Ah be abim, taraftarlığın ne olduğunu bilemezsin.
Ben gurbette, bir ülkeden bir ülkeye tam 600 kilometre yol yaparak takımımı Avrupa maçında yalnız bırakmamak için yanında olmak istedim.
İşyerimden yalan söyleyerek, zorlukla iki gün izin aldım.
Avrupa''daki milyonlarca Türk için buradaki 7 tane resmi derneğimize sadece 75 tane bilet gönderilmişti. Bizler zaten takımımızı İstanbul''da izlemekten yoksunuz, burada da ikinci sınıf insan muamelesi yapılmış bize... Neden doğru dürüst bilet tahsis etmiyorlar? Takımım yakınıma geliyor, ben ise burada elim kolum bağlı duracağım! Olamaz! Ben bağırmak istiyorum, on ikinci adamı yanından eksik olmasın diye haykırmak istiyorum! Evet işte bu yüzden beş arkadaşımla beraber yola çıktım. Ne yapar eder, bilet bulurduk. Maçın oynanacağı stada 25 km kala benzinimiz bitti. Sabaha karşı 03:30 sıralarında otobanda kalmıştık. Yarım saatlik uğraş sonrası bir arkadaşımıza telefonla ulaştık, bize benzin getirdi yolumuza devam ettik. ... Stadyuma geldiğimizde hep beraber bilet aramaya başladık. Bulduk abi bulduk diye haykırdım arkadaşlara... 2 bilet 300 euroya, 3 bilet de 500 euroya cebimizdeki son kuruşa kadar sayıp paraları denkleştirdik.
Keşke başkalarını zengin etmek yerine bu para kulübümüze gitseydi ama nafile.... ... Abiiiiii gözlerime inanamıyorum, içerdeyiz! Stadın içinde, takımımızın yanındayız. Önce gözlerim yaşardı, sonra futbolcularımı görünce başladım hüngür hüngür ağlamaya... İşte benim şanlı takımım dedim, göster kendini... Maç başlamıştı. Biz iki bine yakın taraftar, on binleri susturuyoruz, sesleri çıkmıyor, muhteşem bir sahne, onlar sesiz bizler ise coşkudan şarkılar söyleyip tezahüratlar atıp hem sevinçten ağlıyor, hem eğleniyoruz. Dakikalar geçiyor, ama bizi coşturacak gol bir türlü gelmiyordu. Golümüz gelmedi ama korktuğum an geldi abi. Hocamız seyirci kalıyor, rakip bastırıyor ve golü yiyoruz! Beraberliği buluruz derken ikincisi...
İlk yarı bitmişti, arada birer içecek alalım dedik, karnımız da acıkmıştı ama ancak iki bardak kolalık paramız çıktı cebimizden, tabii ki bizler bu iki bardağı paylaştık 5 arkadaş. İkinci yarı başladı, üçüncü golü de yedik. Tek golümüz bize teselli bile olmadı açıkçası...
Ama bizi bu maçtan soğutan, bu maçta yerle bir eden, yıkan olay, genç futbolcumuzun böylesine önemli bir maçta canının kafa atmak istemesi oldu! Biz yüzlerce kilometreden paramızın son kuruşuna kadar harcayıp takımımızı yalnız bırakmayalım diye uğraşırken, o takımı yalnız bıraktı! Abi kahroldum, ağlamaya başladım. Olamaz böyle bir olay! Yüzümün rengi değişmeye solmaya başladı.
Maç bitmişti. Bizleri 45 dakika stadyumda tuttular. Arabamızla yeniden dönüş için yola koyulduğumuzda kimseden ses çıkmıyordu. Ölü defnetmekten geliyorduk sanki, matem vardı arabanın içinde.
Ah be abim, taraftarlığın ne olduğunu bilemezsin.
Yine de taraftarız, her zaman takımımızın yanındayız, son nefesimizde ve son kuruşumuzda...
SADIKS boşluk yorumunu yaz Turkcell,
Telsim, Avea 2866''ya gönder

