Çocuklar Pokemon bağımlısı oldular. Her gün bu üstün güçlerin yeni maceralarıyla karşı karşıyalar. Yiyeceklerinde Pokemon, oyunlarında Pokemon... Habire Pokemon boyuyor, patates gevreklerinden çıkan üstü Pokemon resimli markalarla oyun oynuyorlar. Oyun da oyun olsa...
Pokemon yerine başka bir hayalgücü ürünü çıksa ve bu şeyi her gün karşılarında bulsalar, belki ona da bağımlı olacaklardı. Çünkü çocuklar daraldıkları bunaldıkları zaman, biraz da o dönem gereği, birşeylere sığınma ihtiyacı duyarlar. Adı ister Pokemon olsun, ister Şirinler ya da Casper, Süperman... Dikkat ederseniz hepsinde normal insanın erişemeyeceği yetenek ve güçler var. Bazen bu masallar istenmez olaylara da sebep olabiliyor. Geçenlerde bir çocuğun kendisini uçan Pokemon sanıp boşluğa bırakması bu tür olaylardan... Demek ki Pokemon tutkunluğu acı sonuçlara ulaşmaya başladı.
Aslında yanlışlık çocuklara hayal ve gerçeği ayırdetmede yardımcı olamayan anne ve babalarda olsa gerek. Fakat işin bir başka yanı daha var; çocukları hayal kahramanlara bu denli bağlayan şeyde evde yaşanan istenmez dayanılmaz gerçeklerin de payı yok mudur acaba? Yalnız çocuklar değil büyükler bile eğer yaşadıkları hayat baskılı, sıkıcı, kavgalı ve tatsız tuzsuz ise kimi zaman yapıcı etkinliklere bağlanır, kimi zaman da hayalgücüne, gerçek dışı birşeylere tutunurlar. Gördüğüm kadarıyla bu Pokemon tutkunluğunda, bu aşırı ilgide derslerin yoğunluğu, evde ve okullardaki baskıların da payı olmalı...
Fakat Pokemon artık zararlı olmaya başladı. Hem saldırıyı telkin ettiği için, hem de aşırı tutku haline geldiği için... Pokemon''un girmediği alan hemen hemen kalmadı. Oyuncağından tişörte, cips ve mısır gevreklerine kadar... Malını satmak isteyen mısır patates gevreği üreticileri bu pek sevilen Pokemon''dan yararlanmaya kalktılar. Öyle ki çocuklar her dakika bakkallarda marketlerde, gevrek paketlerinden çıkacak Pokemonlu "Tas"ların peşindeler... Her mahallede, her sokakta, her parkta öbek öbek çocuk Tas oynuyor. Çocuklara birşeyi men etmek için baskı yapılmasına karşıyım. Bu tür tutkunlukların dozunu azaltmanın bazı yolları olmalı. Kötü birşeyi sözle mantıklı açıklamak gibi... Tabii üreticilerin bu yaman oyunu keselere de zarar vermeye başladı. Bir paket gevrek ikiyüz, beşyüz veya bir milyon lira... Üstelik üstünde "Boş yok" ifadesi olduğu halde çoğu da boş çıkıyor. Yenmeyen ve mutfakları yığın yığın dolduran, sonunda çöpe atılan gevreklere ne demeli? Çocuk adeta müptelası olmuş, içinden Tas çıkmayınca ağlıyor tepiniyor, bir tane daha istiyor.
Yalan ve aldatmaca ile çocukların iç dünyalarını altüst edip kafalarını bu saçmalıkla işgal ederek mal satmaya ticaret mi deniyor? Benim bildiğim, eski zamanlarda kullanılan, ticaret ahlakı diye bir kavram vardı. Böylesi dar bir zamanda çocukların defter, kalem, silgi, kitap, meyve, et, süt, gezme, hava alma gibi ihtiyaçlara gidecek paraları bu Taslara harcanıyor ve bunları üretenlerin milyarlarına iltihak eyliyor. Adamlar herhalde birbirlerini öpüp kutluyor, başarı (!)larından dolayı ellerini birbirine çakıyorlardır...
Ben bu yazıyı yazarken "Paketler toplanıyor, içlerine Tas konmayacakmış" diye haberler geldi kulağıma, umarım doğrudur.

