Kaydet
a- | +A

Yaz mevsimini vasıflı kitaplarla geçirmeyi ötedenberi bir kural gibi uygularım. Çünkü yaz sıcaklarında üstün nitelikli olmayan kitaplara dayanasım yoktur. Hem kendi yazılarım, roman taslaklarım, hikayelerim sebebiyle öyle durmadan kitap okumaya da zamanım olmuyor. Seçerek okuyorum elbette.

Klimasız da serin duran koca bir taş sofanın serinlettiği evde gölgeli bir odaya çekilip okuyorum. Tam da yaz duygularına, sessiz güzelliklere, mânâ ufuklarına dalmanın zamanı... Öyle uydurulmuş, yaşanmamış, fikri dayanağı olmayan romanlara tahammülüm pek kalmadı. Okurken önemsediğim şey, yazarın ne kadarını yaşadığı, ne kadarını yaşar gibi olduğu, ne kadarını hiç yaşamadığı... Bu anlaşılıyor mu? Elbette. Fakat şunu da unutmamak gerekir: Bazı ustalar, başkalarının yaşadıklarını da maharetle anlatabilirler. Evet muhayyel de olsa bize yaşanmışlığı duyurmalı roman...

Mânâ ufukları dedim. Yalnızca maddede oyalanan, tefekkürü, iç derinliği olmayan romanlar da beni sarmıyor artık. Eskiden okurdum: Albenili sıcak bir dil geçici olarak sarardı beni ama ne var içersinde? Kirli bir bohça, aç açabildiğince. İçersinde kullanacağım hiçbirşey bulamıyorsun; hayatın kirli yüzü diyelim.

Arayış... Ben hep bu sözcük çevresinde toplarım roman yazmayı. Yahut kahramanlarım bu minval üzre döner dururlar. Kabuğumuzu kırabilmek, yaşanmaya değer, en fazla değer olanı bulabilmek...

Afet Ilgaz''ın romanı "Ermiş"ten (İz Yayıncılık) söz etmek istiyorum. İşte yaz günlerimi dolduran roman. Arayış kelimesinin bu romana da yaraştığını söylemeliyim. Roman kahramanının kabuğunu çatlamasına kadar geçen süredeki fikir ve duyuş boyutunu bir o kadar da yaşanmışlıkla bezemiş Afet Ilgaz. Evet arayış... Ege Bölgesinde bir köy.. Yazlıkçılar. Bir kadın yazarın gün gün yaşadıkları, halk ve aydın kucaklaşması içinde o köyün hem günlük hem de rüyalı efsaneli tablosu. Yazardaki değişim; maddeden mânâ iklimlerine dönüş...

Hayır, romanı anlatmayacağım. Herkes bu yazar kadının bir bakıma eşyanın gerisinde ve ötesindekilere nasıl eriştiğini merak etmeli.

Afet Ilgaz''ı romanları, hikayeleri, gazete yazıları ile tanıyorsunuz. "Eşiktekiler", "Aşamalar", Bir Feministin Doğruya Yakın Portresi", "Garip Bir Dava", "Sendika", "Ad Semud Medyen", "Yol", "Yolcu, "Menekşelendi Sular", "Bedriye", "Başörtülüler", "Toprak İnsanları", "Çeribaşı Abdullah''la İdamlık İsmail", "Ölü Bir Kadın Yazar" gibi roman ve hikaye kitapları, gezi çeviri eserleri, İbnül Vakt adıyla yayımlanan denemeleri, ayrıca çocuk romanları bulunuyor. Afet Ilgaz fikri değişimler yaşayan bir yazar olarak bu romanda da böyle bir değişimin eşiğindeki kadın yazarı anlatıyor.

Romanın kahramanı Müjgan "Kulaklarım binbir çeşit masalın, efsanenin, hikayenin anlattıklarıyla dolmuştu. Hem de bu kadar sessizliğin içinde. Öyle sanıyorum ki çok yakında bütün bu sesler duracak. Dışarda da, içimde de büyük, beklediğim bir sessizlik veya sükûnet başlayacak" derken belki de bu romanın adını koyuyor. Sükûnetin romanı... Duruluş... Fakat asıl çalkantının başlangıcı...

Yazar bu köy hayatı içersinde köy kadınlarına karışarak varlığın varoluşun özüne iniyor. Güçlü ve canlı gözlemleri, köy kadınlarının şiveleriyle daha da renklenen anlatımı ve içtenliği ile Batı Anadolu''dan değerli bir roman çıkarmış Afet Ilgaz.