Kaydet
a- | +A

Sosyal güvenlik sistemini bunalıma sokan gerçek nedenler üzerinde yeterince durulmadan yasa tasarısı hazırlandı ve meclisten geçirildi. Kamuoyunun dikkati yaş artışı üzerine çekildi ve tartışmalar bu alanda yoğunlaştı.

Gerçekten yasadaki radikal sayılabilecek en önemli değişiklik emeklilik yaş haddinin yükseltilmesi olmuştur. Sistemi tıkayan unsurlardan birisinin bu olduğunu kabul etmek gerekir. Ama bunun dışındaki nedenlerin göz ardı edilmemesi gerekirdi. Hükümet, işveren ve işçi temsilcileri tarafından yeterince tartışılmayan ve sistemin çökmesine yol açan diğer nedenleri kısaca şöyle sıralayabiliriz:

a) Hükümetler sosyal güvenlik sisteminin finansmanına üçünca bir taraf olarak katılmaları gerekirken tam tersini yapmışlar ve sistemin sosyal fonlarını kamu finansmanının kaynağı olarak görmüşler ve düşük maliyetlerle bunları kullanmışlardır. Son yasanın en enömle eksiği düzenli devlet katkısının öngörülmemiş olmasıdır.

b) Kayıt altında bulunan çalışanların yarısından birinden fazlası asgari ücret üzerinden beyan edilmektedir. Bunun önüne geçilecek bir düzenleme ise öngörülmemiştir. Çalışma gün sayısının eksik ve ücretin düşük tutulması sonucu SSK önemli gelir kaybına uğramaktadır.

c) Daha da tehlikelisi kayıt dışı çalışanların kayıtlı çalışanların sayısına ulaştığı hesap edilmekte ama bunların kayıt altına alıınması için çaba harcanmamıştır.

d) SSK''nın topladığı primler uzun yıllar negatif reel faizlerle devlet tahviline ve kamu bankalarına yatırılmaya zorlanmış ve sigortalılardan bu yolla gelir transferi yapılmıştır. Rakamın 20 milyar doları geçtiği hesap edilmektedir.

e) SSK ve Bağ-Kur alacak takibini yeterince yapamamış hatta ne kadar alacaklarının olduğunu tam olarak hesaplayacak mekanizmayı oluşturamamışlardır. Buna siyasilerin af uygulamaları da eklenince prim ödemeyenler dolaylı olarak teşvik edilmişlerdir. Bu gün birçok kişi nasıl olsa af çıkar gerekçesi ile prim borçlarını ödememektedirler.

f) İflas eden bankaların özel emekli sandıklarının yükü SSK''ya bindirilmiştir.

g) Geriye dönük borçlanma yasalarıyla sisteme sürekli yeni yükler getirilmiştir.

h) İsteğe bağlı sigortalılık teşvik edilmiş ve bu gün fiili olarak çalışanlar dahi isteğe bağlı sigortayı seçmeye başlamışlardır. İsteğe bağlı sigortalıların sayısı aktif sigortalalırın yüzde 25''ine ulaşmıştır.

ı) Erken yaşta emeklilik ve emekli aylığının düşük olması emeklilik sonrası çalışmaya neden olmuş ve sisteme girmesi gereken primler bu şekilde önlenmiştir.

k) Sosyal güvenlik kurumları özel hastaneler ve tekel durumundaki ilaç firmalarınca sömürülmesi teşvik edilmiş ve bu halen artarak devam etmektedir.

l) Sosyal güvenlik kurumlarının yönetimlerinde çalışanlar yeterince temsil edilememiştir.

Yukarıda sıraladığımız nedenlerden dolayı sosyal güvenlik kurumlarının hizmet kalitesi son derece düşmüş ve bugünkü tıkanma noktasına gelmiştir. Tıkanıklığın aşılması için yeni yasa ile birlikte uzun vadeli çözümler içerecek düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.