12 Şubat 1821... Ilık bir kış sabahı güney Yunanistan''da Rumlar, idaresi altında yaşadıkları Osmanlı Hükûmetine tekrar isyan ettiler. Başlarında Piskoposları vardı. Müslüman-Türklerin çoğunlukta olduğu Patras Kalesini kuşattılar. İsyan ateşi kısa zamanda bütün Mora''ya yayıldı. Medeni (!) Avrupa''nın yolladığı silah ve cephaneler ortaya döküldü.
O gün ve ertesi günlerde Müslüman aileler toptan katledildi. Şehidlerin gömülmesine dahi müsaade edilmedi. Yeni doğan bebekler dahi bu katliamdan kurtulamadı.
"Bağrımızda besledik!" Haber Bâbıâlîye ulaştığı an, Sultan II. Mahmud Han derhal hükûmeti topladı. Herkesin aksine Padişah çok sakindi. Çünkü bunu bekliyordu: -Yıllarca bağrımızda beslediğimiz Rumlar, nihayet Rus Çarıyla anlaşmışlar. Devletimizi yıkıp, "Köhne Bizans"ı ihya etmeyi kararlaştırmışlar. İstanbul''un adını "Çargrad" yapacaklarmış!
Sadaret Kaymakamı (İçişleri Bakanı) söz aldı: -Sultanım, üstelik Sırp, Bulgar ve Karadağlıları kışkırtırlar. Bütün Balkanlara yangın üflerler.
Mahmud Han birden sordu: -Bizim Fener Patrikhanesi ne âlemdedir? Uyur mu, uyanık mıdır? Hani Rum isyancıları Aforoz edecekti? Reisülküttab (Dışişleri Bakanı): -Tam aksine Hünkarım... Güyâ Mukaddes Kudüs''e inen bir melek, Gregorios''a müjdeler getirmiş!.. Mora''daki ahaliye yayılan bu safsataya göre "Yakında İstanbul kurtarılacak, Bizans tekrar hortlatılacak"mış!.. Padişah İstanbul Kadısına döndü: -Kadı Efendi!.. Nimetini yediği devlete silah çeken, reâyâ ve berâyânın cezası kitapta nedir? -Kanı helaldir Devletlûm...
"Orta kapıda asın!" -Öyleyse biz de hükmettik ki: "Asırlarca kral gibi muamele ettiğimiz Patrik Gregorios ve adamları Fener Patrikhanesi Orta kapısında asılalar. Ve cesetleri dahi, ibret-i âlem için 3 gün teşhir oluna..." Sultan II. Mahmud''un bu emri, 22 Nisan 1821''de yerine getirildi. Rum isyanının baş planlayıcısı Patrik Gregorios''un Rus Çarı Alexandr''a gönderdiği ibretli mektubu isterseniz yarın okuyalım...

