Kaydet
a- | +A

Bir deprem anında kişisel olarak almamız gereken tedbirleri, okuyucularımızla paylaşmaya bu hafta da devam ediyoruz. Binayı terk ederken mutlaka başınızı yüksekten veya tavandan düşen nesnelerden (tuğla, kiremit, avize vb.) korumalısınız. Bu aşamada yastık bir işe yaramayacak, aksine çevrenizi görmenize ve sesleri duymanıza engel olacaktır. Bir kask veya baret, bulamazsanız bir sandalye, bir tahta parçası, büyük ve kalın bir kitap işinize yarayabilir.

Eğer binayı 10-15 saniye içinde terk edemiyorsanız, kesinlikle merdivenlerden, merdiven boşluklarından uzak durunuz. Asansör bir tuzak, kullanmayınız. Yıkılan binalarda en yüksek oranda ölüm bu noktalarda meydana gelmekte. Birinci kattan daha yüksekteyseniz, atlamayı denemeyiniz. Yaşanan depremlerde ölümle ve ciddi yaralanmalarla sonuçlanan olayların büyük bir bölümü yüksekten atlamayla ilişkili. Bunun yerine yüksek binalarda yapılması zorunlu olan harici yangın merdivenlerini kullanınız. Eğer bulunduğunuz bina depreme dayanıklı ve bulunduğunuz mekandaki masa çelik veya kalın masif ahşap malzemeye sahipse başınıza düşebilecek eşyalardan sizi koruyabilir. Ama tavan çökmesi halinde hiçbir koruyucu özelliği olmayacak. Japonya''da öğrencilerin sığındığı masa altları. Bu masalar aslında boğazları birleştirilmiş birer çelik kafes. Bu özelliği nedeniyle sıralar halinde masa bir arada düşünüldüğünde çöken tavanı karşılayıcı ciddi bir direnç noktası oluşturmakta. Oysa Türkiye''de kullanılan basit tahta veya zayıf sıraların böyle bir ağırlığı taşıyamayacağı kesin. Bir "Yaşam Üçgeni Alanı" belirleyin. Masa, yatak altı gibi yerler yerine, ağırlık merkezi yere yakın çelik dolaplar (boyu uzunsa ve yapabiliyorsanız yana devirin), para kasaları, çamaşır ve bulaşık makinesi gibi nesnelerin yanına yatın ve cenin pozisyonu alın. Unutmayın. Herhangi bir yıkılma anında bu nesneler belki ezilecek ama asla yok olmayacak. Yanlarında doğuracağı alan sizin yaşam üçgeniniz olacak. Mutfak iyi bir saklanma ve "Yaşam Üçgeni" oluşturabilecek uygun bir ortam. Tezgah altında ve yanında yer alan fırın, bulaşık makinesi ve buzdolabı, bu bölümün ezilme oranını en aza indirger. Ancak, set üstü dolaplardan dökülecek tabak, çanak ve bardak gibi cisimlere karşı bir önlem alınması, rafların düşmesine engel olmak için de duvarla olan bağlantılarının sabitleştirilmesinde yarar var.

Yaşanan depremlerden elde edilen veriler, mutfak ve banyoların en uygun yerler olduğunu göstermekte. Çünkü, enkaz altında kalındığı takdirde, bu bölümlerde hem yaşam üçgeni doğurabileceğiniz unsurlar var, hem de patlayan borulardan sızan suyu içerek vücudunuzu crash sendromundan koruyabilme imkânı mevcut. Enkaz altında kalan kişileri bekleyen en ciddi tehlike böbrek yetmezliği nedeniyle ortaya çıkan sendromlar. Bulunmamanız gereken bir yer de kapı pervazlarıdır. Kapı pervazlarının taşıyıcı hiçbir özelliği yok. Çelik kapılara da güvenmeyin. Bunların da taşıyıcı özelliği olmadığı gibi, hem tehlike anında kırılması mümkün değil, hem de üzerinize devrilme riski bulunmakta. Depreme uykuda yakalandığınız takdirde, kullanmanız gereken 10-15 saniyelik süre bir hayli azalacak. Bunun için yatağınızın iki yanına 1 m3''lük tahta sandıklar yaptırmanızı ve içlerini kitaplarla doldurduktan sonra, kalın bir iple çevresini sarmanız yararlı olabilir. Kitaplar da büyük bir ağırlık altında ezilmeyecek, sardığınız kalın ip ise sandığın patlamasına engel olacaktır. Böyle bir hazırlığınız yoksa, yatağın hemen kenarına ve yanına yan yatarak cenin pozisyonu alın. Lütfen, bu pratik bilgileri ezberleyip, uygulayalım. Hatta, yazıyı keserek bir yere asalım. Tedbir bizden, takdir Yüce Allah''tan...