Balyoz davasında tutuklu bulunan bazı emekli paşaların eşleri hakkında 'izinsiz gösteri ve yürüyüş' düzenledikleri gerekçesiyle dava açılmış. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianameye göre 1-3 yıl arasında hapis cezası isteniyormuş...
Hukukun işine karışmak haddimize düşmez ama ola ki bir ihtimaldir eşler tutuklanırsa ortaya çıkan manzara evlere şenlik olur herhalde(?!.)
Tabii burada önemli olan bir şey daha var; Cezaevinin tabelasını değiştirmek; "Silivri Aile Cezaevi" diye...
Demokrasi ve Değişim(*)
Yeni CHP yeni ideolojisini dört eğilim üzerine oturtmuş: Sosyal Demokrasi, Sosyal liberalizm, Sosyalizm ve Atatürkçülük... Dört temel üzerine oturtulan bu yeni CHP bize Rahmetli Özal'ın ANAP'ını hatırlattı. Bu parti de dört eğilim üzerine kurulmuştu. (Milliyetçiler, Muhafazakârlar, liberaller ve Sosyal Demokratlar bir araya gelmişti.) AK Parti ve Erdoğan da Özal'ın izinden giderek başarılı icraatlara imza attı. (AK Parti'nin kapatılması için dava açıldığında birtakım siyaset mühendisleri de yeni kurulacak partinin 4 eğilim üzerinde olması için çaba sarf etmişlerdi. Ama bu hevesleri kursaklarında kaldı.)
Tabii CHP ne derece başarılı olur, yeni ideolojisiyle. Tartışmaya açık bir konu. Ama ister taklitçilik deyin, ister arayış deyin, CHP de siyasette 4 rakamının şans getirdiğine inanmış gibi görünüyor. Temennimiz Sayın Kılıçdaroğlu'nun "dört çeker" yeni CHP'ye iyi kaptanlık yapması... Umarım duvara toslamaz...
.....
(*) Önümüzdeki hafta ortalarında yapılacak CHP 34. Olağan Kurultayının adı.
Oyun içinde oyun
Amerikalı 200 bilim adamı insanın vücudundaki mikrop haritasını ortaya çıkarabilmek için 5 yıl araştırma yapmışlar. Ortaya çıkardıkları mikrop haritasına göre bir insanın vücudunda 10 bin türden fazla mikrop yaşıyormuş. Bu mikroplar genelde iyi huylu olup, zararlı mikropları yenmeye çalışıyorlarmış... Tabii ki mikropların çaresiz kaldığı zamanlar yok değil... Mesela öyle insanlar var ki mikroptan da mikrop! Etrafa pislik saçarak hayatlarını idame ettiriyorlar. Kötülük bunlarda, fitne-fesatlık bunlarda, felaket tellallığı bunlarda. Toplumun birlik ve beraberliğini sürekli dinamitliyorlar. Kısacası bunların ar perdesi yırtılmış.
Peki bu mikroplarla mücadele nasıl yapılacak? Vallahi bilim adamları çaresini bulamadığına göre, bizim de yapacağımız bir şey yok; kendilerinin "mikrop" olduklarını bilene kadar toplumdan dışlamaktan başka!..

