Kaydet
a- | +A

Son dönemlere damgasını vuran ekonomik gelişmeler yavaş yavaş piyasalar üzerindeki etkisini yitirmeye başlamış gibi görünüyor. Şimdi sıra da her zaman piyasaların başrol oyuncusu olan siyasetteki gelişmelere geldi. Hükümet ortakları arasındaki ilişkiler, dış politika derken nefesler tutuldu. Haftanın son günü ise piyasaların imdadına S&P''den gelen açıklama yetişti.

IMF''ten 10 milyar dolarlık ek yardım ile ilgili olumlu açıklamaların ardından para piyasaları az da olsa durulur gibi olmuştu. Faizler düşmüş, döviz istikrara kavuşmuş, borsada ise uzun zamandan bu yana görülmeyen 12 bin seviyelerine çıkılmıştı. Ancak geçtiğimiz hafta, ülkenin gündemi tamamen değişti. Kıbrıs meselesi, ABD''nin teröre karşı yapılan mücadelede ikinci adres olarak Irak''ı göstermesi ve MHP''li eski bakan Koray Aydın hakkında verilen gensoru önergesinin kabul edilmesi piyasaları oldukça tedirgin etti.

Geçtiğimiz hafta piyasalar birçok firmanın yaptığı yüksek oranlı indirimlerin etkisiyle canlanan talebin genele yayılacağı ve durgunluktan çıkıldığı düşüncesi ile moralle başladı. Ancak indirimlerin sona ermesi ile bir anda kesilen talep gerçekleri bir kez daha hatırlattı. Para piyasalarında durulma net bir şekilde gözlemleniyordu. Açıklanan niyet mektubu oldukça zorlu bir 2002 yılının bizi beklediğini bir kez daha ortaya koydu. 2002 yılının ekonomik anlamda 2001 yılından daha kötü olmayacağı konusunda piyasalar hem fikirdi. Para piyasalarında aşırı dalgalanmaların olmayacağı az da olsa istikrara kavuşulabileceği düşüncesi hakimdi. Gerek dövizin, gerek faizlerin ekonomik anlamda kısa vadede daha fazla düşme ihtimalinin olmaması, borsanın ise 12 bin seviyelerinin üzerine çıkabilmesi için de şirket bazında karlılığa yansıyan bir gelişme olmaması piyasaların bu seviyelerde durmasına neden oldu. Ancak tam o noktada gündeme siyaset tüm ağırlığıyla oturdu. Hem de Kıbrıs gibi, Irak gibi hassas konularla gündeme geldi. Türkiye''nin uzun vadeli perspektifinde çok önemli yere sahip olan bu meseleler tabii olarak piyasaları tedirgin etti. Bu gelişmeler de piyasalarda çok net etkisini gösterdi. Borsa 10 bin 500 seviyelerine kadar geriledi. Haftanın son günü ise piyasaların imdadına S&P yetişti. S&P Türkiye''nin görünümünü negatiften durağana çevirdiğini açıkladı. Bu da aslında S&P''nin de 2002 yılında toparlanma olacağı beklentisini yansıtıyordu. Bu hafta ise, yine piyasaları yoğun bir gündem bekliyor. Pazartesi günü IMF rutin görüşmeleri için tekrar Türkiye''ye geliyor. 2002 bütçe Pazartesi gününden itibaren Meclis''te tartışmaya başlanacak. Pazartesi günü Kasım ayı enflasyonu açıklanacak. Ayrıca Tasarruf Mevduat Sigorta Fonundaki bazı bankaların satışları ile ilgili son aşamalara gelinecek. Tüm bu gündem maddeleri için genel beklentiler olumlu. Ancak Türkiye her an kriz üretebilen, bir krizden çıkarken bir diğerine yakalanabilen oldukça özel bir ülke. Bu açıdan bakıldığında bir sonraki haftayı tahmin etmek bile zor görünüyor. Ancak mevcut şartlarda siyasette olumsuz bir seyir olmadığı takdirde, piyasaların bir miktar rahatlayabileceğini söyleyebiliriz.