Christian Jacq''ın Ramses serisiyle canlanan Mısıroloji merakı, çeşitli yayınevlerinin birbiri ardına çıkarttıkları kitaplarla besleniyor. Başlıbaşına bir gizem olan Mısır tarihi, aslında zannedildiğinden çok daha derin ve zor bir konu. Bütün dünyada yüzyıllardır merak edilen ve araştırılan Mısır, hâlâ sırlarının tümünü ifşa etmiş değil. Mısır tarihi dendiğinde aklınıza hemen piramitler, sfenks ya da Kleopatra gelmesin. Çünkü Piramitler "Eski Mısır" dönemine ait yapılar. O kadar ki antik çağ Mısırlıları bile piramitlerin inşası hakkında tam bilgili değillerdi ve onlar da tıpkı bugün bütün insanların beslediği gibi hayranlık besliyorlardı piramitlere. Kleopatra''ya gelince... Kuşkusuz dünya tarihine mal olmuş en popüler isimlerden birisidir. Kozmetik dalındaki metotları hâlâ ilgi çeker. Burnunun güzelliği aradan geçen binlerce yıla rağmen bilinir. Ama sonuçta, bir anlamda Mısır''ın sonudur Kleopatra. Sezar''la kurduğu ilişki, kendisinden önce yaşamış firavun ailelerinin hep kaçındığı bir sonu hazırlamıştır. Hâlâ adı hatırlansa da, sinemada onun hayatını konu alan büyük bütçeli bir çok film çekilmiş olsa da, benim gözümde o şanssız bir kadındır. Çünkü hiçbir zaman ülkesini daha öncekilerin gücüyle yönetmemiş, hep Roma''nın gölgesinde kalmıştır. Sezar''la olan özel ilişkisinin ise kendisine mutluluk getirmemiş olduğu açıktır. Hayır. Mısır tarihi denince sadece bu konu başlıklarını hatırlamak haksızlık olur. Sayısız firavun ve vezir, Nil nehrinin cömertliği sayesinde o dönemin zengin ve huzurlu Mısır''ını oluşturmuştur. Bence Kleopatra''nın aksine Mısır tarihinin gelmiş geçmiş en önemli iki kadını vardır. Birincisi, tarihte sadece bir kez meydana gelmiş olan bir hadiseye imza atmıştır. Tahta çıkacak erkek olmadığı için geçici olarak taç giyen kraliçe Hatşepsut, daha sonra firavunluğunu ilan etmiştir. Ve kadın olmasına rağmen sadece o aşağı ve yukarı Mısır''ın tacını uzun yıllar taşımıştır ve hatta bazı savaşlara ordusunun başında katılmıştır. İkinci önemli kadın ise kraliçe Tuya''dır. Tuya, I. Sethi''nin karısıdır ve aynı zamanda Ramses''in annesi. Mısır tarihinde birkaç tane Ramses olduğu için ona "Muhteşem Ramses" denir. Firavun Sethi''nin erken ölümünden sonra ana kraliçe olan Tuya, günümüze ulaşan bilgilere göre çok sağlam ve dirayetli, devlet işlerinde son derecede yetenekli bir idarecidir. Bu da onu benim gözümde değerli kılar. Bugünlerde Türkiye''de de moda olan Mısır edebiyatına gelince. Ramses serisinin yazarı Christian Jacq''ın bir başka eseri "Mısırlı Yargıç" üçlemesinin her üç kitabı da seçkin kitapçıların raflarını süslemekte. Katledilen Piramit, Çöl Yasası ve Vezirin Adaleti. Bu sıraya göre okunması gereken kitaplar, bana göre Ramses serisi kadar başarılı değil. Ama yine de eğer bu konulara karşı ilginiz varsa okumaya değer. Okurken "acaba bu seri, aslında Ramses serisinden daha mı önce yazılmıştı" diye sordum kendime. Sanki Ramses çok satıldığı için yazarın diğer kitapları da piyasaya sunulmuş gibi geldi. Christian Jacq, klasik edebiyat, felsefe ve arkeoloji eğitimi almış ve daha sonra Mısır bilim dalında doktora yapmış. Yani son derecede derin bilgilere ve bunları romanlaştırma yeteneğine sahip. Onun kaleminden dökülen kelimelerle gözünüzün önünde Mısır canlanıyor. Hâlâ saygı duyulan tip uygulamaları, günlük yaşayışları, moda ve ticaret anlayışları ve hiç değişmeyen entrikalarıyla zamanın içinde kaybolmuş ama ihtişamından dolayı unutulmamış bir ülke... İnsanoğlunun iktidar ve zenginlikte ne kadar açgözlü olabileceğinin tarihteki yansımaları... Bence bu kitaplara bir göz atın.
Sözün özü Yaşlılık,
hastalıkların limanıdır.
LEVHA Bilgi güçtür.

