Kaydet
a- | +A

Ülkemizde sosyal güvenlik reformu konuşulmaya başlayınca ilk söylenen Sosyal Sigortalar Kanunu''nun değiştirilmesi ve özerkleştirilmesi, hatta özelleştirilmesidir. Sık sık SSK Hastanelerinde yaşanan bir skandal gündeme oturur ve tartışılır. Sosyal güvenlik kurumlarının bütçeye yükleri söz konusu olduğunda Bağ-Kur ve Emekli Sandığı ikinci planda kalırken, SSK öne çıkarılır. Aslında bugünkü yazımızda bu konuya değinip, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur''un en az SSK kadar bütçeye yük getirdiği ve dolayısıyla bu 2 kurumun da reforma ihtiyacı olduğunu, bu anlamda SSK''ya haksızlık yapıldığını irdeleyecektik.

Ancak Zeytinburnu''ndan Hatice Kahveci adlı okurumuzun emeklilik işlemleri ile ilgili olarak başından geçenleri öğrendikten sonra gerçekten birinci öncelik olarak SSK''nın hemen ve acilen reforma ihtiyacı olduğu kanaatine vardık.

Bu değerli okurumuz, 12 Mayıs 1975 tarihinde bir işyerinde çalışmaya başlıyor ve bu işyerinden 1983 yılında ayrılıyor. Daha sonra isteğe bağlı sigortaya giriyor. Yıl ve gün olarak emeklilik şartlarının yerine geldiğini hesap ederek, 18 Aralık 1998 tarihinde Bakırköy Sigorta Müdürlüğü''ne müracaat ediyor (Tahsis No:33852). Bakırköy Sigorta Müdürlüğü, 20 Mayıs 1999 tarihinde -5 ay sonra- prim ödeme gün sayısının 4980 gün olduğunu gerekçe göstererek, emeklilik talebinin reddedildiğini sigortalıya bildiriyor.

Sigortalının 1975 Mayıs ve Haziran aylarındaki toplam 49 günlük çalışmasının iptal edildiği ortaya çıkmış ve gün sayısı yetersiz kalmıştır. Bu 49 günlük sürenin neden ve ne zaman iptal edildiği sigortalıya bildirilmemiştir. Ayrıca kurum tarafından ilk işe giriş tarihinin 12.05.1975 olduğunu gösterir sigorta sicil kartı bulunmaktadır. Eğer bu sigortalı bu işyerinde Mayıs 1975 tarihinde çalışmaya başlamamış ise SSK neden kendisine sigorta kartı vermiştir? Sigorta başlangıcı Temmuz 1975 olarak kabul edilmektedir. Ayrıca sigortalı 1983 yılına kadar sadece bu işyerinde çalışmıştır. Sigorta kartının verilmiş olması sigortalının o işyerinde çalıştığına bir karine teşkil etmektedir. Zira bu kart, işveren tarafından sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenen ve kuruma verilen sigortalılara verilmektedir.

Sigortalıya ise 49 günlük çalışmasının hangi nedenden dolayı iptal edildiği hususunda bilgi verilmemektedir. Aralık ayı isteğe bağlı sigorta primi mayıs ayı içinde yatırılmış ve yeni tahsis dilekçesi alınmıştır. Bunun anlamı sigortalının 18 Aralık 1998 tarihinde yapmış olduğu tahsis talebinin reddedilmesidir. Yani sigortalının 5 aylık maaşı yanmıştır. Acaba Kurumun Genel Müdürü dahil yetkilileri, bırakın 5 ayı 1 ay maaş alamamış olsalardı neler düşünürlerdi?

Bu konuda neler yapılabilirdi? Birinci olarak sigortalının 1975 yılında 49 günlük çalışmasının neden iptal edildiği araştırılır ve kendisine bilgi verilebilirdi. İkinci olarak aralık ayı isteğe bağlı sigorta primini ödemesi halinde (sigortalı bunu şimdi faiziyle ödemiştir) yapmış olduğu tahsis talebi kabul edilir ve ikinci bir müracaat istenmeyebilirdi. Sorumlu bir kurumun yapması gereken en basit 2 işlem bunlar olmalıydı.

Acaba bu olay ile sayın SSK Genel Müdürü sigortalı olarak muhatap olsaydı ne yapardı, kurumun en yetkilisi olarak ne yapacaktır? Varsa verilecek cevabı haftaya sizlerle paylaşmak isterim.

Ücretin ödenme zamanı İstanbul''dan yazan H. N. A. rumuzlu okurumuz işyerinde tahsilatçı olarak çalıştığını ve kendisine önceden tahsilata giderken yol parası verildiği halde şimdi verilmediğini ve 2 aydır aylık ücretlerini alamadıklarını, ayrıca işten çıkmak istediklerinde tazminatlarının verilmediğini belirtmiş.

İşyerinde tahsilatçı olarak çalıştığınıza göre işverenin yol paranızı vermesi gerekir. Aksi halde yaptırımınız işe çıkmamak olabilir.

İş Kanunu''na göre, ücretin en geç ayda bir ödenmesi gerekmektedir. Bu süre hizmet akdi ve toplu iş sözleşmesi ile bir haftaya kadar düşürülebilmektedir. Hizmet akitlerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile kanundan ve toplu iş sözleşmesinden doğan para ve para ile ölçülebilen tüm menfaatlerinin tam olarak verilmesi zorunludur.

İşveren işçinin ücretini kanun, hizmet akdi veya toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun hesap etmez veya ödemezse, bu durum işçiye hizmet akdini sürenin bitiminden önce veya süre vermeksizin fesh edebilme hakkını verir.

İki aylık ücretinizi alamadığınız için iş kanunun 16/II d maddesi gereği iş akdini bildirimsiz fesh etme ve kıdem tazminatınızı alma hakkınız doğmuştur. İstediğiniz takdirde bu hakkınızı kullanabilirsiniz. Kıdem tazminatınız hesap edilirken ikramiye ve benzeri ödemeler dikkate alınacaktır. Ücretin ve tazminatın süresinde verilmemesi veya eksik hesap edilmesinden dolayı iş mahkemesinde dava açabilirsiniz. Bu gibi hallerde hakim mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanmasına karar vermek durumundadır.

KISA... KISA... İsmail ÖZBAKIR-Dilovası: Son olarak SSK''ya prim ödemeye başladığınız tarihten itibaren en az 42 ay (3.5 yıl) bu kuruma prim ödeyerek emekli olabilirsiniz (Ocak 2002 tarihinde). Sigorta primlerinizi tavandan ödemeniz elbette yüksek dereceden maaş almanızı sağlayacaktır.

Birgül ÇOLAKOĞLU-Çamdibi:

Yaş haddinden dolayı Sosyal Sigortalar Kurumu''ndan emekli olabilmek için en az 15 yıllık sigortalı ve 3600 günlük hizmete sahip olmak gerekmektedir. Siz şu anda 50 yaşınızı doldurmuşsunuz ama 15 yıllık sigortalılık süreniz Şubat 2003 tarihinde tamamlanacağı için bu tarihten önce emekli olabilmeniz mümkün değildir. Toplam hizmet süreniz 3600 güne tamamlandıysa prim ödemeyi durdurabilirsiniz. Şeker hastalığı ve göz tansiyonu hastalığınız neticesinde çalışma gücünüzün en az üçte ikisinin kaybedildiğini sağlık kurulu raporu ile tespit ettirirseniz hemen malulen emekli olabilirsiniz.

Selahattin TARMAN-Bursa: Toplam hizmet sürenizi 25 yıla tamamlayarak Emekli Sandığı''ndan emekli olmanız mümkündür. Emekli Sandığı''ndan ayrıldığınız tarihten sonra isteğe bağlı SSK prim ödemenizi 42 aya çıkarmayın. Prim ödenen son 7 yıl için en fazla hangi kuruma prim ödenmişse o kurumun şartlarına göre aylık bağlanmaktadır. Eksik hizmetinizi askerlik borçlanması ile tamamlamanızı tavsiye ederim. (İlk sigortaya Ocak 1982 tarihinde girdiğiniz varsayılmıştır)

Hüseyin Ünal TÜRKKUL-İzmir: Kısa dönem olarak yaptığınız 8 aylık askerlik süresini Bağ-Kur''a borçlanıp hizmet kazanabilirsiniz. Ancak üniversitede öğrenci olarak geçirdiğiniz süreyi borçlanmanız mümkün değildir. Bu konuda yanlış bilgilendirilmişsiniz.