Kaydet
a- | +A

1522 senesi Eylül ayı idi... Haçlı dünyası "Aslan öldü!.." diye seviniyordu... Kimdi bu "Aslan"?!..

Evet, bu "Aslan"; nefes alıp verdiği müddetçe Haçlıları tepeden tırnağa titretmiş olan Yavuz Sultan Selim Han''dan başkası değildi... Tahta çıktığından itibaren dur durak bilmeden din ve vatan için var gücüyle çalışmış, önce Şah İsmail''i yenerek doğu sınırlarını emniyet altına almıştı. Sonra da Mercidabık ve Ridaniye savaşlarıyla Mısır ve bütün mukaddes toprakları Osmanlı idaresi altına almış, kendisi de Halife-i Müslimin olmuştu...

Sıra Avrupa''ya gelmişti! Şimdi sıra Avrupa''ya gelmişti... Osmanlı sancaklarının Mercidabık ve Ridaniye''de dalgalanmasının meydana getirdiği rüzgâr, Papa''yı titretecek kadar dehşetli esmişti. Osmanlı zaferlerinin yankıları Macaristan, Lehistan, Avusturya, Almanya, Fransa ve İspanya''da yürekleri hoplatmıştı.

Hilalin yükselmesi, Haçlı dünyasında tam bir panik havası meydana getirmişti. Fairfax Downey, bu hususta şunları yazıyor: "Hakimiyeti İspanya''dan Macaristan''a kadar uzanan Habsurg Hanedanı için, Roma Hükümdarı Papa için, diğer bütün Avrupa kralları için ''Hilal''in bu parlaklığı ''uğursuz'' bir alâmetti ve adeta hiç rahat ve huzur vermiyordu..." Avrupalılar, Yavuz''dan ve onun temsil ettiği kuvvetten, yani Osmanlı devletinden son derece tedirgindiler. Fakat Eylül ayının sonlarında gelen haber, Doğudaki bu tehlikenin son bulduğunu gösteriyordu. Yavuz Sultan Selim Han vefat etmiş, yerine oğlu Süleyman tahta çıkmıştı. Haçlıların tabiriyle "Aslan" ölmüş, yerine "Kuzu" geçmişti...

"Kuzu" Viyana önlerinde... Yine Fairfax Downey''nin anlattığına göre: "Yavuz Sultan Selim Han vefat edince Papa Leo, bütün Katolik kiliselerinde ayinler yapılmasını ve halkın kiliselere yalınayak gitmelerini emretmişti..." Fakat Hıristiyan dünyası, aradan daha beş sene geçmeden, yeni padişah Kanuni Sultan Süleyman Han''ın hiç de tahmin ettikleri gibi "Kuzu" olmadığını Viyana önlerine geldiği zaman göreceklerdi...

ÖNE ÇIKANLAR