Kaydet
a- | +A

Hep merak etmişimdir. Kitaplarda Atatürk''ün Samsun''a çıkışı o günün şartlarında pek kolay olmasa da, bu olay çoğu zaman basmakalıp birkaç cümleyle geçiştirilir. Fakat bu gemi nasıl birşeydi, hava ve deniz nasıldı, Samsun kıyılarına varmak o devirde kolay mıydı, bunların cevabını öyle bir kaynakta bulamazsınız.

Bakın, Mustafa Kemal Paşa''nın Samsun''a ulaşmak amacıyla 16 Mayıs 1919''da bindiği Bandırma Vapuru 1878 yılında İngiltere''de yapılmış 192 tonluk bir gemidir. İlk adı Trocadero olan gemiyi İstanbullu bir Rum armatör alır ve adını Panderma olarak değiştirir. Daha sonra bu gemiyi Seyrü Sefain (Deniz Yolları) satın alır. Panderma, olur size Bandırma...

Geminin kısa hikayesi böyle, ya içinde yaşananlar? Hele Kurtuluş Savaşının başlangıcı demek olan Samsun''a varış nasıl oluyor peki?

O sıralarda Doğu Karadeniz''de Rum Pontus krallığı hayali içinde olan Rum çeteleri Türk halkını rahatsız etmektedirler. Hal böyleyken işgal kuvvetleri hükümete "Türkler Rumlara saldırıyorlar!" biçiminde bir nota verir, aksi takdirde oraları işgal edeceklerini açıklarlar. Mustafa Kemal''in o mıntıkaya asayişi sağlamak üzere ordu müfettişi olarak Padişah''ın ve hükümetin onayıyla gönderilmesi bu sebepledir. Zaten Mustafa Kemal Paşa''nın da bütün arzusu Anadolu''ya geçmek ve kurtuluş savaşını başlatmaktır.

Karadeniz uslanmaz, hırçın bir deniz, Samsun''a varan kıyılar ise geçit vermez sarp dağlarla kesili... Rum çetecilerin meskenidir buralar... Samsun''da bir de işgal kuvvetlerinden 200 kadar İngiliz askeri vardır. Mustafa Kemal, pusulası bozuk Bandırma gemisinde arkadaşlarıyla birlikte bata çıka yol almaktadır.

Vapurun son sürati 7 mildir. Karadeniz hırçınlığını yine yapmaktadır. Vapurun kaptanı İsmail Hakkı bu suları pek tanımayan, ama tecrübeli, babacan birisidir. Bir süre sonra deniz alabildiğine karışır, heyettekiler, deniz tuttuğundan bir tarafa çekilirler. Mustafa Kemal Paşa, kaptanın ifadesiyle fütursuzca oturmuş, tefekkür içindedir.

Nihayet Sinop''a varıldığında buradan kara yoluyla gidilmesi düşünülür. Ama oradan Samsun''a ne yol vardır ne vasıta. Dipsiz kuyuda su aramaya benzer bu. Ama su bulunacaktır sonunda. Mustafa Kemal arkadaşlarına, "Çocuklar bir gecelik tehlike var, onu da atlatabiliriz..." der ve büyük mücadelenin ilk kapısının aralanacağı Samsun''a ulaşmak için Bandırma vapuruna yeniden binip yola devam ederler. 19 Mayıs gününün sabahı şafak sökerken Samsun görünmüştür. O tarihlerde gemilerin yanaşabileceği bir limanı bulunmayan şehrin kıyısında dar uzun bir iskele vardır. (Acaba duruyor mu?) Mustafa Kemal''in gemisi epey açıkta demirleyecek, o buradan bir kayıkla iskeleye varacaktır. Bu iskele Samsun''un dış dünyayla tek bağlantısıdır.

Samsun''da Mıntıka Palas''ta kalan Mustafa Kemal, asıl hedefini belirtmek üzere Kazım Kara Bekir Paşa''ya bir telgraf çeker, bir an önce kendisiyle buluşmak istediğini belirtir. Bundan sonra asıl çalkantılı ve tehlikeli deniz, Anadolu''da başlayacak büyük, engin mücadeledir.