Düşüncede değişim devam ediyor. Haftası haftasına uymuyor Trabzonspor''un. Bu maçta, onbiri değiştirmek geldi akıllarına. En önemli maçlarda forma giyenler kulübede, fark yaptığı maçlarda bile şans vermedikleri çizgilerin içinde.
"Rakip zayıf, bu maçta oynatmayacağız da, hangi maçta oynatacağız" denebilir.
Fakat madalyonun bir başka yüzü var. Bu zayıf rakip düşme potasında. Alacağı puanlar, çok takımı ilgilendiriyor.
Bir devrede girdiği altı net pozisyonun yarısını Sertan gole çevirebilse, kime nasıl açıklarsınız?
Ben biliyorum, bu zayıf takım yüreği, yeteneği, neyi varsa ortaya koydu, bileğinin hakkıyla üç puanı kazandı.
Haftalardır yazıp geliyoruz, bu kadro bu kadar oynar. Hiç bir şablona uymayan, birbirini tamamlamayan futbolcular topluluğu... Bilmeyene nasıl anlatırsınız? Yaktı diyecekler... Kıyak, şike yaptı diyen ağızları nasıl kapatacaksınız? Aslında, 8-7, 10-9 gibi skorlarla bitmeliydi maç.
Takım savunması diye bir şey yoktu iki tarafta da. İki pas yapan, topu rakip kaleye doğru taşıyan, kaleciyi karşısında buluyordu.
Trabzonsporlu futbolcular, bu tip pozisyonları aylardır gol yapamıyordu. Şaşılacak bir şey yok. Dün yapamadıklarını, bugün de yapamadılar.
İstanbulspor tarihi farkı kaçırdı. Bir maçta eksi olan averajını düzeltebilirdi.
Sertan her zamanki çotozluğundaydı. Bir de kaleci Metin Aktaş 5 gol yemesine rağmen en iyi maçlarından birini oynadı.
İstanbulspor iki farkı yakaladıktan sonra bordo-mavili forma adına utanç dakikaları başladı.
Bir tarafta yüreksiz, kişiliksiz, futbol şahsiyetini kaybetmiş futbolcular topluluğu, bir tarafta canını dişine takmış, kurtuluş mücadelesini verenlerin maçı sahne aldı.
İstanbulsporlular attı da attı, Trabzonsporlular baktı da baktı.
Gözlerime inanamadım... Bu da mı gelecekti Trabzonspor''un başına?
Tebrikler, sayın yetkililer...
Bu ayıp, size yeter!.. Hakem Sadık İlhan çok temiz maç yönetti.

