Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Ahlat’tan yeni 'Kızılelma’ya işaret etti.
Her konuşmasını, hele ki son dönemde verdiği mesajları, devletin yeni stratejileri olarak okumak gerekiyor. Çünkü mesele, sıradan siyasi mesajlardan ibaret değildir.
Ahlat ruhu önemlidir...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın millete seslenişi, gelecekteki menzilin istikameti üzerineydi.
Uzun yıllardır Cumhurbaşkanımızı takip eden herkes bilir ki, hiçbir mesajı gayesiz, hedefsiz ve mefkûresiz olmadı. Çünkü kendisi, inandığı Kızılelma yolcusudur. Siyasi hayatı hep böyle geçti. Devlet Başkanı olarak da istikamet belirledi ve şimdi karşımızda yeni bir rota ile duruyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu sözleri, üzerinde özellikle durulması gereken bir mesajdır:
“Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta bulunan imanla fethedilmiştir.”
Bu cümleyi yalnızca tarihî bir hatırlatma olarak görmek büyük bir eksiklik olur.
Türkiye’nin bütün stratejilerini artık farklı bir gözle okumak ve bu stratejilere göre toplumumuzu hazırlamak zorundayız. 1071 zaferini idrak ederek geleceğe bakmayı öğrenmeliyiz. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarında saklı olan yol haritamız giderek daha belirgin hâle geliyor.
Yeni güçlü Türkiye’nin şafağı söküyor. Erdoğan bu mesajı Ahlat’tan bir kez daha verdi.
Peki bunun anlamı nedir?
Coğrafyanın yeni ittifak ortakları belirleniyor.
Türklerin, bu coğrafyadaki ortaklarıyla yeniden bir ittifak kurgusu içine girdiği açıktır. Yeni olan siyasi durumdur; fakat kullanılan yöntemler eski ve kadim yöntemlerin yeniden canlanmasıdır.
Yani kodlar aynı.
Bu coğrafyayı parçalamak isteyenlerin zamanında kullandığı yöntemleri yeniden okumak ve yeni nesillere yeniden okutmak zorundayız.
Türkler; Kürt, Arap ve diğer kardeşleriyle birlikte yeni bir tarihe odaklanıyor.
Öyleyse sormak gerekiyor: Sizce neden terör örgütleri kurdular? Neden toplumsal ayrışmalara yön verildi? Zamanında neden İslam değerleri küçümsendi?
Bugün bunları anlamlandırmak daha kolaydır.
Bu kadar açık beyanların ve artık görünür hâle gelen siyasi oyunların ışığında, yakın siyasi tarihimizi anlamlandırmak zor olmamalıdır.
Çünkü karşımızdaki tablo, yeni değildir.
Değişen şartlardır; fakat coğrafyanın tarihî kodları yeniden harekete geçmektedir.
Türkiye’nin yeni rotası
Yeni Selçuklu rotası, yeni ve güçlenen Türkiye’nin yeni rotasıdır. Akdeniz’de hâkimiyet sağlayan; Akdeniz’i ve bütün çevresini yeni ittifak rotasının bir parçası olarak gören güçlü Türkiye mottosu var karşımızda.
Cumhurbaşkanımız Ahlat’tan yeni 'Kızılelma’yı ilan etti:
“Yeni güçlü Türkiye’nin şafağı söküyor.”
Bu cümle, aynı zamanda 2071 hedefine işaret eden bir ufuktur.
Yeni Kızılelma, yeni Selçuklu rotasıdır. Bunu anlamalı ve anlatmalıyız.
Anlatmalıyız ki yeni nesil, devletimizin belirlediği yeni istikamet doğrultusunda fikir ve eylem üretebilsin.
Bizi parçalamak isteyenlere inat, Türk devlet aklı farklı bir yol haritası tercih etti.
Bu yol haritasının merkezinde sadece güç yoktur.
Kudüs işgalden azat edilmelidir.
Coğrafyanın özgürleşmesi, refahı ve manevi kalkınması, bu özgürlük rotasıyla doğrudan bağlantılıdır.
İsrail ve avanesi, bu yeni istikameti erkenden idrak ederse kendileri açısından hayırlı olur. Aksi takdirde zararlı çıkan yine kendileri olacaktır.
Çünkü "Büyük Türkiye"nin şafağı söküyor...

