Kaydet
a- | +A

Demirel''in cumhurbaşkanlığı görevini yeni cumhurbaşkanı Sezer''e devredip evdeşiyle evine dönüş tablosunu seyrettikten sonra bir güzelim ilâhi dilime düştü.

Seyrimde bir şehre vardım Gördüm sarayı güldür gül Sultanın tacı tahtı Bağı duvarı güldür gül

Gül alır gül satarlar Gülden terazi tutarlar Gülü gül ile tartarlar Çarşı pazar güldür gül

Ümmi Sinan bir söylemiş, pir söylemiş; şundan güzel söz mü olur? Gül demek erdem demek, güzellik demek. Süleyman Demirel''in baharla kucaklaşmış Güniz sokağındaki evine gelişi işte böylesi bir gül yağmuru altında gerçekleşti ve gül, gül ile tartıldı. Gül derlemeye çıkmanın alın açıklığıyla inişli yokuşlu bir yol kat eden Demirel''in arabasının rengi yağan güllerle siyahtan pembeye dönüşüverdi. Demirel tarihe bir ilki yazdı vedaların en güzelini, veda değil tam tersi bir kavuşmayı resmetti Ankara sokaklarına. Evinin penceresinden yaptığı o çok hoş, içten konuşmada zaten kendisi de bu kavuşmayı dile getirdi. "Aranıza döndüm!" dedi. "Baba nerede, biz orada!" diyen halka... Bu pencere Demirel''in siyasi hayatında hep açıklığa bakma felsefesinin, halkla kaynaşma ülküsünün de mânâlı bir görüntüsüydü. Hiç kimseye böyle bayrama benzer bir ayrılık günü nasib olmamıştır. Evet gül ile tartılmış, bıktırmadan küstürmeden, elden ayaktan düşmeden, tam tersine zindelikle, hayat dolu, daha yapacak işleri olduğunu göstererek, sevildiğini, milletin kendisini nasıl bağrına bastığını görerek Çankaya''dan ayrılmıştır. Demirel bu noktaya "Büyük Türkiye" idealiyle gelmiştir. Kimileri 1960''lı yıllardan itibaren onu kucaklamış, kimileri yerden yere vurmuştur. Ne var ki onun en önemli başarısı halkın psikolojisini iyi bilen, okuyan, düşünen, gerçeklerin izinden giden, uygulamaya değer veren, kalabalıklara geçit açan, yasaları iyi değerlendiren, vazgeçilmez değerleri korumada ısrar eden bir insan olmasında yatar. Hiçbir devlet adamı onun kadar eleştirilmemiş, karikatürlere onun kadar geçmemiştir. Hiçbir devlet adamının birçok komedyen tarafından bunca taklidi yapılmamıştır. Bütün bunlar Süleyman Demirel''in sembolleşmesine yaramıştır ve ilginçtir Demirel''e kızgınlıklar giderek hayranlığa dönüşmüştür. Süleyman Demirel bir devrin biçimlenişinin en büyük mimarlarındandır. Değişimleri kucaklayarak fakat halkça üslûbunu koruyarak bugünlere gelmiştir. Bu üslûba, bu tecrübeye, bu siyaset dehasına ihtiyacımız var...