İki doksan, bir 45 dakika izledim, bir müspet hareketini göremedim. İri kalıbına rağmen kafaya çıkamıyor. Üzerine atılan topları karşılayamıyor. Kale önü kalabalığını bıraktım, taçtan ayağına atılan topu bile düzeltip arkadaşına veremiyor. Çalım, şut, duvar pası, boş saha oluşturma, hiç bir özel yeteneği yok.
Tüm iyimserliğimi kullandım üç maç bekledim. Aslında bir futbolcunun ne kapasitede olduğunu anlamak için bu kadar beklememize gerek yok. İlk maçın ilk on dakikasında kararı verdim, fakat Giray Bulak''ın iki ay ısrarla bu Norveçli''yi istediğini düşündüm. Erken karar vermeyelim, taraftarı yanlış bilgilendirmeyelim duygusuna kapıldım. Bursa maçı bitiminde Bulak''a sordum. "Norveç''te seyrettiğiniz Lange ile Trabzonspor''da oynayan Lange''nin performansını karşılaştırır mısınız?" Cevabı "Yüzde 70 fark var" olmuştu. Flo''nun veliahtı diyorlar, peşine gazeteci gönderiyorlar. Bu arkadaş Flo''nun ayakkabılarını taşıyamaz. Dilerim yanılan biz oluruz.
Selahattin, Hüseyin artı bir milyon dolar karşılığı alınan Zafer. Üç maçtır verimsiz. Sanki geçen yılın parlayan Zafer''i değil. İyi futbolcu olduğundan hiç şüphem yok. Çocuğa zaman vermeli...
Sevgili Giray hocam, takım savunmasınını doğru taşlar üzerine oturttunuz, hücum hattında hata ettiniz. Haziran''da yaptığınız gol hesabını tutturamadınız. Seçtiğiniz orta sahalardan rakip ceza sahasına giren yok. Hami-Lange üzerine hücumu kurdunuz, onların da kale önü kalabalığında rakibe verdiği en küçük rahatsızlığı yok. 16 sezondur Hami''yi seyrederim, her zaman boş sahaların adamı olmuştur. Sevmez kalabalıkları. Yanlardan orta yapar, uzaklardan şutlar atar, çabuk hücumlarda faydalı olur. Hami orta sahaya yanaşıyor, kalenin uzağında aldığı toplarla kendine has becerisiyle etkili oluyor. Halbuki bu orta sahanın topu rakip kalenin etrafına getirme sorunu yok. Yani senin takımının ceza sahası içinde savaşacak hücumculara ihtiyacı var.
Özel maçlarda denediniz, ligde ısrar ettiniz illada 3-6-1''i zorladınız, zaman zaman 3-5-2.
Bu şekilde bu iş olmuyor. Bugün dünyanın uyguladığı dörtlü zinciri, bir başka deyişle tandemi deneyebilirsiniz. Sanıyorum o zaman daha çok verim alırsınız. Kadro kurmanız dahada kolaylaşır. Osman-Nikolovski-Gökdeniz-Abdülkadir, arka blok, Tamer-Erhan-Sergen-Hami(Jarko) orta saha. Bu halde daha uygun olabilir. 15 günlük ara var, bir deneyin hocam. Sergen-Hami ikilisine aynı anda forma verme şansınız olabilir. Bu şekilde defans ve orta saha çok uysa da, ilerdeki iki formayı taşıyacak futbolcu yok. Vugrineç, Fatih, Selahattin, üç forveti satan siz, yerlerine bir adam alamadınız.
İki yardımcı günlerdir gurbetlerde, Giray hoca arayı değerlendirdi o da Bulgar ellerinde. Nisan''larda, Mayıs''larda yapamadıklarını bu gün yapma peşindeler. Boş formaların içine adam arıyorlar.
Sayın başkan hergün ekranlarda, bombayı patlatacakmış. Efendim acele edin Trabzonsporlular sabır taşı oldu. Biraz etrafınıza bakın, elin oğlu gün geçmiyor ki bir dünya ismi almasın. Üstelik başkaları sizin kadar iddialı konuşmuyor. Siz büyük başkansınız. Yirmi yıldır o apoleti takıyorsunuz.
Trabzonspor tıkanmıştır. Tek çıkış yolu iki becerikli forvet adamı almaktır. Hocaya sonsuz yetki verdik demeyle bu işler olmaz. Hocaya para verin sayın başkan, işe yaramıyor. Bakayako''yu niye almadınız, ya da Çek Koller''i, Bursa''lı Murat''ı? Etiketler fazla mı geldi?
Fedekarlık yaptığınızı söylüyorsunuz. Sonuçlardan siz de memnun değilmişsiniz. Üzülüyormuşsunuz. Biraz kendinizi düşünün sayın başkanım! Gelin kendinize eziyet etmeyin! Yeter bu kadar yıprandığınız! Aralıktaki kongreyi bile beklemeyin, bu günden tezi yok bu yükten kurtulun! Yeter bu kadar sıkıntı! Üç senedir çok çektiniz, sağlığınızdan olacaksınız!
Sonuçta nasılsa bir donsuz, bir asalak, bir sinek ya da bir böcek o kulübe sahip çıkar, yeter kendinize eziyet etmeyin!

