Öfke her durumda zararlıdır. İnsana hata yaptırır. İsrail’in yansıttığı öfke ise herkesten çok kendisini av hâline getiriyor.
Türkiye’de hep “devlet aklı”ndan bahsederiz. Sabırlı, soğukkanlı ve uzun vadeli planlar yapan bir devlet aklından…
Karşısında ise sınır tanımayan, öfkeli, hasta bir yapı var. Hasta ile davranış şekli de farklı oluyor.
Suriye konusunda gözü dönmüş katil Netanyahu için seçimler önemli. Toplumunu konsolide etmek için bir “zafere” ihtiyacı var. Bu nedenle Suriye konusunda da acele ediyor. Çünkü giderek güçlenen, ordusu ile büyüyen Suriye’nin ufukta farklı durumlara kapı açacağını biliyor.
Türkiye ile kenetlenmiş bir Suriye’nin ne anlama geldiğini tarih okuması yapan herkes biliyor.
İsrail de biliyor. Nasıl bilmesin?
Zaten İsrail’in kuruluş şartları, bu coğrafyada bulunan Suriye’nin de yer aldığı Osmanlı devletinin çöküşü üzerine oluşmadı mı?
İsrail, eski defterler karıştırıldığında ve gerçek siyasi tarih ortaya çıktığında, bunun coğrafyanın kodlarını nasıl etkileyeceğini tahmin ediyor.
ABD üzerine yazdığım yazıda da belirttiğim gibi, ABD İsrail’i fazla tolere edemeyeceğinin farkında. Çünkü bu durum giderek ABD açısından da zararlı bir tablo ortaya çıkarıyor.
Suriye’ye saldırı yaparak Türkiye’yi tahrik etme amacı güden İsrail ve katil hükûmeti için esas mesele, ortaya çıkacak yeni güç dengesini sabote etmek ve engellemektir. Fakat "Mekke Anlaşması" ile yeni sürecin şekillenmesinde İsrail’in oyunları sonuç vermez.
Türkiye’yi sahaya çekme gayreti içindeki katil Netanyahu, aslında kendi seçim sürecini de garantiye almaya çalışıyor.
ABD’de Trump ve ekibi de durumun farkında.
Tom Barrack’ın röportajındaki satır aralarından gayet net şunu anlıyoruz: ABD, İsrail’in yaptıklarına sıcak bakmıyor. Fakat kesip atamıyor.
Katil Netanyahu ve ekibinin seçimle gitmesini de temenni ettikleri açık.
Türkiye de durumun farkında. Ve katil ekibe fırsat vermek istemiyor.
Yani Türkiye’nin sabrı, sıradan bir sabır değil.
Türkiye sabrıyla aslında ava çıkmak isteyen İsrail’in daha fazla hata yapmasına yol açıyor. "Ava çıkanı avlama" yöntemi, Türk devlet aklının kadim yöntemidir.
Netanyahu seçimi kazanmak istiyor. Bunun için tüm kışkırtıcı yöntemleriyle saldırıyor. Türkiye ise Netanyahu ve ekibinin kaybetmesini istiyor.
Bu durumda Türkiye, enerjisini “hasta” yapıya harcamak yerine, onun tuzağa düşmesi için sabırla bu katil ekibin oyununu seyrediyor.
Soğukkanlılıkla sürece hâkim Türkiye var karşılarında.
Kimseye sırtını dayamaz. NATO’nun 5. maddesinden de imdat beklemez.
Türkiye mevcut duruma göre stratejiyi kendisi kuruyor ve oluşturduğu doğru konjonktürü yerinde kullanacaktır.
Türkiye’nin sabrı kadar, nasıl bir plan kurduğu da önemli.
“İlm-i siyaset” yöntemiyle çevredeki tüm dengeleri kurduğu açık.
Dahası da var.
“Kurt kapanı” hikâyesi sadece Türklerin savaş döneminde kullandığı askerî yöntem değildir.
Türk devlet aklı da bu mantığa göre çalışır.
Sabırla bekler…
Kapanı oluşturur…
Ve sonuç alır...

