An itibarıyla dünyadaki en yakıcı mesele hiç tereddütsüz, İsrail’in Gazze’deki soykırım vahşetidir! Siyonizmin üç senedir Gazze’de yaptığı katliam ve soykırıma, dünyada sivil tepki büyük oldu ama yetersiz kaldı…
Dünyanın pek çok ülkesinde, Siyonist İsrail’in Gazze’de ika ettiği insanlık suçu ve soykırıma karşı büyük tepkiler meydana geldi. Aynı anda yüzlerce farklı şehirlerde, milyonlarca insan bir araya gelip bu vahşetin durdurulması çağrısında bulundu. Ancak sivil vicdanın bu isyanı, resmî politikalardaki ikiyüzlü ve sinsi tavırlar karşısında beklenen baskıyı tam olarak gerçekleştiremedi… Milletlerarası hukuk planında Siyonizm ve ırkçılık vahşetine karşı, dişe dokunur bir davranış biçimi sergilenemedi. Bu konuda Güney Afrika Cumhuriyeti’nin bütün dünyaya örnek olacak mahiyetteki teşebbüsü, insanlık tarihine geçti. Ancak bu haysiyetli çıkışı destekleyecek bir genel uluslararası tepki ne yazık ki ortaya çıkmadı. Bu sebeple Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesinin aldığı son derece mühim kararlar bir nevi ölü doğmuş oldu… Güney Afrika Cumhuriyeti’nin insanlık adına yüz akı teşebbüsü karşısında Siyonist İsrail’i ve yöneticilerini yargılamak ve cezalandırmak yerine emperyalist devletler, bu cesur kararları alan hâkim ve savcıları hedef aldı. Hâl böyle olunca insan kasabı Netanyahu ve şürekâsı, pervasızca soykırıma devam ediyor. Batı kamuoyunda Siyonizm’e karşı, çok ciddi bir tepki yükseliyor olmakla birlikte, hâlihazırda resmî planda İsrail’e hesap soracak mekanizmalar ortada görünmüyor. Burada hiç şüphesiz, Yahudi Lobisi ve sermayesinin gücü belirleyici rol oynuyor!.. Sayısı bir elin parmaklarından az devletlerin münferit gayretleri ne yazık ki yeterli tesiri yapacak seviyede değil. Fakat inanıyoruz ki, Siyonizm’e karşı yükselen tepki ve nefret, eninde sonunda bir şekilde netice verecektir…
Bu manada 102 eski diplomatın (52 Fransız ve 50 İngiliz), Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiliz Başbakanı Andy Burnham’a hitaben yazdığı mektup, geleceğe dönük bir haysiyetli teşebbüstür… Bahse konu mektup Fransız Le Monde gazetesinde de 22 Ağustos 2026 tarihinde yayınlandı. Mektupta özetle, Gazze’nin resmen ve alenen yok edildiğine dikkat çekiliyor. İsrail’in Filistin topraklarında güttüğü politikaların temelde bağımsız ve yaşanabilir bir Filistin devletinin kurulma ihtimalini ortadan kaldırdığı belirtiliyor. Ve buna karşı Siyonist ülkeye yaptırımlar uygulanması talep ediliyor. Gazze’de iki milyon insanın daracık bir alana hapsedildiği ve âdeta ölüme terk edildiğine işaret eden mektupta, Fransa ve İngiltere’nin birlikte İsrail’e karşı yaptırım uygulaması çağrısı yapılıyor. Ama gelin görün ki ne Paris ne de Londra’daki siyasi iradenin böyle bir yola gitme inisiyatifinde bulunma takati yok. 7 Ekim 2023’ten beri bu adreslerden yükselen ses hep kayıtsız şartsız İsrail’e destek yolunda oldu… Yani durum en başından beri ümitsiz! Seksen seneden beri Siyonizm’e en büyük desteği aralıksız şekilde sürdüren Fransa ve İngiltere, bugün on yıllardır izlediği politikasını değiştirebilir mi? Talihsizlik buradan başlıyor. Filistin devletini en başından beri hep gündemde tutmaya çalışan Türkiye, sesini İslâm âlemine bile duyuramıyor! 57 “İslâm Ülkesinden” güçlü bir ses bir türlü yükselmeyince, Batı dünyasından bunu ne kadar bekleyebiliriz? Yine de bahsini ettiğimiz 102 eski diplomatın bu yönde insani bir tavır ortaya koymuş olması müspet bir gelişmedir.
İsrail’in Filistin devletini unutturma gayretlerine karşılık, bu eski diplomatların hak ve hukuktan yana bir tavır sergilemesi takdire şayandır. Mektuba imza koyan diplomatlar, Fransa ve İngiltere’nin İsrail’e karşı müşahhas yaptırım ve baskı uygulaması çağrısında bulunuyor… Mesela İsrail’e silah transferi ve askerî iş birliğinin durdurulması. AB-İsrail Ortaklık Anlaşması ve İngiltere İsrail ticaret anlaşmasının askıya alınması. Yerleşim yeri denilen ve Yahudilerin istila ettiği bölgelerle ticaret yapılmasının yasaklanması. İşgal altındaki Filistin topraklarında vatandaşların gayrimenkul satın almalarının engellenmesi… Keza istila edilen yerlerin inşa ve finansmanında yer alan firmaların yaptırımlara tabi tutulması… Eski diplomatların çağrısında Gazze’ye insani yardımın kesintisiz olarak devam etme çağrısı da yer alıyor. Ama ne yazık ki, dünyanın gözü önünde açlık, susuzluk ve ilaçsızlığa mahkûm edilen zavallı Filistin halkı, özellikle çocuklar her gün onar yirmişer olarak hayata veda ediyor. Gazze’de hayatını kaybeden Filistinli sayısı seksen bine yaklaştı. O da tespit edilen rakamlar. İsrail bombalarının yıktığı binaların enkazı altında kaç bin ceset var Allah bilir… Bu kayıpların tespiti bile yapılamıyor. Dışarıdan gelen yardımların onda biri dahi doğru dürüst Gazze içlerine sokulmuyor. Gazze’de güya yürürlükte olan bir ateşkes durumu var. Fakat Siyonist İsrail her gün aralıksız şekilde saldırmaya ve öldürmeye devam ediyor. Gazze’de başlayan soykırım ve vahşetin her türlüsü, şimdilerde Batı Şeria’da da sahneleniyor. Yerleşimci denilen istilacı Yahudiler her gün birkaç Filistinlinin evine, arazisine kısacası toptan mal varlığına el koyuyor. Bu alçaklığı da İsrail asker ve polislerinin koruması altında yapıyorlar. İçeride tam olarak ne olup bittiğini öğrenmek bile mümkün değil. Fransız ve İngiliz diplomatlar, yazı konusu olan mektupta, Gazze’ye gazeteci, diplomat ve parlamenter gibi gözlemcilerin güvenli şekilde ulaşabilmesini de talep ediyorlar. Velakin bugüne kadarki Siyonist yaklaşım, asla böyle bir şeye müsaade etmediği gibi, onlarca gazeteciyi katletti.
Velhasıl Gazze’de ve Filistin’in tamamında korkunç şeyler oluyor. Daha da vahimi dünyanın büyük ekseriyeti bu vahşet karşısında sessiz ve tepkisiz kalıyor… O yüzden eski diplomatların bu mektubu yazmış olması bile çok şey sayılır!..

