Kaydet
a- | +A

Bütün hesapları yaptılar. En küçük detayı gözden kaçırmadan şampiyonaya geldiler. Her Alman''ın kafasındaki onbir budur. Aynı şekilde Rumenler''in buluştuğu doğru da bu onbirdir. Onlar dünya markası. Onların futbolu anlama, oynama mantaliteleri örnektir. Teknik adamı inat, kıskançlık, gurur, kibir üzere hareket etmez. Onlarda hesap, malzemeden en yüksek verim alma üzerinedir. Anlaşılan o ki; bu çizgiye çıkmak için çok zaman bekleyeceğiz. Turnuvanın ilk maçını oynadık. Tartıştığımız konulara bir bakın.

İki farklı ekolün maçını izledik. Makine düzeninde oynayan, en çabuk şekilde topu uygun arkadaşına aktaran, aynı süratle boşa çıkan, süslemeden, hareketin fazlasını yapmadan oynayan Almanlar''la aynı kollektif düzen içinde kişisel becerisini her fırsatta kullanan, bireysel yetenekleri yüksek Rumenler''in maçı. İlk dakikalarda gelen Türk Ligi patentli İlie-Moldovan golü heyecanı daha da arttırdı. Dakikalar ilerledikçe Almanlar maça ağırlığını koydu. Çabuk ve basit oyun, kondisyon üstünlüğü, ikili mücadele kaybetmeme özelliği Almanlar''ı her alanda hakim kıldı.

Yarım saatlik bölümde oyunun sonucu belli oldu. Almanlar kalabalık Rumen savunması arasından gol üretecek, Rumenler kontratakla boşluğa kaçıp pozizyon bulacak. Jeremies ile Hagi''yi kilitleyen Ribbeck, suyu kaynağından kesti. Çok geçmeden Mehmet Scholl''un golü geldi. İkinci yarıda da aynı filmi seyrettik. Birkaç çabuk hücum fırsatı bulan Romanya... Her türlü varyasyonu deneyerek gol arayan Almanya.

İki taraf da önemli pozisyonlar buldu. Moldovan birinde topu Matthaeus''un ayaklarına nişanladı, diğerinde ise zor olanı yaptı. İlie cezasahasında indirildi, hakem penaltıyı vermedi.

Daha çok topa sahip olan Almanlar kenar ortalarla rakibi bunalttı. Bierhoff ve Ziege''nin kafa şutları çerçeveyi bulmadı. Oyun kalitesinin vasatın üzerine çıkmadığı mücadelede başka gol olmadı. Savunmalar başarılı, golcüler eksi not aldı.