Ramazan ayının bir özelliği de eşi dostu iftarlarda bir araya getirmesi... Hatta çoğumuz işlerimizden vakit bulamadığımız için dostlarımızla görüşme fırsatını ramazan ayında buluyoruz. Katıldığım iftarlardan biri Enver Ören ağabeyimizin Türkiye Gazetesi mensuplarına verdiği iftardı. İhlas Holding''e ait görkemli yemek salonunda, Enver ağabey o akşam hoş, sade, içten bir konuşma yaptı. Ve dedi ki: "Kimisi haram kazancı seçer, kimisi helâl kazancı. Biz helâl yolu seçtik ve bu noktaya geldik." Gelinen noktada terin, emeğin katkısıyla birlikte, istemek ve dilemek gibi hususların da payı olmalıydı. Yemek yediğimiz salona şöyle bir baktım, abartılı, göz alıcı süsleri yok ama, modern mimarinin ve dekorasyonun imkânlarından yararlanılmış, hendesî ağırlıklı, geniş soluklu bir mekân.. Süs bitkileri, kırmızı yolluklar, antik çizgiler taşıyan büfe, yuvarlak masalar... Masalarda, örtülerle uyumlu sarı, turuncu taze çiçekler... Gerçekten özenle hazırlanmış yiyeceklerle orucumuzu açarken, yeniden kaynaşmanın mutluluğu huzuru vardı yüzlerimizde. Ne var ki aramızdan ayrılmış değerli yazarlarımızın yokluğunu duyup hüzünlenmedim değil... Şehir mi büyüdü, biz mi koptuk bilemiyorum, birbirimizin haberlerini bile geç öğrenir olduk. Bakın şu günlerde Amerika''da bir beyin ameliyatı geçirmiş olan Sebahattin Önkibar''ın rahatsızlığını ve ameliyatını Washington''daki yazarımız Hasan Mesut Hazar''ın yazısından öğrendim. Sebahattin Önkibar, gerek yazıları, gerekse TGRT''deki seviyeli "Alternatif" programıyla politikayı adım adım takip eden, üst noktalarda koşturan, uzlaştırıcı yapısıyla takdir kazanan bir arkadaşımız... Yaptığı ve başardığı iş kolay değil; dakikalarla saniyelerle kovalamaca... Kısa zamanda şifa bulmasını diliyorum. Bu kutlu ayda dualarımız onunlu dolu olsun. İftarda masayı bu defa değerli Mim Kemal Öke, Reklâm Genel Koordinatörü Ercüment Pal ve arkadaşlarıyla paylaştık. Mim Kemal''le her telden çalan bir sohbetimiz oldu. Depremden, migrene, oturduğumuz evlere, İstanbul ve deniz sevgisine, Avrupa Birliği''ne, Menderes dönemine, tercih ettiğimiz yemek çeşitlerine kadar... Bu çok yönlü ve yetenekli, ülkemizde yeterince değerlendirilmediğini düşündüğüm altın çocuğun kırmızı et yemediğini, evlerinde ailecek sebzeye ve beyaz ete yer verdiklerini öğrendim... Her zaman yeniliklere açık, orijinal projeleri olan Mim Kemal Öke''nin kapıları cesurca zorlamasını ötedenberi takdir ederim. Yapacağı yapmak istediği pekçok işi var, şimdi yeni bir kitap hazırlığı içinde, gerçekleşmesini diliyorum. Genel Yayın Müdürümüz Kenan Akın yine kusursuz ev sahipliği ile güzel bir iftarın gerçekleşmesine vesile oldu.
Enver Ağabey yemeğin sonundaki konuşmasında bundan sonra ramazandan ramazana değil, başka vesilelerle daha sık bir araya gelebileceğimizi, gazetenin çok daha iyi, çok daha mükemmel olması için yeni hamleler yapacaklarını müjdeledi. Bizim de dileğimiz, dualarımız bu yolda.

