Kaydet
a- | +A

>> Hülya Avşar bir kez daha basında çıkmayacağını duyuracak... Basın, Hülya Avşar''ın basında çıkmayacağını duyurduğunu duyuracak... ------ İtiraf reyonu... (...isim: selim akkoyun ...şehir: İstanbul ...yaş: yirmisekiz) Hayatımın itirafı şudur; Arkadaşın kullandığı "cistaklı" arabanın sağ koltuğunda seyahat etmekteyim... Dönemin meşhur Topkapı trafiğinde bir yandan ağır ağır ilerlerken, bir yandan da sigara tüttürmekteyim... Sigradan bir nefes daha çektikten sonra, biraz önce yaptığım gibi açık camdan kolumu dışarıya doğru sarkıttım... "Ahhh" diye bir çığlık koptu... Baktığımda yan arabanın benim gibi pozisyon alan şoförü elini ovalıyordu... Gerisi uzun ve komikti, ancak bunun üstüne gerek var mı bilmiyorum?... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) ------ S.Ö.Z. der ki; "-Seven karınca, kıskanan aslandan büyüktür..." (...Dudak ısırtan müthiş S.Ö.Z.leri) ------ sağdan - soldan (...İstanbul - Elektrik Saati - B.Koç) "-SAYIN MEMUR BEY, SONSUZ SELAMLAR TEMENNİ EDER, İŞLERİNDE BAŞARILAR... BEN YURT DIŞINDAYIM, ONUN İÇİN BU 2''NCİ KATA FATURA GELMESİN... 27.8.2005 TARİHİNDEN BERİ BURADA DEĞİLİM... SAAT KİLOVAT: 1641..." ------ sanatik kritik "-Ben sanırım biraz mazoşistim. Geçenlerde artık ayaklarım şişti ve setteki arkadaşlarımın kollarında eve gittim. Çok canım yandı, ama bu bana büyük keyif veriyor..." (...Türkan Şoray) ------ sportik kritik "-Elimdeki saatin beyaz olanı vardı. 20:45 açıklamasını yaptıktan sonra Hakan Şükür, ''Saatleri değiştirelim, şans getirsin'' dedi. Şu anda benim saat onda, onunki bende..." (...Adnan Polat) ------ politik kritik ="-2003 yılında nasıl bir Türkiye devraldığımızı hatırlayalım... Bugün iyiye mi gidiyoruz, kötüye mi?... Eğer kötüye gidiyorsak, o zaman kimse bize destek vermesin..." (...Tayyip Erdoğan) ------ Hayata dair... Vurgunum gözlerine, o gözler acır bana: Bilirler, yüreğin hor görüp işkence eder; Seven yaslılar gibi kara çekmiş sırtına, Kıvranışımı özlü bir şefkatle süzerler. ... Sabahleyin göklerde ışıyan güneş bile Yaraşamaz doğunun soluk yanaklarına, Akşama yol gösteren gür yıldız, görkemiyle Böyle ışık saçmaz loş batının yarısına: ... Yaşlı gözlerin daha çok yaraşır yüzüne. Bana da bir pay ayır yüreğindeki yastan: Seni yas daha güzel gösterir ele güne; İşte acıma duygun sana biçilmiş kaftan. ... "Güzel ancak karadır" diye yemin ederim, Senin renginden yoksun olan çirkindir derim.

(...William Shakespeare) ------ tebeşir tozu "-Halk bir insanı ancak son yaptığı şeyle tanır..." (...Oscar Wilde) ------- Ayaküstü... TRT 1''de "Konuşuyorum" programında dil tartışılıyor... Programa "kallavi" hocalar katılmış... ''Dil''in tartışıldığı programda sarf edilen bazı kelimeler: İzlence... Değin... Tensel... Bizdenlik... Varsallaştırma... Cümle kuralım bunlardan: "-Bir kısım bilirkişinin gece geç saatlere değin, dil olgusunu tartıştığı ''Konuşuyorum'' isimli izlencede, Türkçe''nin varsıllaşması için tenselliğin ve bizdenliğin ön koşul olduğu konusunda oydaş kalındı... "Peeehh... ------ Tuzaktan Kumanda... (...SHOW - Uçankuş) MUHABİR: Efendim kulaklarınızı sormamızı istediler, bir şey mi var kulaklarınızda?... DOĞA BEKLERİZ: Kim yaptı o hainliği?... Evet yapıştırdım kulaklarımı, kepçe olduğu için?... MUHABİR: Neyle yapıştırdınız?... DOĞA BEKLERİZ: Japon yapıştırıcıyla... ------- kadınlar & erkekler -Evli kadınlar neden bekarlardan daha şişmandır?... "-Bekar kadınlar mutfaktaki buzdolabından kaçıp oturma odasına gider... Evli kadınlar ise odadaki buzdolabından kaçıp mutfağa gider..." ------ Bizim ora... (...İstek üzerine Elazığ deyimleri) -Bekle bite çağala, hadse yiye sağala. -Cücüğü martta sayarlar. -Dam doymadan çortundan su ahmaz. -Dertli sölegen, aşık yırılgan olur. -Düğün evinde deve, acıhdınsa goş eve. -Garganan oturanın, burnu pislikten çıkmaz. -Garpuz kesmeknen ürek savumaz. -Sevilmeyen gelinin selamı ergü gelür. -Yağ yiyen pisiğin gözünden belli olur. -Ziyareti bi çüt mumnan sınarlar. -Aç gezip guyruğu tik gezmek. -Bahar mayısı gibi sıvaşmak. -------

Taşlamalar...

Haşlamalar... SAVAŞ Daha henüz

On sekizine yeni basmıştı. Savaşa çağırdılar, Koşa koşa gitti... Bir bacağını cephede

unuttu, Koşa koşa gelemedi...

(osman.yavuz.inal) ------ Bizimkiler... (...Bizimkiler, faili meçhul ihbar hattı) Su Vakfı''ndan bir inci daha; Vakfa yeni giren Serhat, web tasarımcı Muhiddin Bey''in odasına girip soruyor; "-Abi sende DVD CD''si var mı?..." HHH Renk ayrımına "renk körleri"ni tesbit edici rakamları yolladık... Adem var orada; resim bozuk diye bütün renkleri düzgünce oturtup yollamış... HHH Aynı haberin başka diyaloğu; EMİN: ''Renk körü'' haberine ne başlığı vereceğiz?... TALİP: Görmeyenler için "kör" demiyoruz... ''Renk görme özürlü'' diyeceksin... HHH Bu da bizim haber sitesine haber girme diyaloğu, kendilerini biliyorlar; -Bütün haberlere "SON DAKİKA" diyelim... -Normal girelim işte, ne gerek var?... -Abi öyle deme Türkler her şeyi "SON DAKİKA"ya bırakmaya bayılır... İlgi çeker... ------ 05.06.1966

İlk kez bir Türk filminde, iki kişinin aynı yerinde çıkan ben, onların kardeş olduğunu gösterdi... ------- Temel''in yeri... Dursun aynalı sigara tabakasından bir tane sigara çıkarmış, o anda gözü aynaya takılmış;

"Ula Temel" demiş; "-Ha bu aynadaki adam bana tanıdık geliyor..." Temel aynayı Dursun''dan almış, şöyle bir bakmış,

"Ula tabii tanıdık gelecek" demiş; "-Çünkü bu benim..." ------- > etraftan duyulan söz market diyalogları: > geçen bir fıkra vardı, bayağı güldüm... nasreddin hoca mıydı neydi?... > yok olum ona vaktim mi var, sınavlara bile çalışmadım... > kıza yolladım şiiri, ne diye masj atsa beğenirsin, "o köşeyi ben de okuyorum..." > geçen bir itiraf uydurdum hemen köşede çıktı... her şeyi yayınlıyo la... > ben okumam da, benden ufak bir ikiz kardeşim var, o bakıyor... > açık söyleyeyim abi, ben beğeniyorum... "okumuyorum" deyip okusaydım daha mı iyi olacaktı?... beni de böyle kabul edin... > Ben bi kere gördüm, resimdekine hiç benzemiyor... hilkat''la garibe arası bir şey... > ne yazması la, ben onun yazdıklarını...

ÖNE ÇIKANLAR