Eski Anadolu Türkçesinde kulağa, göze hoş gelen kimi kelimeler, söyleyişler var ki zamanla kayboluvermişler. Türk dilinin zenginliklerini görebilmek için o çağa, mesela Yunus Emre''nin şiirlerine bakmak gerek. Esasen Yunus''un dili, yaşadığı çağı 13. yüzyılı verecek çaptadır. Türk dili 13. asırda onunla kemal noktasındadır. O dile imkânlar vermiş, benzersiz renkler vurmuştur. Yunus dilinde görülen fakat bugün kullanılmayan kelimelerin çoğu öylesine Türkçedir ki, insan kaybolmalarına yazıklanıyor. Ben bunlardan bazılarını günümüz diline, romana alarak onlara yeniden hayat vermeye çalışıyorum. Dikkatimi çeken sadece bu kelimeler değil, yardımcı fiillerle yapılan söyleyiş biçimleridir. Mesela düşe geldim, coşa geldim, gibi ifadeler... Yunus Emre, basitçe diline kolay "coştum" demiyor, "coşa geldim" diyor. Şiir dili işte budur.
Dünyaya çok gelip gittim Erenler eteğin tuttum Kudret ününü işittim Kaynayıban cuşa geldim.
Sert söz ile gönül yıktım Od oldum canları yaktım Sırrımı bu halka çaktım Âleme temâşa geldim.
Görüldüğü gibi "geldim" redifindeki söyleyiş güzelliği hemen farkediliyor.
Aşık oldum ay yüze, Nisar oldum bal ağıza Nazar kıldım kara göze Siyah olup kaşa geldim (Kaynak: Ahmet Kabaklı-"Yunus Emre")
"Dosta gidelim" sözü de öyle. Gelmek ve gitmek; Yunus bu ikisini bir dünya görüşü çerçevesinde kullanıyor. Bu kelimeler onun kendi gel-git''ine, gezginliğine uyuyor. Çünkü o yürüyen yürüdükçe öğrenen, bilgeleşen biridir. Mesela şu göyünmek (içten yanmak) ne güzel, ne güçlü bir sözcük. Belki Anadolu''da bir yerlerde kullanılıyordur. Göyünmek, üzülmek kelimesinin veremediklerini veriyor. Pamuğun bellisizce yanışı gibi... Sonra, banlamak (seslenmek), yol dokumak (boyuna gitmek), utmak (üstün gelmek), yavı kılmak (kaybetmek), süsmek (yerden bitmek), dalbınmak (çırpınmak), boşumak (öfkelenmek), ayıtmak (söz söylemek) bugün unutulmuş ifadeler... Hele şu "-gıl, -gil" ekini hangi ayaz kesivermiş, hangi fırtına koparmış dersiniz?
Ey gönül! Açgıl gözün, fikrin yavlak uzatmagıl Bakgıl kendi dirliğine, kimse aybın gözetmegil.
Yunus''un dilini yeniden düşünmeliyiz... Bir vakitler onun diline ışık saçmış kelimeler kumda bulunmuş değerli taşlar gibi geliyor bana. Onları yeniden dilimize kavuşturabiliriz diye düşünüyorum.

