Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Trump’ın stratejisi ve Rusya’nın memnuniyeti
0:00 0:00
1x
a- | +A

Gidişata bakılırsa, Trump küresel paylaşım sürecinde Rusya’yı karşısına almak yerine yanına almayı stratejik bir tercih olarak belirlemiş görünüyor.

Aslına bakılırsa, Rusya Devlet Başkanı Putin, sürecin en başından itibaren savaşı zamana yayarak bu büyük dönüşüm dönemine bilinçli bir altyapı hazırlığı yaptı. Putin’in söylemlerine bakıldığında, özellikle Başkan Trump’ın Güney Amerika ve hatta Kanada üzerine kurguladığı planlara destek verdiğini görmek mümkün.

Putin, Trump’ın Grönland üzerinden bir pazarlık masası açmasına da teorik argümanlarla destek sunuyor; üstelik tam da Trump’ın tercih ettiği yöntemle: Para ve matematik temelli bir siyaset anlayışıyla.

ABD ve Avrupa dengesi

Burada kritik bir nokta var. Avrupa, sanki yeni yeni uyanıyor. Oysa Rusya, uzun süredir ABD ile Avrupa arasındaki kırılma noktasının oluşmasını bekliyordu.

Ancak “Avrupa” derken, İngiltere ile kıta Avrupası arasındaki ayrımı da özellikle vurgulamak gerekiyor. Ukrayna meselesinde Avrupa liderleri ile İngiltere arasındaki yaklaşım farkı giderek daha net biçimde ortaya çıkıyor. Bu tablo, küresel yeniden inşa sürecinde İngiltere’nin farklı bir strateji izlediğini ve özellikle ABD-Çin hesaplaşmasında nerede durduğunu açıkça gösteriyor.

Kanada üzerinden okuma

Kanada üzerinden bakıldığında ise ABD’nin, Çin ile ilişkilerde acımasız ekonomik yaptırımlar uygulayacağını saklamadığı görülüyor. Bu yaklaşımın, zamanla tüm küresel ilişkilere sirayet edecek bir karakter taşıdığı da açık.

Rusya’nın beklentisi

Trump’ın stratejilerini sonuna kadar destekleyen ve kendi çıkarları doğrultusunda okumalar yapan Rusya, bu süreci özelde Ukrayna’ya, genelde ise kendi hinterlandı olarak gördüğü eski etki alanlarına yaymayı hedefliyor.

Rusya’nın Arktik hattında ciddi çalışmalar başlattığı ve yeni stratejilerinde uzun vadede bu bölgeye yoğunlaştığı net biçimde görülüyor. Aynı zamanda paylaşım sürecinde açık ve net bir taraf olmayı da amaçlıyor.

Bu çerçevede, Venezuela meselesinde sergilediği orta sertlikteki tepki, uzun vadeli bir anlaşma zemininin parçası olarak okunmalı. Kulislerde Trump’ın Alaska’da birçok başlığa “evet” dediği konuşulsa da, bazı konularda geri adım attığına dair söylentiler de dolaşıyor.

Yeni dönemin işaretleri

Rusya, Trump’ın başkanlığındaki ABD ile uzun vadeli hesapları kapatmayı ve yeni bir sayfa açmayı hedefliyor. En temel beklentisi ise Trump’ın özellikle Avrupa ile daha belirgin bir ayrışmaya gitmesi.

ABD ile İngiltere arasındaki muhtemel ayrışmanın da Rusya tarafından sonuna kadar kullanılacağı kuşkusuz. Trump’ın Avrupa’nın geleceğine dair nasıl bir tahayyül içinde olduğunu ise zaman gösterecek.

Ancak görünen şu ki; Rusya, bu sürecin daha da görünür hâle gelmesini ve ortaya çıkan yeni siyasi tabloyu kalıcı kazanımlara dönüştürmeyi amaçlıyor. Uzun vadede ABD-Rusya ilişkilerinin, daha fazla ortak hareket edilen bir merkeze dönüşmesi ihtimali güçleniyor.

Rusya’nın beklentisi, bu sürecin daha net bir çerçeveye oturması ve sınırlarının belirginleşmesi. Dolayısıyla Moskova şimdilik memnun. Elbette Ukrayna üzerindeki taleplerin sonucu netleştikçe, ABD-Rusya ilişkilerinde yeni sayfaların açılması da kaçınılmaz olacaktır.

Sevil Nuriyeva’nın önceki yazıları…

ÖNE ÇIKANLAR