Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Arka arkaya iki büyük bayram
0:00 0:00
1x
a- | +A

En son ve en üstün Peygamber; Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhi’s selâm, Hicrî takvimle Arabî aylardan Rebi’ul-evvel ayının 12. Pazartesi gecesi sabaha karşı Mekke-i Mükerremede dünyayı teşrif buyurdular…

Bu takvim, milâdî tarihle 571 yılı 20 Nisan’a denk gelir…

Bugün, taklit takvimle 25 Ağustos 2026. Arap takvimiyle 12 Rebi’ul-evvel 1448.

Dünkü günle 24 Ağustos 2026’da Mevlîd-i Nebî Haftası başladı…

Yarın, 26 Ağustos 2026…

Yarın, Büyük Selçuklu Hakanı Sultan Alparslan’ın 26 Ağustos 1071 Tarihinde kahraman ordumuzla Şarkî Roma’ya karşı kazandığı Malazgirt Zaferi’nin 955. Sene-i devriyesi.

2071’e yâni mübarek Anadolu topraklarını vatan tutmamızın bininci yılını arkada bırakıp, iki bininci yıla girmemize sadece 16 yıl var…

Bundan dolayıdır ki Cumhur İttifakı liderleri, Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli ve devlet erkânıyla birlikte millet, yarın Bitlis’in ilçesi Ahlat’ta ve Muş’un ilçesi Malazgirt’te büyük bir şenlikle Malazgirt Zaferini kutlayacak, Sultan Alparslan başta olmak üzere kumandan ve askerlerimizi, şehid ve gazilerimizi Kur’ân-ı kerîm tilâveti, dualar, hürmet ve muhabbetle yâd edecekler…

Ahlat, Sultan Alparslan’ın otağ-ı hümayununu ilk kurduğu, Malazgirt ise zaferin kazanıldığı, Anadolu kapılarının Müslüman Türk’e açıldığı meydanın ismidir.

Terörsüz Türkiye fikrinin toprak ve semâ ile ilk buluştuğu yer de kezâ burasıdır…

Şu anlattıklarımız, bilinen gerçeklerdir. Mâlum olanı tekrar etmenin, onları zihinlerde pekiştirme çabamızın sebebi var:

Makalemizin başlığı: "Arka Arkaya İki Bayram"…

Hangi Bayramlar?

Onları anlatmak istiyoruz:

Belki bugün hakikat olur, belki daha sonra! Bize düşen fikri paylaşmak. Fikir, sahibini bulur…

Peygamberler Peygamberi için "Mevlid-i Nebî Haftası" demek, doğru mudur? Yanlış değildir… ancak; takvimde irili-ufaklı o kadar çok "Hafta" var ki bütün insanların ve bütün Peygamberlerin en üstünü, en üstün insan ve en üstün Peygamberi, Şanlı Resulü, o sıralamadaki isimler cümlesinden görmek, hâliyle kalbe burukluk vermekte:

Hatırlanacağı gibi dini de devleti de içten yıkmaya azmetmiş dış mihraklı 15 Temmuz Terör Örgütü, bir göz boyayıcılıkla Hicri takvimle "12 Rebi’ul-evvel"i hayatımızdan kazımak maksadıyla Mevlid Kandilini miladi 20 Nisan’a sabitlemişlerdi.

Bundan dolayıdır ki darbe ve işgal teşebbüsü, Millet ve Devlet bütünleşmesiyle püskürtülüp de enkaz ayıklanmaya başlanınca "Kutlu Doğum Haftası" nam faaliyet de lağvedilerek yerine "Mevlid-i Nebî Haftası" ihdas edildi. 12 Rebi’ul-evvel", milâdi hesapla ne zamana denk gelirse o tarihte bütün dünya Müslümanları, cümle ümmetle birlikte Peygamber Efendimizin doğum günü olarak idrak edilir oldu. Böylece bir kasıt, temizlenip, bir doğruya dönülmüştür.

Lakin;

Sevgili Peygamberimizin doğum günü, Mevlid Kandili, bâzı İslâm memleketlerinde bayram olarak kutlanmaktadır.

Yakışanı budur.

Doğrusu budur.

Başka bir devlette olsa da olmasa da biz Payitaht anlayışıyla 12 Rebi’ul-evvel geldiğinde o günü “Mevlîd-i Nebî Bayramı" olarak yaşamalı ve bunu resmî kayıt altına da almalıyız…

Bayramlarımızdan biri budur:

Mevlî-i Nebî Bayramı…

Ayrıca şuna da kısaca temas etmeliyiz: Kahramanlar Kahramanı Sevgili Peygamberimizin dünyalarını değiştirme tarihleri de Hicri 11 yılı Rebi’ul-evvel ayının 12. Pazartesi günüdür. İslâm îtikad, örf, âdet ve geleneğinde Peygamberin doğumu dualar, şükürler ve neş’e ile idrak edilirken vefatları asla yas sebebi yapılmamıştır…

İfade etmek istediğimiz diğer Bayrama gelince…

O da şudur:

26 Ağustos Zafer Bayramı.

26 Ağustos tarihlerinde bu gün için "Malazgirt Zaferi" veya "26 Ağustos Zaferi" diye yazılıp-söylenmekte, fakat "26 Ağustos Zafer Bayramı" denmemektedir.

Böyle olması için mevzuatta bu isimle yer alması gerekir. Dînî ve millî bayramların mevzuattaki yerleri bellidir. Bu cümleden olarak "Mevlîd-i Nebî Bayramı" ve "26 Ağustos Zafer Bayramı" devlet hafızasına, kanun ve mevzuata girmelidir.

Diğer taraftan şimdi temas edeceğimiz bahsi, bizden daha evvel de duymuş ve okumuş olabilirsiniz. Kendimizi bâzı temel değerlerimizi tekrar ve tekrar dile getirmekle mükellef görüyoruz:

Az yukarıda neyin teklifini yaptık?

26 Ağustos Zafer Bayramı!

Burada okuyanı, rahatsız eden bir taraf yok mu? Muhakkak vardır fakat belki hissiyatını fark edemiyordur:

Niçin, "26 Alparslan 1071 Zafer Bayramı" denmez de "26 Ağustos Zafer Bayramı" denir???

İlk Roma imparatorunun ismi Gaius Octavius, ünvanı da "Augustus" idi. Roma senatosu, bir gün imparatoru taltif için senenin aylarından birinde kullanılan "sextilis" adını kaldırarak oraya imparatorun lakabı olan "Augustus"u verdi. Ağustos ayının hikâyesi ve bizimle olmayan alakası budur.

Onun için diyoruz ki:

Ağustos değil,

Alparslan!

Bu teklifimizi öğrenenler içinde "29 Mayıs da Bayram olmalı; onu neden dile getirmiyorsunuz? " diyenler çıkabilir. Sual, yanlış değildir:

Daha evvel dile getirmiştik; hem de daha 30’lu yaşımızı bulmamışken yine burada…

Teklif edilemez mi?

Niye edilmesin?

Tabiî ki mümkün…

İttihadçılar da bir gün huzurda Sultan Abdülhamid’e bu teklifi yapmışlardı. Abdülhamid Han’ın onlara cevabı kısa oldu:

-Rum teb’am incinir…

Bu bakış, bugün yadırganabilir. Şu var ki imparatorluklar millî devletler değildir. Millî devletler, bir bakıma "küçük olsun, benim olsun!!" der gibidir. İmparatorluk veya bu çaptaki Cihan Devletleri ise "büyük olsun, hepimizin olsun!" demektir.

Hakan Halife, teklife karşı bunu diyebilirdi. Çünkü, o makamda oturan devlet reisi, teb’a denen Müslüman vatandaşların Halifesi, Türklerin Hakanı, gayrimüslimlerin Hükümdarıydı.

Şeriat ve yürürlükteki hukuk dahilinde hepsini adaletle yönetmekle mükellefti…

Rahim Er'in önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.