasından yana olanlardanım. Dolayısı ile Türkiye''de futbola verilen önemin gereğinden çok fazla olduğuna katılıyorum. Benim meselem başka. Her zamanki gibi insan ilişkileri ile ilgili. Pazar gecesi Show televizyonunun spor programını dalgın gözlerle izlerken şahit olduklarım üzücüydü. Bunu sizlerle paylaşmak istedim. Olayın başrollerinde Galatasaray, Fatih Terim ve Faruk Süren var. Süper kupayı da müzelerine götürdükten sonra başkanın yaptığı açıklama ile çılgına dönen eski teknik direktörün çığlıkları var. Ne demişti sayın Faruk Süren? "Demek ki olay sadece teknik direktör değilmiş. İşte oyuncularımız sahaya Terim''siz çıktılar ve yine aynı başarıyı gösterdiler. Bu takım zaten Fatih Terim''siz de on defa şampiyon olmuştu" vs. vs. Tebrik ederim. Sayın Süren''in bu incileri kendimi takdir etmeme sebep oldu. Çünkü UEFA kupasını aldıkları geceyle ilgili yazarken başkanın tavrının hiç de hoş olmadığını, bu işin sonunun sıkıntılarla dolu olacağını tahmin ettiğimi belirtmiştim. "Ben söylemiştim" diye söze başlamak çekici değil ama ne yapayım, ben söylemiştim. Yaşananlar sadece sevgili Fatih Terim''in başına gelmiyor ne yazık ki. Emek verdiğiniz, iyilik yaptığınız hatta sırtınızda taşıdığınız kişi ve kurumlardan darbe yiyorsunuz illa ki.
Suçu nedir Fatih Terim''in? Galatasaray''ın başına geldiğinde tablo hiç de parlak değildi. Millet yerli teknik direktörün yeterince havalı olmadığından şikayet ediyordu. "Yapamaz" diyorlardı. Derwall''i özlüyorlardı. Ezeli rakipleri Fenerbahçe kâbus gibi üzerlerine çökmüştü. Ve Terim sahneye çıktı. Takımın eski kaptanı şimdi teknik patronu olmuştu. Başarılar arka arkaya geldi. O örnek bir insan olmuştu ve gerek adamlığı gerek aile yapısı gerekse dirayetiyle hayranlık uyandırıyordu. Neler demediler ki onun için? İdmanda başına bağladığı bezden şortuna kadar eleştirdiler. Rahat nefes aldırmadılar. Maçlardan önce bazı spor yazarlarını arayıp fikirlerini sormadı diye yapmadıklarını bırakmadılar. O dönemde yurt dışındaki hemen hemen bütün Cimbom maçlarına gittiğim için esen soğuk rüzgarlara kendi gözlerimle şahit oldum. UEFA kupası da yetmedi. Türkiye''den gitsin diye gözünün içine baktılar. Gidince karalama kampanyasına başladılar. "Bizi bıraktı" diye halka şikayet ettiler. Pazar gecesi Terim ilk defa cevap verdi. Ama ne cevap! Ben onların yerinde olsam bir süre sokağa falan çıkmam. Ama eminim ki adı geçenler fazla aldırmayacaklardır. Böyle davranmanın adı eskiden kaypaklık idi, şimdi profesyonellik. Ben kendimi bildim bileli Fenerbahçe taraftarı oldum. Ali Şen tekrar başkan seçilinceye kadar. Tanju Çolak''ın takıma alınmasında soğuyan kalbim Ali Şen ile birlikte buz kesti ve dönek olmamak için sadece lafta Fenerbahçe''liliğim kaldı. Futbolu seven herkes gibi Terim''e, Galatasaray''a, Hakan''a ve diğerlerine ilgi gösterdim. Bu ülkede Fenerbahçe'' liler bile Terim''e sahip çıkarken Galatasaray camiası böyle yapıyorsa ne söylenebilir ki? Geçmiş olsun sevgili Fatih Terim!
Sözün Özü Çok iyi olmak tehlikelidir.
L E V H A Güven duygusu suya yazı yazmak gibidir.

