Daha önce akıncılar, iki defa Hereke Kalesini zorlamışlar, fakat zaptedememişlerdi. Orhan Gazi, Ali Ağa ismiyle meşhur akıncı beyini çağırdı ve dedi ki: -Bak Ali Ağa! Hereke Kalesi bize gerektir. Bunu senden isterim! Ali Ağa duraksamadan cevap verdi: -İstediğin kale olsun beyim, biner gider, yırtar alırız evelallah!
"Yaman cenk olacak!"
Ali Ağa, bu emri alır almaz 100 yiğitle hemen yola düştüler. İznik''ten yola çıkan bu 100 bahadırın ardından, Bilecik''ten de 100 yiğit yola çıktı ve geriden onları takip etmeye başladı. Ali Ağa, yol boyunca düzen kuruyordu. Tekfurun kulağına kar suyu kaçırmak için yolda rastladıklarına şöyle diyordu: -Hereke Tekfurunun vakti saati geldi! Kaleyi çevirmeye gideriz! Ardımızdan Orhan Beyimiz gelir ki, dağ bayır asker kesmecesine. Yaman cenk olacak!
Her şey umduğu gibi gelişti... Ali Ağanın sözleri tekfura ulaştırılmıştı. Tekfur, düşündü, taşındı, sonunda şu karara vardı: "Madem bu Ali Ağanın arkasından Orhan Bey bütün askeriyle gelir, mademki kitaplara yazılır cenkler olacak! Kaleye kapanıp niye ağır kuvvetlerin gelmesini bekleyeyim. Kaleden çıkıp şu 100 atlısını bir kırayım da, beyleri geldiğinde leşlerini toplasın." Derken Ali Ağa yüz askeriyle göründü. Doğruca Hereke kalesine saldırdı. Bir cenk başladı ki, ölüm kalım savaşı. Kaleden durmadan yeni kuvvetler, seller gibi Türk askeri üzerine akıyordu. İşte tam bu sırada, en önde giden Ali Ağanın sol gözüne bir ok saplandı. Yanıbaşında at süren Karaca Rahman: -Aman ağam, dedi, gözün gitti! Ali Ağa, sol eliyle gözünde sallanan oku çekip çıkardıktan sonra, kanlı yüzünü Karaca Rahman''a döndürüp şöyle dedi: -Karaca yiğidim! İnsanın geriye bakmak için iki gözü olacağına, ileriye bakmak için bir gözü olması daha iyidir. Bir başa bir göz yeter bile!
Bunları söyledikten sonra kılıcını başının üstünde çevirip, şimşek gibi ileri atıldı. Bir kolayını bulup kale kapısından içeri girmeyi başaran Ali Ağa, ihtiyar tekfuru yakaladı ve bir vuruşta kellesini kopardı. Kaleye sancak çekildikten sonra, arkadan gelen diğer 100 atlı, ancak fetih şenliğine yetişebildi...

