Almanya-Duisburg''tan yazan İsmet Kömürlü adlı okurumuz; Almanya''da ilk nesil işçiler olarak çalışıp emeklilik yaşına eriştiklerini, ancak 3201 sayılı yurtdışı hizmet borçlanma yasasının bazı vatandaşları sahtekarlığa ittiğini, 3201 sayılı yasanın yurda kesin dönüş şartı taşıdığını, 40 yılını yurtdışında yaşamış kişilere kesin dönüşü dayatmanın insan hak ve özgürlükleri ile bağdaşmadığını belirttikten sonra bu durumun düzeltilmesi için bir çalışma olup olmadığını sormaktadır. Okurumuzun mektubu çok uzun. Tamamına burada yer verme imkanım yok. Yurtdışı hizmet borçlanması ile ilgili sizin sorularınız doğrultusunda daha önce açıklamalarda bulundum. Tekrar yapmak istemiyorum. Ancak, bazı teknik konuların kısa açıklaması yapıldıktan sonra borçlanma yasasının yanlışlıkları üzerinde duracağım. Bilindiği gibi, 2147 sayılı yasaya göre hizmet borçlanması yaparak yaşlılık aylığı almakta olanlar için yurda kesin dönüş şartı yerinde bir karar ile kaldırılmıştır. Bu durumda olanların bulundukları ülkede işten ayrılmış olmaları Türkiye''den aylık almaları için yeterlidir. İşsizlik sigortasından yardım alanlar için bir sorun yoktur. Yurtdışı hizmet borçlanmasını 3201 sayılı yasaya göre yapan sigortalıların yaşlılık aylığından yararlanabilmeleri için yurda kesin dönüş şartı aranmaktadır. İşte bu noktada sorun başlıyor. Birçok kişi yurda kesin dönüş yapmadığı halde taahhütname imzalayıp 3201 sayılı yasaya göre hizmet borçlanması yaparak aylık almaya başlamıştır. Yasal olmayan bu yola başvuranlar yakalandığı zaman, almış oldukları aylıkların tamamı yasal faiziyle birlikte geri istenmektedir. Ayrıca günlüğü iki dolar (önceden bir dolar) üzerinden hizmet borçlanmasında ödenen para tutarı, borçlanmanın yapıldığı tarihteki kur üzerinden faizsiz olarak geri ödenmektedir. Örnek verecek olursak, 1995 yılında günlük 1 dolardan 4000 gün hizmet borçlanması yapan bir sigortalı 4000 dolar ödemiştir. Bu kişinin yurda kesin dönüş yapmadığı tespit edilirse o tarihteki kur üzerinden TL olarak kendisine ödeme yapılacaktır. Bu tür olaylar yargıya intikal etmiş ve Yargıtay 3201 sayılı yasadan yararlanarak emekli olanların yurda kesin dönüş yapmaları gerektiğine karar vermiştir. Yine Yargıtay''ın, yurtdışında işsizlik sigortası yardımı alan kişilerin yurda kesin dönüş yapmış sayılmayacağı yönünde kararı vardır.
Amaç sosyal güvenlik Yurtdışında çalışan işçilerimizin bulunduğu ülkelerin tamamına yakını ile sosyal güvenlik anlaşmamız vardır. Bu anlaşmalarda hizmet sürelerinin çakışmaması kaydıyla iki ülkeden emekli olma imkanı verilmiştir. Eğer bir kişi, artık çalışma hayatından çekilmiş ise kesin dönüş şartı aranmadan emekli olmalarına imkan vermek gerekmektedir. Çalışmayan bir kişinin Türkiye''de veya Almanya''da yaşaması emekli aylığı alması yönünden neyi değiştirir? Yasanın amacı bu vatandaşlarımızın sosyal güvenliğini sağlamaksa nerede yaşadığına bakmadan aylık bağlanmalıdır. Türkiye''de çalışıp emekli olan bir vatandaşımız Yurtdışında herhangi bir ülkede yaşamaya giderse aylığını kesecek miyiz? Önemli olan borçlanarak yaşlılık aylığı almaya başlayan kişinin tekrar çalışmamasıdır. Çalışmaya başlayanların durumlarını bildirme şartı getirilmelidir. Eğer bu bildirim yapılmaz ise daha ağır cezalar uygulanmalıdır.
Döviz girişi olacaktır Yurtdışı borçlanmasında güdülen ikinci önemli amaç, ülkeye döviz girdisi sağlamaktır. Daha önceden günlük 1 dolar olan borçlanma bedeli 1997 yılında önce 2.5 dolara çıkarıldı, ardından 2 dolara indirildi. Bu değişiklik yapılırken da amacın yurda döviz girişi ve SSK''ya kaynak sağlamak olduğu açıklanmıştı. Bu amacın önündeki en büyük engel 3201 sayılı yasa ile getirilen kesin dönüş zorunluluğudur. Bu şartın kaldırılması halinde binlerce vatandaşımız bu haktan yararlanacak ve ciddi bir döviz girişi olacaktır. Türkiye''den emekli olan bir vatandaşımız yurtdışında yaşıyorsa sadece aylık alacaktır. Sağlık hizmetlerinden yararlanması söz konusu olmayacağı için ülkede yaşayan emeklilere göre daha az gideri olacaktır. Mevcut durum insanları yasal olmayan yollara zorlamaktadır. Dönüş yapmadan aylık alanlar yakalandığı zaman bedelini ağır ödemektedirler. Bu yola başvurulmamasını tavsiye ederim. Yurtdışı borçlanması ile ilgili olarak herhangi bir yasa değişikliği gündemde yoktur. Sadece kesin dönüş yapmadan 3201 sayılı yasaya göre borçlanan vatandaşlara ödenen aylıklar yasal faizi geri alınırken borçlandığı döviz tutarının borçlanma tarihindeki kurdan değil, geri ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılması yönünde çalışmalar var. Ancak henüz bir ilerleme kaydedilmedi. FAX: 0 (212) 454 25 67
Sorular ve cevaplar Ali Yıldırım-Sıhhiye: Emekli Sandığı''na yapılan askerlik borçlanması parası ödenmediği için borçlanma geçersizdir. Yakınınız halen SSK''lı olduğu için bu kuruma askerlik borçlanması yapabilir. Vergi kaydı ve faaliyet olmadan sırf ticaret odası kaydına dayalı Bağ-Kur hizmet veremez. Yargıtay çalışmanın nerede geçtiğine bakmaktadır. Vergi kaydı olmayan kişi bir iş yerinde de sigortalı ise SSK hizmeti sayılır. Ticaret odası kaydını 1985 yılını esas alarak sildiriniz. Aidat ödenmediği için silmeleri gerekir. Libya ile sosyal güvenlik sözleşmemiz 1985 yılında yapılmıştır ve önceki hizmetleri Kaddafi göndermemektedir. Arabistan ile anlaşmamız yok. Türk şirketi primlerinizi burada yatırmadıysa hizmet almanız mümkün değildir.
Selahattin Arslan-İstanbul: Sosyal güvenlik yasalarında değişiklik yapan 4447 sayılı yasanın yürürlük tarihinde 16 yıl sigortalılık süreniz olduğu için 54 yaşınızı ikmal edeceğiniz tarihte 6000 gün prim ödemesiyle emekli olmaya hak kazanacaksınız. Askerlik borçlanmasıyla sigorta başlangıcınız 20 ay geriye götürülmüştür. Verileriniz doğruysa toplam 4700 gün prim ödemeniz var.
Mehmet Uzun-Rize: Bağ-Kur''dan emekli olmak için istisnalar hariç 25 tam yıl prim ödemiş olmanız gerekiyor. Faksınızda SSK ve Emekli Sandığı hizmetleriniz süresini belirtmediğiniz için kesin olarak ne zaman emekli olabileceğinizi hesaplayamadık. Bağ-Kur''dan çıkış yaparsanız en az 3.5 yıl SSK''ya prim ödemesi yapmanız ve 45 yaşınızı tamamlamanız gerekiyor.

