Bu defa da aşktan söz edeyim dedim. Her devirde her kesimde, farklı tezahürlerle de olsa aşkın yeri var. Halk hikayelerimize, mesnevilerimize göz atın, aşk üzerine kuruludur. Şarkılar baştan beri aşkı anlatır.
Bakın, Ayna Grubunun elemanları varoşlardan bir kızı anlatıyorlar son şarkılarında. Saçları sırma Gelincik... Türk filmlerindeki zengin çocuğa aşık, fakir kızı hatırlatsa da hoş bir şarkı. Şimdiye kadar yoksul kesimlerin kızlarından hangi şarkıda bahsedildi?
Aşk esin kaynağı şairin... Şarkılar, şiirler onsuz olamıyor. Aşkı anlatmadan anlatmaya fark var. Kimisi ima ediyor, semboller buluyor kendine, kimisi doğrudan doğruya süslemeden söylüyor. Kimisi bir reddiye ile ifade ediyor ve "Ben seni hiç sevmedim ki..." diyor.
Şehirler büyüse de, anlayışlar değişse de aşk sürüp gidiyor. Kimi zaman sonucu istenmez boyutlara, cinayetlere varsa da...
Aşkın şiirlerde bir söyleniş tonu var... Attila İlhan''ınki vurdulu kırdılı, kendine dönük, kendini paralayan bir aşk... Keskin bıçaklar, sisli yollar, köprüler, karanlıklar... Cemal Süreya''da daha sokulgan, daha kanlı canlı, hayata oturmuş bir aşk.
Genç kuşağın şairlerinden Özcan Ünlü de aşkı anlatıyor. "Aşk Bu Kadar Yakışmamıştı Bana" adlı kitabında. (birey Yayıncılık) Ünlü''nün bununla birlikte yayımlanmış beş kitabı var. "Nokta''ya Şiirler", "Benden Önce", "Aşk Olur", "Korkuya Türkü" ve sözünü ettiğim yeni kitabı...
Özcan Ünlü şehir atmosferinde söylüyor aşkı. Kırgın, mustarip, içe kapanık. Ama o aşkı "yaşamayı anlamlı kılan" bir kavram olarak değerlendiriyor. Ve kitabın ilk şiirinde de adeta bir önsöz niteliğinde şunları söylüyor:
"Mutlaka bir aşk vardır herkesin hayatında
Tutulmamış yeminlerin yerine konulan bir resim.
Birkaç şiir, kırık dökük hatıralar
Volkanlara eş tutulmuş dokunuşlar panayırında
Soğuk beklemelere adanmış yağmur bulutları
Kiraz ağaçlarına asılmış yanlış dilek nişanları
Köy sokaklarından devşirilmiş masumluklar
Sokaklara yığılmış terkedilmişlikler
Ve sair..."
Sayfalar boyunca isimlerle ayırmadığı şiirlerini adeta tek bir şiirmişcesine söylemiş Ünlü. Kitabında yer yer nesir parçaları var, ama onlarda şiir tonunda, şiir sesinde.
Özcan Ünlü''nün zaman zaman kendi sokağını, yakınlarını anlattığı da olur.
Bir yeni zaman şeyhiydi babam
Gülünce dualar okunurdu dilinde
Ağlayınca sönerdi güneş
Ve ağlardı bütün çiçekler
Kitabından seçtiğim şu dörtlük bile onun şiirde aldığı mesafeyi gösteren çarpıcı bir örnek... Bunun ardından belki kendi çocukluğuna, doğduğu ilin esintilerine açılmış bir başka kitap gelebilir.

