Kaydet
a- | +A

Üç futbolcu daha transfer edeceklerini söylüyorlar. Orta sahaya bir usta, forvete bir tamamlayıcı, bir de joker özelliğinde, her mevkide görev alabilecek yetenekli bir futbolcu. Alınanlar ve alınacaklarla çok güçlü bir Trabzonspor çıkıyor ortaya. Gelecek üç yeni ismin kim olduklarını bilmiyoruz. Ancak inancım şu ki, sayın başkanın alacağı yeni futbolcular, bu sezon aldıklarından aşağı kalitede olmayacak. Evet, evet, bu satırlar Şirin Berber''in aklından çıkıyor. Üç senedir yaptığı icraatların bir çoğuna onay vermeyen kalem; "Sayın Mehmet Ali Yılmaz için iyisini, daha iyisini yapacak" yazıyor. Tabii ki, böyle yazmamızın sebebi var.

Bu sezon farklı... Fark Aralık''taki kongre. Kongreye güçlü girmek istiyor sayın başkan. Hesap Trabzonspor''un kendinde kalması üzerine... Takım güçlü olacak, kulüp borçlu olacak, kimse cesaret edip yükün altına giremeyecek... Az zaman önce yazmış sayın başkanımın futbolu çok iyi bildiğini, Tetteh, Oliveira, Shaka, Kalitvintsev, Misse Misse gibi yabancılarla, Fethi, Recep, Selim, Tansel, Seyit Cem, Bülent, Yusuf, Murat gibi düşük kalite futbolcularla zirveye oynayamayacağının farkında olduğunu aktarmıştım. 35 senedir futbolun içinde olan, 20 yıl başkanlık yapmış, sporun bakanlık koltuğunda oturmuş bir futbol adamının bu kadar futbol cahili olamayacağını iddia etmiştim. Sayın başkan "Yanlış yapmadım, yanlış yönlendirdim" derken, biz, "Hayır sayın başkan, herşeyi bile bile yaptınız" demiştik... Gördüğünüz gibi sayın başkan bizi haklı çıkarttı. O zaman niyet başkaydı, şimdi başka. O zaman niye böyle, şimdi niye böyle; ona biz karışamayız. Onun hesabını Trabzonspor camiası yapsın. Mali genel kurulda iki elini birden kaldıran üyeler düşünsün, cevap versin. Üç sezondur, taraftarlarına mide krampları geçiren sayın başkan, 2000 - 2001 sezonuna çok iddialı bir kadroyla giriyor. Futbolcu kadrosunda bir tane boş adam yok. Orhan''ın çok hizmeti geçti, gerekirse görev verilir. Erman''ın ne olduğu tam olarak anlaşılamadı. Bir de kaptan Hami var. Orhan ve Erman''ın kalmasında problem yok.. Oynasalar da olur, oynamasalar da. Problem Hami''de... Giray Bulak, 90 dakika pres yapan, çok tempolu oynayan bir ekip istiyor. Kafasındaki futbol yapısı bu.

Zaten başka bir futbol anlayışıyla bu ligde netice almak zor. Rakiplerin kadrolarına bakarsak hemen hemen imkansız. Şimdi sayın Giray Bulak, bu oyun düşüncesinin hangi kademesinde Hami''ye yer verecek. Hami top kapmıyor, pres yapmıyor. Eski çabukluğu kalmamış, çalım atıp rakipten kurtulamıyor. Duran toplarda eski becerisini kaybetmiş. Sözün özü; son yıllardaki performansıyla Hami, yüksek tempolu oynanan futbolun dışına çıktı. Schalke ve Milli Takım''daki verimsizliğinin sebebi bu. Hami, Türk futbolunda çok büyük başarılara imza attı... Trabzonspor''a çok hizmetleri oldu. Bugün için her şey Hami''nin kendisinde. Ya çok çalışacak, futbol dışı hayatından feragat ederek performansını en yükseğe çıkartacak ya da "Bu yük bana ağır geliyor" diyerek hastalığı kökünden halledecek. Evet sayın Bulak, artık herşey hazır.. Un var, şeker var, iş kalıyor helvayı üretmeye... Bak sevgili hocam; hakemlere suç bulmak yok... Rakiplere bulaşmak yok... Kadro mazereti yok... Havadan sudan sebepler yok... Kalbinizi temiz tutacaksınız, işinize bakacaksınız. Belki de bu Trabzonspor''un son şansı... Lütfen bir darbe de siz vurmayın...