F.Bahçe''nin, Şifo Mehmet''in elinde topladığı puanlarla kımıldayan Antalyaspor''u nasıl ağırlayacağı merak konusu oluvermişti. Ama Şifo Mehmet''in nasıl bir teknik direktör olduğunu bildiğimden, benim için bu maç kolay bir F.Bahçe galibiyeti olarak sonuçlanırdı.
Öyle de oldu. Bakmayın Antalyaspor''un 10 kişi kaldığına. Aynı eksiklik F.Bahçe''nin başına bir fazlasıyla bile gelseydi, 3 puan Kadıköy''de kalırdı. Antalyaspor, Jarabinski''nin elinde futbolu oynayan ama şansızlığını geçemeyen bir takımdı. Şifo ise Kadıköy''e çift santforla çıkıp, 10 kişi kalmasına rağmen bile kafayı değiştirmeyerek, bence yenilginin mimarı oldu. Ama yine de en azından yarım düzine yemediği için fazla üzülmemelidir.
Aragones''in kadrosunda Selçuk iyileşemeyince Josico geri dörtlünün önündeki mesaiyi Emre ile paylaşıyordu. Bu şu anlama geliyordu; F.Bahçe orta alandan daha etkili çıkmaya uygun bir kurguda idi. Alex''in yürüyerek oynayışını Güiza onun görev bölgelerinde aşırı efor tüketerek kapatmaya çalışıyordu. Kazım''la Uğur''un kenar zafiyetleri dün akşam da devam ederken, Carlos kendi kanadındaki bindirmelerle bu eksikliği gidermeye çalıştı. Zaten 10 kişi kalmış ekibiyle bile orta sahasını güçlendirmeyi düşünmeyen bir teknik direktörün takımını yenmek şöyle dursun, farka boğmak için çok da uzun uzadıya oyunu düşünmenin bir anlamı yoktu.
Maçın içinden çıkardığım üstünde durulması gereken meseleleri de şöyle sıralayayım.
Güiza''ya Yalçın''ın yaptığı yüzde yüz penaltıydı. Ama Antalyasporlu Abdullah''ın attığı da bal gibi goldü. Devam edeyim; Volkan''ın kırmızı kartı doğru karar olurken, Lugano ile Edu''nun noele erken çıkma sarı kartları üzerinde kim durur, ona da ben karışmam.
Özetle F.Bahçe Kadıköy''e iki santforla çıkıp, 10 kişi kaldıktan sonra da kafayı değiştirmeyen Antalyaspor''a az bile attı. Kaleci Ömer''le geri dörtlünün olağanüstü çırpınışları Şifo''yu utandırdı mı, onu da bilemem.

