Kaydet
a- | +A

Güneşli bir pazar günü... Bir süre sonra hasret kalacağımız güneşin cömert bir günü... Önümdeki kitaba dalmışken güldür güldür bir müzik sesiyle dikkatim sıyrıldı kitaptan. Önce bizim blokta birileri kaset çalıyor diye düşündüm. Coşmuş, kendini dağıtmış birileri...Öyle mi? Fakat yumuşak dalgalar gibi usul usul odalarımızın içinde o ses...İnsanı ittirmiyor, tam tersine insanı bir düş dünyasına çekiyor.

"Sahi şu sitenin ortasında her gün belirli saatlerde müzik çalınsa olmaz mı?" diye düşünüyorum.. Kitabı okuyamayacağım artık; kalktım, sese doğru yürüdüm. Çocuk bahçesinde bir sürü çocuk... Hepsi de olağan dışılığın farkında... Sanki farklı birşeyler olmuşçasına... Ben tekdüzeliği hiç sevmem; bu yüzden çocuk taraflarım vardır. Ansızın birşeyler olmalı derim farklı bir çizgi düşmeli sokağa... Öyle de olmuştu...

Dış ülkelerdeki gibi bir adam parkın kıyısına ses cihazlarını kurmuş bir orgun başına geçmiş çalıp söylüyor. Gözlerinde kara gözlükler, yanında bir de kahverengi bir küçük sandık... Seyyar şarkıcı...

Fakat herkesin yüzünde bir mutluluk... Birgün önceki gençler kavgası çoktan yerini huzura bırakmış. Adam birdenbire herşeyi değiştirivermiş bir fırça darbesiyle. Havada kanatlı birşeyler uçuyor, burnuma taze ot ve çiçek kokuları geliyor... Komşuların selamlaşmaları hatırlaşmaları bile değişmiş. Hatta benim gözümde sarılar daha sarı yeşiller daha yeşil... Pembeler morlar koşuyor: Çam kokuları, denizde bir yelkenli tıpkı çocuklukta boyadığımız resimler gibi... Adam İstanbul''a yaraşan güzel birşeyler söylüyor.

Güz gülleri gibiyim

Hiç bahar yaşamadım...

Yanında bir genç var balkonları pencereleri gözleyerek ilgiyi ölçüyor. Ötede cihazı getirdikleri araba... Dikkat ediyorum şarkıcının kulağı bayağı güçlü, sesinin rengi de güzel; piyasadaki birçok şarkıcıyla yarışabilir. Gözleri galiba görmüyor... Ses iyi, yetenek iyi. Peki eksik olan nedir? Sahi nedir?

Şarkıyı bitirince mikrofonuyla "Bizim de mücadelemiz böyle..." diyor genç şarkıcı. "Oturmuyorum, el açmıyorum, sanatımı yapıyorum. Yardımlarınız için teşekkürler..." Pencere balkon seyircileri gönüllerinden kopanı gönderiyorlar... Yeni bir şarkıya geçiyor adam...

Nasıl geçti habersiz

O güzelim yıllarım

Ardından da "Çile bülbülüm"ü ekliyor. Yine aynı soruya takılıyorum. Bu çocuğun ötekilerden farkı gözleri mi? Yoksa şanssızlığı mı? Belki bu ikincisi... Bakın bir çırpıda asık yüzleri değiştirdi. Güneşin, çiçeklerin, yaprakların farkına vardı insanlar... "Ne güzel bir gün..." diye geçirdiler akıllarından. Genç şarkıcıya teşekkür ediyorum bu sütundan.

Az şey mi yaptığı?