Kaydet
a- | +A

- Alooo? Sedef? - Efendim? - Merhaba Sedef.

- Oooo, merhaba Aydan Abla. - Nasılsın kuzucuğum? - Şükür, çok iyiyim ablam. - Ben... Üzgünüm Sedef, çok üzgünüm. Annen için... - Yo, ben sevinçliyim Aydan Abla.

- Sevinçli mi? Neden? - Nasıl sevinmeyeyim abla? Anneciğim çook uzun zaman sonra ilk defa gözlerini açtı. İlk defa konuştu. Düşünebiliyor musun?! - Ne zaman? - Bu sabah. (Saatine baktı). İşte, bir buçuk saat filan önce... Sabah hastanedeydim yine. Konuştuk. Daha doğrusu, o konuştu. Ben de neredeyse on gün sonra gönül rahatlığı ile işe gelebildim. Dayım yanında kaldı.

- Ne dedi peki? - Çok güzel şeyler söyledi abla. "Seni çok seviyorum kızım" dedi, "Ben iyiyim" dedi, "İnsanlara hizmet ettiğim için mutluyum" dedi. "Hayatımda övünebileceğim bir tek şey varsa, o da hiç ama hiç kimse ile kavga etmedim ve hiç kimseyi utanılacak duruma düşürmedim" dedi.

- Sedef? - Gözlerinin içi gülüyordu, suratına renk gelmişti, o güzel yüzü çiçek gibi açmıştı. "Babanı çok erken kaybettik biliyorsun kızım, sana üvey baba sıkıntısı yaşatmamak için evlenmedim, bunu da biliyorsun" dedi. - Sedef? - "Hep Yüce Allah''a güvendim kızım, o da bana hiç sıkıntı çektirmedi şükür" dedi...

- Sedefçiğim? Sedef? - ...efendim Aydan Abla? *** Aydan Abla avukattı.

Sedef ise sanat yönetmeni bir genç kızdı.

Sedef, Aydan Abla''nın en samimi olduğu arkadaşı olan doktor Süreyya Hanım''ın büyük kızıydı.

74 yaşındaki Süreyya Hanım altı aydır hastaydı. Son günlerde iyice "ağırlaşmıştı."

Aydan Abla hemen her gün hasta arkadaşını ziyarete gidiyordu. Arkadaşı ve onun kızı Sedef ile artık bir aile gibi olmuşlardı. Onun için Süreyya Hanım''ın kardeşi, yani Sedef''in dayısı, o sabah ablasının ölümünü önce yeğenine değil, Aydan Hanım''a bildirmişti.

"Nasıl sevinmeyeyim abla. Anneciğim çook uzun zaman sonra ilk defa gözlerini açtı, ilk defa konuştu" diyen Sedef, annesinin öldüğünü bilmiyordu henüz...

ÖNE ÇIKANLAR