Kaydet
a- | +A

Gönen''den yazan Elif Kajal kendisine kitap tavsiye etmemi istemiş. Kışın ve şu sıralar elime pek çok kitap geçti. Kimilerini okumaya çalıştım. Ülkemizde okuma oranının pek yüksek olmamasına rağmen, art arda birçok kitap yayımlanıyor ve içlerinde değerli olanlar pek çok: Elif''e ve onun gibi tavsiye bekleyenlere şu an masamda duran kitaplardan bir sıralama yapabilirim.

Fethi Gemuhluoğlu''nun anısına yayımlanmış "Gerçek Olan Aşktır" (0212 216 51 44) adlı kitapta onun için yazılmış şiirler ve yazılarla birlikte kendi şiirlerini ve meşhur "Dostluk Üzerine" sohbetini buluyoruz. Bu gönül adamının zamanında geniş çevreleri kucaklayan varlığını tanımayı kim istemez?

İslam kisvesi altında dehşet saçan terörün sosyolojisinin incelendiği "Hariciler ve Hizbullah" (Taha Akyol-Doğan Kitap), yeni bir romancıyı müjdeleyen "Efendi Dayının Kozalakları" (Metin Savaş-Tuzla Belediyesi Roman Armağanı Birincilik Ödülü-Şehir Yayınları) tavsiye edeceğim nitelikte eserler...

Bu arada Ötüken Yayınları''ndan çıkan ve kitapseverlerin dikkatine sunacağım eserler şunlar:

Değerli romancı Durali Yılmaz''ın sahih rivayetlerden yola çıkarak roman üslubu içerisinde ilk İslam ümmetini oluşturanları anlattığı "Kutup Yıldızları", bir başka değerli romancı ve fikir adamı Mehmet Niyazi''nin bu defa düşünce çilesi eseri "Medeniyetimizin Analizi ve Geleceği", kitaplığınızla birlikte dünyanıza zenginlik katabilir.

Böyle bir nisan gününde kaybettiğimiz büyük fikir adamı Prof. Dr. Erol Güngör''ün eserlerinden "Türkiye''de Misyoner Faaliyetleri", "Sosyal Psikoloji", "İktisadi Gelişmenin Merhaleleri", Azerbaycan''ın atası Bahtiyar Vahabzade"nin düz yazılarını bir araya getiren "Ömürden Sayfalar"ı altını çizdiğim kitaplar... A. Turan Alkan''ın "Yol Türküleri" ve "Kurşunkalem Yazıları", İskender Pala''nın "Ah minel Aşk"ı, A. Haluk Dursun''un "İstanbul''da Yaşama Sanatı", Mahmut Muhtar''ın "Maziye Bir Nazar" adıyla Erol Kılınç tarafından sadeleştirilerek yayına hazırlanan Türkiye-Almanya münasebetleriyle ilgili eseri de dikkatlerinize sunabileceğim eserler...

Hepsi de seçkin imzaları taşıyan bu kitaplar okuyanlara tarihimiz, şiirimiz, medeniyetimiz, sosyoloji hakkında ufuklar açacak niteliktedir.

Tam da erguvan, salkım, mimoza, leylak, at kestanesi ve ıhlamur çiçeklerinin coşkun günlerinde bir İstanbul sevdalısı olduğu görülen A. Haluk Dursun''un "İstanbul''da Yaşama Sanatı"ndaki çiçekler ağaçlar fışkıran satırlarından birkaçını buraya alıyorum. İstanbul''da Hidiv Kasrı bahçesindeki bir meşeyi bakın nasıl anlatıyor: "Efendim bu benim ihtiyar meşem iki büklüm haline rağmen yine de ayakta durmaya çalışmakta, pörsümüş, pütürlü, hafif yosunlu derisi, yeni kabuğuyla çayırlıkta kalakalmış; fakat iri yaprakları koyu sarı hale geldikçe, dibindeki yeşil çimenlerle ortaya öyle bir armoni çıkarıyor ki; al gözüm seyreyle... Her sene en güzel zamanında onu ziyarete gittiğimde yanımda mutlaka onunla tanışacak bir genç götürürüm. Çünkü bilirim ki, o iki büklüm haline rağmen benden çok yaşayacak, derisi daha çok pörsüse, kabukları kalınlaşsa bile yine Yaratıcı''nın ona ağaç olarak vermiş olduğu ömür bize insan olarak verdiği ömürden uzun olacak. Ben toprak olduktan sonra da kendisine götürüp tanıştırdığım gençler hep İstanbul''un bu en yaşlı, bu en güzel meşesini bilecekler, görmeye gidecekler."