Türk Dilinin başkenti diyorlar Karaman''a. İç Anadolu''da ak renkli toprağın üzerine kurulu, tarihin bağrında yatan bir ilimiz... Her yıl 13 Mayıs''ta sanatın çiçeklendiği, bozkır çiçekleriyle kaynaştığı, Türkçe''nin billur kaynaklardan aktığı, Yunus gönüllerince yıkandığı, Karamanoğlu Mehmet Bey fermanınca ululandığı bir ilimiz.
Karamanoğlu Mehmet Bey demiş ki; "Şimden girü hiç kimesne kapuda ve divanda ve mecâlis ve seyranda Türki dilinden gayrı dil söylemeye..." Bu demektir ki, "Bundan böyle hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk dilinden başka dil kullanmayacaktır!" Tarih 1277 ve o gün bugün Karamanoğlu Mehmet Bey''in fermanı hükmünü korumaktadır.
Karaman''da iki gün kaldım. Sokaklarda nereye baksam bu söz yazılıydı ve bayraklarla süslüydü ortalık. Bir sevinç bir kıvanç... Diyorlar ki "Türkçe''nin başkenti burası. Atatürk''ün dedeleri Karamanlıdır. Yunus Emre buralıdır." Bu konuda kitaplar yazılmış, belgeler ortaya konmuş.
Karamanlı olmak Karamanlı''ya bir başkalık, bir yiğitçe, yüreklice hal katıyor, yüzlerden belli. Bayramı bütün gönülleriyle kutluyorlar. 723 yıldır... Bilgi şöleni (sempozyum) türbe ziyaretleri, geçit törenleri, konserler, Yunus Emre şiir dinletisi, halı kilim, fotoğraf sergisi yöre yemeklerinin tanıtımı, folklor, tiyatro gösterileri... Türk dünyasından seçkin konuklar da orada idi... Türkçe etrafında kardeş ülkelerin temsilcileriyle bir kaynaşma sergileniyordu aynı zamanda.
Karamanoğlu Mehmet Bey''in 723 yıl öncesinden gelen sesi diriliğini hiç yitirmemiş. Her yıl işte böyle gelincik zamanı Karaman''dan dört bir yana sesleniyor. Türkçe''yi yozlaştıranlara, kısırlaştıranlara, kirletenlere, yabancılaştıranlara da tabii...
Bu yıl ilk defa bu kutlamalar çerçevesinde bir de dil ödülleri verildi. Türk Dil Kurumu''nun yaptığı değerlendirmeye göre Türkçe''yi en iyi kullanan şair yazar ve Kurum seçildi. Buna göre şiirde İlhan Geçer''i, düz yazıda beni, kurum olarak da TRT''yi (Radyo Dairesi Başkanı Çetin Tezcan''ı ve Başkan Yardımcısı Bekir Şahlı''yı) ödüle lâyık görmüşler. Bu ödülün benim için ayrı bir anlam taşıyacağını söylemeliyim. Çünkü dil bir yazarın en önemli malzemesidir. Onu kullanma hüneri, yazarın işçilik gücünü gösterir.
Dil bayramlarının Karaman''daki coşkusundan, parıltısından isterim ki bütün yurt ve bütün Türk dünyası nasiplensin... Dilimizin zenginliklerini, itibarını, dalını çiçeğini korumak babında herkes belli bir şuura sahip olsun. Bakın Türk Dil Kurumu Türkçeyi koruyan ve yabancı adlardan kaçınıp halis Türkçe tabelâ kullananların dükkânlarına aferin anlamında plaket çakıyormuş. Demek ki iş piyasası yabancı adlar takmayı bir sömürge ülkesiymişiz gibi benimseyivermiş. Bir soysuzlaşma alıp başını gidivermiş.
Kutlamaların birinci günü bilgi şöleninde üzerinde durulan konu da buydu. TDK başkanı Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, "Dil Meselesi bağımsızlık meselesi gibi düşünülmeli. Karamanoğlu Mehmet Bey''in fermanı Türk gibi yaşamak anlamını taşır" derken işte bu soysuzlaşmayı eleştirmekteydi.
Gelecek yazımda Dil Bayramı''yla ilgili etkinliklerden söz etmeye devam edeceğim. Çabaları ve bizlere gösterdikleri alâka dolayısıyla Karaman Valisi Sayın Ali Akan''a, Vali Yardımcısı Şerafettin Tuğ''a, İngilizce Öğretmeni Nihal Hıdır''a, Edebiyat ve Türkçe öğretmeni Ömer Pektaş''a, görevli Yücel Keser''e diğer müdür ve öğretmen arkadaşlarımıza, saygıdeğer Karaman halkına, Nas Oteli sahip ve yöneticilerine, defterlerine imzamızı ve üç beş satır karalamamızı isteyen sevgili öğrencilere teşekkürlerimi, saygı ve sevgilerimi iletiyorum.

