Müsabakadan önce beni en çok meraklandıran şey dün akşamki Trabzonspor kadrosunun Napoli karşısında pozisyona girip giremeyeceği idi. Yani aklımdan hiçbir şekilde temsilcimizin maçı kazanması ya da direnerek rakibi umutsuzlandırması geçmedi. Çünkü Trabzonspor takımı sene başı ve ara nâmede oyuncu yığdıkça yığmış ve de bu yığılmanın baş mimarı teknik direktörü değiştirerek Ersun Yanal hocanın F.Bahçe'deki şampiyonluk serüveni sandalına binmişti.
Bugünkü Trabzonspor için hiç tartışmasız Mehmet Ekici ve Constant'ın olmaması 'orta saha yok' anlamı taşıyordu. Uzun zamandır sahalarda olmayan Deniz, son maçtaki performansı ile benim çakılı kazık olarak yorumladığım Cardozo'yu silip, Trabzonspor'un santrforu olabilirdi ama o da yoktu.
Eskişehir'den transfer edilen Aytaç'ın Trabzonspor kadrosundaki en önemli zaafların başında gelen ön libero hastalığına da son vermesi sanıyorum herkesin buluştuğu bir orta nokta idi. Hal böyleyken İtalyan futbolunun orta şekerli adayı da olsa Napoli'yi yudumlamak asla mümkün olamazdı. Hatta maçı anlatan spiker kardeşimin devre arasında, 'Erken bir gol baskımızla birlikte umutlarımızı arttırır' masalını anlatması bile her Trabzonsporlunun olduğu kadar her bir futbol meraklımızın dahi kahkahasına sebep olmuştur.
Yazının başında değindiğim gibi bu kadro bırakın gol atmayı, pozisyona girer mi-girmez mi sıkıntısı yaşadığım dakikalarda eski dostum Ali Kemal Denizci de sanki benimle konuşmuş gibi, 'Yeter ki ezilmeden, yok olmadan mücadele edelim' formülünü söyleyiverdi.
Şimdi kimileri ikinci yarıdaki yıkıcı olmayan soluğu hatırlatmaya kalksalar dahi deplasmana gelmiş bir İtalyan takımının 90+2'ye kadar 3-0 karşısında maça asılmasını mı bekliyordu. Olamazdı öyle bir şey. Tabi bizim yalan umutlar pompalayanlar, bu çerçevede Palermo'nun son lig maçında Napoli'yi 3-0 yenmesinin üstüne 'biz niye yapmayalım yahu' tuzağını da kurmuştu. Yazık oldu desem dünkü Trabzonspor kadrosuyla İtalyan futbolunun karşılaşmasından bundan başka sonuç çıkamazdı. Şimdi önemli olan Trabzonspor'daki futbolcu curcunasından ligi iyi bir yerde bitirebilecek bir 14-15 kişilik ideal kadroyu bulabilmektir. Bence ne tribün yaygaraları ne başkanın salvoları hiçbiri önemli değildir de; bu ideal kadro en önemlisidir.
MAÇIN ADAMI
Gonzalo Higuain
KIRILMA ANI
Maçın her dakikası

