Kötü başladık maça. 20 dakikalık bölümde zor anlar yaşadık. Adam paylaşımı, kademe hataları yaptık. Oyun şablonunu oturtamadık. İtalyanların diri olduğu bu bölümde ortasahada yetersiz kaldık. Abdullah''ın açıklarını kapatmaktan savunma düzenimiz bozuldu. Ogün ve Alpay''ın savaşıyla grogi durumdan kurtulduk. Hakan Şükür''ün İtalyan defansı üzerinde kurduğu etkili pres, takımımızı öne çıkarttı. Defans ve ortasahamız üzerindeki baskı azaldı. Boşalan alanda pas yaptık oyunu yönlendirdik. Ortadaki üstünlüğümüzü gol sahasına taşıyamadık. Hücumda çoğalmayı beceremedik. İkinci devreye de dağınık başladık. İlk atağında İtalyanlar golü buldu. Şok kısa sürdü. Küçük adam Okan büyük sıçradı. 1.90''lık kalecinin üstünden tarihi değiştirdi. Türk futbolunun şampiyona golünü buldu.
Hakem Hugh Dallas''ın ağır kararıyla maçı kaybettik. Aynı hakem altı pasta Sergen''e yapılan faulu es geçti. Kazanan onlar üzülen biz olduk.
Her zamanki söz "Yenildik ama ezilmedik"... İşte ben bu söze isyan ediyorum. Hayır efendim, hayır efendim. Türk futbolu bu çizgiyi çoktan aştı. Kaybetmemizin sebebi malzemeyi yanlış kullanmamızdır. Şampiyona hazırlıklarında hata yapmamızdır. İlk 11 seçiminde oyuncu değişikliklerindeki arazlarımızdır.
Türk futbolunu temsil edemedik. Ligimizin kalitesini bu maça yansıtamadık. En basit savunma prensiplerini dahi beceremedik. Yenildiğimiz bu İtalyanlar''ın bizden tek fazlası; takım savunmasıdır.
Tribünde oturan binler, ekran başındaki milyonlar yanlışa isyan etti. Onlar sebebi anladı, sayın Denizli anlayamadı. Sonuçta tribünler "Denizli dışarı, Denizli istifa" sesleriyle maçı tamamladı.

