Kaydet
a- | +A

Zamanın ne getireceğini önceden kestirmek güç. Bırakın bir yıl sonrasını bir dakika sonra bile ne olacağını tahmin edemiyorsunuz. Haziran ayında -ölmez sağ kalırsam- yeni bir doğum günümü kutlamaya hazırlanırken, dönüp geçmiş yılları şöyle bir süzdüğümde hemen hemen hiçbir şeyi benim kararlaştırmamış olduğumu görüyorum. İlkokul beşinci sınıfta herkes hummalı bir çalışmaya kaptırmışken kendini, ben ısrarla o önemli sınav yokmuş gibi davrandım. Hayattaki en ciddi saplantısı çocuğu olan annem kafasını benim çok iyi bir eğitim almama takmışken bunu yapabilmek cesaret isteyen bir işti doğrusu. Sonra sınav sabahı anneannem beni uyandırdığında gitmek istemediğimi söyleyip uyumuştum. Kıyamet koptu tabii. Hemen o zaman sayıca bu kadar çok olmayan özel okullardan birisi bulundu ve kolumdan tutulup o okulun imtihanına sokuldum. Kazandım. Kısmet böyleymiş deyip okudum. Okulun bitmesine çok az bir zaman kala gizlice çalışmaya başladım. Bunu niye yaptığımı aslında ben bile bilmiyorum. Duyduğunda annem yine çıldırdı. Bu çalışma faslı beni film setlerine oradan da televizyon kameralarının önüne taşıdı. Rahat bir nefes alıp "işte yapmam gereken iş bu" dediğim bir dönemdi. Sürekli canlı yayın yaptığımdan mı bilinmez vücudumun adrenalin seviyesi beni tatmin ediyordu. On yıla yakın bir süre böyle geçti gitti. Ömür boyu süreceğine inandığım dostluklar kurduğumu sandım. Sonra bir de baktım ki suya yazı yazmaya çalışmışım. Doğal olarak eriyip gitmiş ve unutulmuş. "Bu sefer dersimi aldım" gibi bir iddialı cümle kurmayacak kadar tanımıştım kendimi. Çok iyi biliyorum ki kandırılmaya müsait bir yapım var. Şimdi merak ettiğim şu. Acaba bu sadece benim ürettiğim bir sürüklenme miydi yoksa herkesin başına gelebiliyor mu? Mesela bazı insanlar oturup beş yıl sonrasını bile tasarlamaya kalkıyorlar. Üstelik başarılı olanlar da mevcut.

Eğer bu sorunun cevabı "evet" ise kendim için üzüleceğim. Yok, tersi ise mesele yok. Eski bir söz "elle gelen düğün, bayram" der ya, işte o hesap.

Bu yazıyı okuyup "yine kendi derdini anlatmış, bize ne bütün bunlardan" diye homurdanacak olanlara hemen hatırlatayım. Her insan bir hikaye demektir. Ve her hikayede başkalarına ders olup aynı hataları yapmasını engelleyen detaylar saklıdır. Yoksa ben de çok meraklı değilim ikide bir de özel hayatımı ifşa etmeye. Neyse... Tesadüfen ya da planlayarak, önemli olan iyi insan olabilmek. Nasıl yaşadığımız, nasıl öleceğimizi hazırladığından her an dikkatli davranabilmek... Galiba bütün sır bu. Bugün bir de notum olacak siz sevgili okurlarıma. Gelen maillerin hepsini tek tek cevaplandırıyorum. Yalnız Hotmail kullanıcıları ile problem yaşıyorum. Tuhaf bir biçimde onların mesajları bana ulaşıyor fakat ben mesaj gönderdiğimde "işlem sırasında hata" oluşuyor. İnanın en az yüz defa denedim değişen bir şey yok. O yüzden bana ulaştığınıza emin olun. Eğer cevap istiyorsanız çareyi bulmak size kalıyor. Ama bizler mailleşemesek de kalplerimiz bir, öyle değil mi?

Sözün Özü Günahın bir çok aletleri vardır fakat yalan hepsine uyan tek anahtardır.

LEVHA Cehalet, her zaman kendisine hayran olmaya hazırdır.