Kaydet
a- | +A

Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, İstanbul evlerinin dış yüzlerinin boyanmasına ön ayak olacakmış. Bir haber bu. İnşallah gerçekleşir.

Gerçi İstanbul, İstanbul olmaktan çıktı ama; dış boya biraz olsun görüntüyü değiştirebilir. Mavi, beyaz, pembe, sarı, yeşil... Böyle bir girişim ve hizmet doğrusu Gürtuna''ya artı puanlar getirir.

Boya binaların eli yüzüdür. Birkaç sembolik cumba, biraz renk ve saksı çiçekleri, bir sokağı öylesine değiştirir ki... Eskiden İstanbul evlerinin renk renk boyalı olduğunu kaynaklardan öğreniyoruz. İstanbul Medeniyeti son bulduktan sonra 1940''larda ellilerde bugün de bazı ara sokaklarda rastladığımız o bildik, karaya çalan ahşap yapılar vardır artık. Onlar da azala azala kaybolmak üzredirler, kendi haline terkedilmiş olanlar, elleri böğürlerinde kara kara düşünmektedirler.

Geçenlerde Kasımpaşa''nın ara sokaklarında da ahşap evlere rastladım. Aslında Kasımpaşa, Bahriye Caddesi de dahil bugünkü çirkinliklerden kendisini az çok koruyabilmiş bir semtimizdir... Çok katlı bina istilasından uzak bir çeşit Osmanlı görüntüsü içinde Kasımpaşa sokakları biraz da yoksul çizgileriyle, tantanalı sitelerden daha ferahlandırıcıdır. Bu semt pekâlâ bilgili, şuurlu insanların gayretiyle çok eski zamanlardaki seçkin çizgilerine Evliya Çelebi''nin anlattığı hale kavuşabilir.

İspanya, Fas, Tunus şehirleri beyazıyla görüntülenir bende. Fas''ta Kasablanka, Rabat gibi bazı şehirler beyazdır ama Merrakeş''in yapıları hem klasik çizgilerini korur, hem de şafak pembesidir. İstanbul''a beyazdan çok, pembe, mavi, yeşil, sarı evler yaraşır.

İstanbul evleri boyanırsa görünüm çok değişecek. Bir bakıma İstanbul bayramlık elbisesini giyecek. Bu şehir kozmopolit bir şehir olduğundan semtlere göre evler de değişik stildedir. Beyoğlu''nun rengi ayrı olmalı, Çamlıca''nın ayrı. Üsküdar''a beyaz ve mavi yaraşır, Laleli''ye koyusundan yeşil, kırmızı. Beşiktaş''a pembe, sarı, yavru ağzı... Ama diyeceksiniz ki, Beşiktaş, ara sokaklarındaki o güzelim bahçeli evlerini yitirdikten sonra Beşiktaş olmaktan çıktı. Şimdi o ara sokaklarda hantal, biçimsiz iç içe yapılar var. Bunları boyamak İstanbul''u güzelleştirmeye yetecek mi?

Bakın Madrid''te daracık sokakların neredeyse birbirine değecek çok eski evleri vardır. İspanyollar boyasız ev bırakmıyorlar gördüğüm kadarıyla. Hem her evin ya balkonlarından, ya pencerelerinden sakız sardunyaları, sarmaşıklar "değme gitsin" cinsinden uzayan bitkiler sarkıyor. Bu insanlar kör bir duvarı bile böyle boya ve çiçekle güzelleştirmişler.

Aslında bizde de her semti değerli mimarlara, peyzaj ustalarına teslim etmek gerek. İstanbul''da sıvasıyla kalmış, dışı ihmal edilmiş sayısız yapı bulunuyor. Hele apartmanlaşan gecekondular... Biz çevreciliği yeni yeni öğreniyoruz, bundan öncesi sorumsuzluklar devresidir. Evet, önce boya, sonrası İstanbul''u semt semt düşünmek, ele almak...

Ali Müfit Gürtuna eğer bu projeyi gerçekleştirirse İstanbul yeni bir yüze kavuşacak. En azından bir süre ele güne karşı kirimizi, pasımızı kapatacağız.