Kaydet
a- | +A

Nereye gidiyoruz belli değil... Herkes show yapıyor. Bundan böyle eleman, yetenek seçiminde ne bilgiye, ne görgüye bakılacak sadece ve sadece iyi show yapıyor mu, bir anda 65 milyonluk kitlenin nokta-i nazarını kendisine celbediyor mu, işte kıstas bu olacak...

"Canım, cakı ceki fazla... Oldu bile" diyeceksiniz. Ben her zamanki gibi iyimserlik payımı koyduğumdan bu yolda olduğumuzu değil de, bu yola girdiğimizi söylemeyi tercih ediyorum. Şarkıcının öyle çarpıcı bir tarafı yok, beden ölçüleri de istenen, beğenilen kalıplara uymuyor, belki yetenekli, belki eğitimini de görmüş bu işin; ama bakıyor ki rağbet müziğe değil müziği sunana... Nokta-i nazar meselesi. Hemen showa başvuruyor. Öyle bir şarkı yapmalı ki etrafında fırtınalar kopsun, dinleyene şok geçirtsin. Dakikanın içinde bir şarkı yazıp çiziktiriyor. "So... politikana" yakında benzerleri patlamış mısır gibi patlayacaktır merak edilmesin...

Ben ona kızmıyorum. Algılaması böyle bir zihniyete ayarlı olanların ve bunlardan hoşlananların, sanatı ille de bu yola sürükleyenlerin beklentisi bu... Topluma mal olma meselesi... Şarkıcı unutulmaya başlamış, bakıyor ki has sözden, değerliden anlayan yok, varsa da küçük bir zümre, "Basayım küfrü..." diyor.

Demek ki başka yol kalmadı. Bize sonradan eklenen ve giderek güçlenen maganda zevkine göre ya küfür edeceksiniz, ya soyunacaksınız, ya tuhaf hareketler yapıp, tokadı hak edecek davranışlarda bulunacaksınız, ya kuralları bozacaksınız... Böyle bir gündeyiz.

Bakın şu sıralarda TV kanallarında bir reklam izliyoruz: Bir ses diyor ki: "Size dünyanın en nefis göğüslerini ve en nefis kalçalarını göstereceğiz."

Benim ilk anda aklıma "Bu bir espri olsa gerek" cümlesi düşüyor. "Zahir, nefis göğüs dediği tavuk göğsü muhallebi, kalçalar da kadın budu köfte..." diye düşünüyorum. Bildim bildim, olsa olsa bir lokantadır bu!"

Fakat şu sözlerdeki fütursuzluğa, pervasızlığa, edebi, görgüyü hiçe saymaya bakın! Toplumumuzda yaygınlık kazanan kadınlara bakış biçimi de bugün hep bu mıntıkalar dahilinde dolaşmıyor mu? Sanki mezbahada hayvan sergisini haber veriyor. Bundan on yıl önce TV''de böyle sözler kullanılabilir miydi? Yok canım olamaz, bu kadar densizleştik mi biz? Bu kadar edepten erkandan uzaklaştık mı?

"Enfes kalça, nefes kesen dekolte, insanı kendinden geçiren sırt, kurdeşen eden bacaklar." İşte seviye bu. Ama bakın, işin asıl kötü yanı insanları başka türlü avlayıp tavlayamayacaklarını, ancak bu tür kavramlarla dikkat çekici olabileceklerini düşünmeleri. Bu demektir ki toplum etten başka bir şey düşünemeyen bir cinnet manzarası arzediyor.

Televizyon insanların bastırdıkları yanlarını ortaya çıkardı demek, ya da bir kısım pazarlamacılar içlerinde gizli kalmış arzuları tatmin için toplumu kullanıyor. Topluma bu ilkelliği bilerek aşılıyor. Söyler misiniz bana, şu reklamın metni, sokaklarda kadınlara laf atan işsiz güçsüzlerin zihniyetinden pek mi farklı?