Kaydet
a- | +A

Saymadım kaç yıl oldu. Giriş sanki şarkı sözü gibi değil mi? Türkiye gazetesinin sayfalarına, sütunlarına dönüyorum. Hal böyle olunca da giriş öyle olur işte. Neden mi? Türkiye gazetesi, nur içinde yatsın, Sayın Enver Ören ismi üzerinden, bu ülkede yaşayan tek efsane gazetedir. Yani patronu eskilerin rahmetli Kemal Ilıcak'ı, rahmetli Ercüment Karacan'ı ve Allah  uzun ömürler versin, Erol Simavi'si faslından... Şimdiler mi? Kimse kusura bakmasın ama benim ölçümde şimdikiler ticaret erbabındandırlar. Aradaki fark mı? Bunu mesleğin Müteferrika mürekkebine bulaşmışlardan başlayıp, ilk baskıyı eline alıp da gözünü kaşıdıktan sonra on gün görmeyenlere sorun... Daktilo tuşlarında yaptığı hatalı vuruşlar sonrası  buruşturup attığı kâğıtların patronun cebinden hayli kuruşların eksilmesine sebep olanlar saysın aradaki farkları... Sayfa yapma mesaisine, kimse darılmasın, şimdiki gibi saat 17.00'den sonra değil de, öğlen olmadan oturan emekçiler yangını tarif etsin...  Düzeltmenler servisinden, "Virgül yanlış yerde olmuş" uyarısını alanlar, düzgün yazma, noktalama fırçası yiyenler sıralasın... Haberin doğru çıkmaması halinde müdürlerin, hatta servislere kadar inip, "O ne biçim haber be!" diyen patronların gazetecileri konuşsun. 

Velhasıl, pardon özetle, bendeniz antika sınıfına girmiş bir gazeteciyim. O mesleğin de spor yazarlığı branşından... Çok şükür 46.yılıma girdim. Türkiye gazetesini bundan önceki uzun süreçte tercih etmişliğim de, en üst kattaki özellikten kaynaklanmıştır. Şimdi merhumun oğlu kardeşimiz patron... Ve biz yine kürkçü dükkanındayız. Sadık Söztutan isimli eski müdürüm şimdilerde yazı işleri müdürü. Eski koltuğunda bizim genç Ercan var... Spor Servisi'nde az da olsa yeni isimler var. Ama basketbol ve aynı zamanda dökülenleri toplama ustası Turgay, Kayseri'den kopup İstanbul'a düştükten sonra çiçek gibi açan Hasan, Kara Kartal'ın sadık taraftarı Baha, el-ayak adam Serdar, her meselenin üstesinden gelen çok taraflı Cahit, hakemlerin içini dışını bilen ama ketum adam Ömer Faruk, tabii ki milli yazar-muhabir Emin... İzmir'den, ayrılışımızı "İmkânsız, inanılmaz" olarak yorumlayan üstat Öcal Uluç Ağabey, kadim dost, şimdilerde İzmir'de makamında yüz tane işi aynı anda becerebilen Ümit Aktan... Gençlerle, yenilerle de tanışacağız. Kısa zamanda onları da özellikleriyle yazarım. 

Yeniden merhaba! Dünyaya hakiki gazete patronuyla gelmiş ve mirasçıları tarafından hâlâ gazete olarak çıktığı için döndüm ben...   


ÖNE ÇIKANLAR