Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunan 12 Eylül darbesinin kudretli komutanları Evren Paşa ile Şahinkaya 'haklarında açılan' dava nedeniyle haklarının ihlal edildiğini iddia etmişler. Başvurularında yasaların suç saydığı hiçbir eylemin içinde olmadıklarını dile getiren bu paşalarımız bir de TBMM'yi ortadan kaldırmak suçunun yok hükmünde olduğuna dikkat çekmişler.
Biz de bu vesile ile o dönemin bazı uygulamalarına dikkat çekelim dedik:
Sayın Paşalarım, o dönemde mağdur olan yüz binlerce insan hakkını nerede arayacak? Bu insanların vebali nasıl ödenecek? Hakkın rahmetine kavuşanların durumu ne olacak?
Sevaba girersiniz bir de bunlara yol gösterseniz? Nereye başvursunlar?!.
>> Organize işler!
İşsizler iş, işverenler de eleman bulmak için çırpınıp duruyor. İsterseniz bu dediklerimizi rakamlarla ifade edelim:
Şu anda resmî veriler işsizliğin yüzde 10'ların altında olduğunu gösteriyor. 3 milyona yakın işsiz sayısı. İŞKUR'un yaptığı detaylı araştırma geçen yıl firmaların yüzde 20 açıkla eleman çalıştırdığını ortaya koyuyor. SETA da geçen yıl 2 bin firmada araştırma yapmış. Sonuç: Bu firmalar üçte bir eleman açığıyla iş çevirmeye çabalıyor.
Firmalar vinç operatörü, kaynakçı, kalite kontrolörü, makine bakımcı, elektrikçi, üretim müdürü, tasarımcı, muhasebeci, makine operatörü, dokumacı, bakliyat ustası, tekstil boya ustası, metal montaj ustası, konfeksiyon dikim ustası, dökümcü, kalıpçı, pres ustası, mobilya ustası, döşeme ustası, veteriner, makine mühendisi, endüstri mühendisi, Ar-Ge mühendisi, kimya mühendisi, aşçı ve yabancı dil gerektiren dış ticaret veya ihracatla ilgili pozisyonlar için eleman bulamıyor. Mesela yeniden yükselişe geçen tekstil sektörünün şu anda 300 bin elemana ihtiyacı var.
İŞKUR, SETA ve işverenin buluştuğu ortak nokta ise: İşsizler her işi beğenmiyor, beklentileri yüksek. Kalifiye eleman hiç yok.
Sözün özü; memlekette iş var ama işsizlerde iş yok. Tembellikten silkindikleri anda iş kapılarında. Kendilerini bahanelerle avutmaktan vazgeçsinler yeter... Çünkü bu ülkenin beklentisi de yüksek!
>> Karalama!
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na göre hükümeti destekleyen medya; kalemler özgür olmadığı için özgür yazılar yazamıyormuş.
Sayın Kılıçdaroğlu herhalde unutmuş artık, köşe yazarlarının kalem kullanmadığını. Bilgisayar kullandıklarını, tablet taşıdıklarını. Elle yazanlar parmakla gösterilecek kadar ya var ya yok. Eh biraz da daktilo kullananlar var...
Şaka bir yana önemli olan nedir biliyor musunuz Sayın Kılıçdaroğlu; beyinlerin hür olması. Beyniniz hürse vicdanınız da hürdür, düşünceleriniz de... Böyle bir kalem zaten çekinmeden korkmadan yazar, doğru bildiklerini... Gerisi hikâye.

