Yalancının mumunun yatsıya kadar yanacağı ünlü atasözümüzle de sabittir. Fakat dünya saatiyle mi, orası belli değil. "Beyaz yalanlar" alt başlığına güvenerek aralıksız yalan söyleyen o kadar çok insan var ki, bunlar o süratte yalanın rengini nasıl ayırt ediyorlar hayret. Geçiştirme ve pansuman tedbirler alma ne yazık ki hepimizin iliklerine kadar işlemiş bir davranış biçimi. Karşımızdakine "hayır" demenin ayıp olacağını düşünerek daha büyük ayıplar edip oyalama yoluna gidiyoruz. Cevap bekleyen insan "şimdi arar, sonra arar" derken uzun zaman diliminde sigara tüketmekten ve aptal yerine konduğunu fark etmekten fenalık geçiriyor ve doğal olarak sonunda sinirleniyor. Bekleten bu arada huzurlu olsa yine bir şeydir ama o da olmuyor. Çünkü beklendiğini bilmek ve yeni yalanlar hazırlamak için kafaya fazla mesai yaptırmak ayrıca zahmete girmek demek. Bütün bu sıkıntılara ve yanlış anlaşılmalara mahal vermemek için işin en başında doğruyu söylemek belki bir anlık sıkıntıyı göğüslemek demek ama sonrasında huzurunuz garanti hiç değilse. Hayatımızın her safhasında karşımıza çıkan ve hepimizi direkt olarak etkileyen bir adet bu. Mesela şimdi partiler erken seçim için hazırlanıyorlar. Şimdi yeniden seçilmek uğruna sahip oldukları pek çok şeyden vazgeçebilecek insanların, oy kaybetmeyi göze alarak riskli konularda karar vermelerini bekleyebilir misiniz? Eğer bunu başarabilecek siyasetçiler varsa bile sayılarının bir elin parmakları kadar olduğunu tahmin etmek güç değil. Bu durumda oyalama taktiği devreye girmek zorunda ve bedelini milletçe ödemek boynumuzun borcu. Günlük yaşantıda yalancılarla uğraşmak ise ayrı bir uzmanlık alanı. Bir insana bir kere "yalancı" damgası vurduktan sonra artık ne söylese boş. Mutlaka her sözünün yalan olduğunu varsayıyor ve "acaba doğrusu nasıl olabilir?" diye fikir üreteceğim diye akla karayı ayrıştırıyorsunuz. Birbirini sevdiğini iddia eden insanların yalana başvurmaları ise farklı bir melodram. Çünkü yalan söylemek için mutlaka bir şeyleri gizliyor olmak gerekir ve yanlış işler sır kapsamındadır. Hiç kimse yaptığı hayırlı bir iş ortaya çıkacak diye panik olmaz. Ancak duyulduğunda çeşitli ölçeklerde deprem etkisi uyandıracak skandallar ya da yapılmış haksızlıklar gizlenir. Bu durumda karı kocanın ya da iki sevgilinin, normal şartlarda birbirlerine yalan söylemek için ne gibi mazeretleri olabilir? Açıkçası beyaz ya da siyah, hiçbir renkte yalandan hoşlanmıyorum. Kul hatasız olmaz. Elbette hepimizin hoşa gitmeyecek çeşitli huy ve alışkanlıkları vardır. Ama bunları ört bas etmek uğruna hataya hata eklemek ve yeni kırgınlıklara yol açmak faydasız olduğu kadar anlamsız da. "Beni böyle sev, seveceksen" tipi ajitasyon ağırlıklı arabesk figürler, gerçek hayatta geçerliliği olamayacak kadar akıldan uzak. Bunlar ancak bir üçüncü dünya ülkesinde kısıtlı yeteneğe sahip, kitap okumaktan adeta öcü gibi korkan ve tembelliğini geri plana iterek "cahil kalacağım" diye ısrar eden ocak başı kültürüyle yoğrulmuş klip yönetmenlerinin hoşuna gidebilir. Siyaset sadece yalana endeksli olarak yapılacak bir işse ve bunu itiraf eden bizatihi siyasetçilerse ben oy kullanmak istemiyorum. Aşk illa ki gözyaşı getirecekse ve yardımcı rolde yalanlar Oscar''a aday gösterilecekse, ben aşık olmak da istemiyorum.
SÖZÜN ÖZÜ Kendine dost olan, herkese dosttur.
LEVHA Aşk, hiçbir zaman pişman olmamaktır.

